SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Taş yerinden oynadı

Bu haber 13 Haziran 2013 - 20:25 'de eklendi ve 21 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Gezi parkı olayları, AKP’nin ne kadar sığ, ne kadar dayanıksız, ne kadar yönsüz olduğunu da bir defa daha ispatladı. İktidar süreleri ne kadar olursa olsun, halının altına süpürülmelerine karar verildiği anda işlerinin biteceğini ve küçük bir sallantıda yok olup gideceklerini zaten biliyor ve söylüyorduk. Gidişlerinin gelişlerinden çok daha hızlı ve kolay olacağı anlaşılmaktadır. Zira, henüz esinti başlamışken bu menfaat ortaklığında harcın bittiğini görüp paydos zilini beklemeden dış kapıya yönelenler olduğu gibi, artık yorulduğunu ve yıprandığını ileri sürerek Başbakan Erdoğan’dan kurtulup, yeni bir menfaat ortaklığı oluşturma arayışlarına girişenlerin bulunduğunu gördük.

GEZİ PARKI HIZLANDIRDI

Yanaşma ve beslemelerin bir süre olup biteni anlamak için bekleyip, sonra da gemiyi terk etmek için harekete geçtiklerini Türk milleti hayretle izledi. Başbakanın gürlemesiyle şimdilik sinmiş ve kaldıkları yerden devam etme mecburiyeti hissetmiş olsalar da, taş yerinden oynamıştır. Rüzgarın hızına göre tavır almakta gecikmeyeceklerini ve kolayca terk edip karşı tarafa geçeceklerini göstermişlerdir. Cemaat medyası ipi zaten çoktan kopardı. Gezi parkı olayları sadece işlerini kolaylaştırdı ve hızlandırdı. Aralarında hangi pazarlıklar döndüğünü net olarak bilmiyoruz, ama kılıçların çekildiği kesindir.

FAİZ LOBİSİ Mİ?

Şu anda AKP denilen yapıyı ayakta tutan, türedi zenginler ve onların saçtığı menfaati kullananlardır. Başbakan Erdoğan’ın birden bire “faiz lobilerini” hatırlaması, bunlara da fazla güvenmediğini ve bir gözdağı vererek yanında tutmaya çalıştığını ortaya koymuştur. Zira, dolar milyarderi sayısını 10 yılda 4’den 42’ye çıkaran bizzat AKP’nin sistemleştirdiği bu faiz düzenidir. Buna Türk insanıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, ancak millet sırtından her yıl ikiye katlanan servetler oluşmasını sağlayan borsayı da eklemek gerekiyor. Sayın başbakanın ekonomik kalkınmaya övünerek örnek gösterdiği borsanın şimdilerde hedefe oturtulmuş olması, AKP tutarsızlığının ve duruma göre vaziyet alma ustalığının yeni bir versiyonudur. Önce akrabalara, yandaşlara, yanaşmalara ve sifonun ipini elinde tutanlara bu menfaat düzenini bahşedip, sonra da “faiz lobileri” diye bir korku tüneli oluşturmaya çalışmak, aslında millet sırtından nasıl bir dehşet dengesi kurduklarının itirafıdır.

KİLİT TAŞI

Ne yaparlarsa yapsınlar AKP için yol bitmiştir ve beklenen akıbet başlamıştır. AKP denilen yapının kilit taşı Recep Tayyip Erdoğan’dır. O taşı çekerseniz, geriye bir enkaz kalır. Ve asıl tartışılan da bu kilit taşıdır. Bu taşı değiştirerek, yeni bir yapı oluşturmayı ve bu menfaat düzenini sürdürmeyi teklif edenlerin sayısı hızla artıyor. Bahaneleri de hazır: “Nasıl olsa bir dahaki dönem partinin başında da, başbakanlıkta da olmayacak. Kenara çekilsin ve Cumhurbaşkanlığı seçimine hazırlansın.” Bunu sadece Ertuğrul Günay, Erdal Kalkan, İbrahim Yiğit gibi AKP milletvekillerinin söylediklerine, geçen dönem milletvekili olan Süleyman Gündüz’ün yazdıklarına bakarak söylemiyorum. Şu anda AKP içinde olan herkes ne olacağının endişesine yaşamaktadır. Buna karşılık AKP’yi de, iktidarı da kendi varlığıyla sınırlayan başbakanın, bu itarazlara son derece kırgın ve kızgın olduğu bilgileri geliyor. Nitekim, başbakana yakınlığı ile bilinen ve Başdanışman sıfatı taşıyan Yalçın Akdoğan’ın yazısı parti içinde kopan kıyametlerin boyutunu göstermektedir. Akdoğan, parti içinde başbakana itirazda bulunanlara “münafık” diyecek kadar ileri giderken, yanaşmaları, beslemeleri ve cemaatçileri “kirli tezgâha ortak olmakla” suçlamıştır.

KİRLİ TEZGAH

Hareket noktası farklı olsa da, kast edileni düzenin içinde olduğu halde devamına itirazda bulunanlar oluştursa da, ortada bir kirli tezgah olduğu doğrudur. Ancak bu kirli tezgah AKP’nin değil, Türkiye’nin mahvına sebep olan, Obama’nın sopayla ayar verdiği BOP tezgahıdır. Bunun sonucudur ki, Türkiye bugün fiilen bölünmüş durumdadır. Ülkenin belli bir bölgesi PKK’ya teslim edilmiştir. Orada kendi düzenlerini kurmuş, kendi bayraklarını asmış, kendi dillerini yerleştirmiş ve kendi sınırlarını çizmiş ve hatta adını koyacak kadar ileri gitmişlerdir. Vergi topladıkları bilgileri dahi geliyor. Geçen hafta toplanıp durumu değerlendirdiler ve hükümete ültimatom verdiler. Bu hafta sonu da Diyarbakır’da toplanıp, “Kuzey Kürdistan’ın geleceğini konuşacaklar. Şu rezilliğe bakar mısınız? Bütün bunları yapacaksınız, sonra da dönüp Taksim’de Türk bayrağının yakıldığından dem vuracaksınız. Alın size kirli tezgah. Bir taraftan kendi iç çatışmalarıyla uğraşıyor, diğer taraftan da PKK’yı Taksim’de dalgakıran yaparak ülkenin nasıl taksim edildiğini gizlemeye çalışıyorlar. Söz başka eylem başka. Niyet başka film başka. Yol başka hedef başka. Bunun neresinde bayrak, bunun neresinde millet, bunun neresinde vicdan, bunun neresinde iman var. Böyle bir düzenden, böyle bir zihniyetten, böyle bir partiden bu ülkeye ve millete hayır geleceğini hala düşünen varsa, şaşarım…

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.