SON DAKİKA

Tarihin en büyük rezilliği

Bu haber 17 Haziran 2013 - 11:54 'de eklendi ve 13 kez görüntülendi.

Türkiye eşiği geçip bölünmenin ağır ve acı sonuçlarını yaşamaya başlamıştır ve Türk milleti bu ihanet düzenine daha fazla sabretmeyeceğini her şekilde ortaya koymaktadır. Bu durum beraberinde AKP’nin telaşını da arttırmıştır ve panik halinde çırpınırken, denize düşenin yılana sarılması misali akla ziyan rezillikleri beraberinde getirmektedir. Biz, AKP zihniyetinin iktidarını sürdürebilmek için feda edemeyeceği istisnasız hiçbir değerin olmadığını zaten biliyor ve söylüyorduk. Buna siyasi kalpazanlığın, sayın Bahçeli’nin deyimiyle siyaset eşkıyalığının eklendiğini de ibretle görüyoruz.

Devlet nerede?

PKK ile tam ve kesintisiz bir işbirliği içinde Türkiye’yi fiilen ayrıştırmış ve bölmüşlerdir. Bugün ülkenin belli bir bölümünde devlet yoktur. Türkçe konuşulmamakta, Türk bayrağı asılamamakta, devletin kurumları sembolik olmanın ötesine geçememektedir. Orada bölücü katillerin artık açık ve aleni biçimde vergi toplamaya başladıkları TBMM kürsüsüne taşınmış, ancak buna cevap dahi verilememiştir. “Kuzey Kürdistan” diyerek, adını bile koymuş ve bu ihanetin bundan sonra nasıl bir şekil alacağını kararlaştırmak için toplantılar düzenlemişlerdir. Bu toplantılara İran, Irak ve Suriye’den de temsilcilerin katılması, AKP sayesinde Büyük Kürdistan hayaline kavuşmak için bir hayli mesafe kat edildiğini göstermektedir. Buna artık tam olarak çöken ve Türkiye’yi dünyada zor durumlarda bırakan dış siyaset faciasını da eklemek gerekiyor.

Askere sığındılar

AKP sifonun çekilmemesi için her şeye razı olmuştur. İstenilen her şeyi yaptığını gösterebilmek için ülkenin fiili olarak bölünmesini sağlamakla kalmamış, İsrail’in himmetine sığınmıştır. Yine de malum akıbetinin önüne geçememiştir. Şimdi, bu büyük ihaneti örtebilmek için, PKK ile tam ve kesintisiz bir işbirliği içinde oyun üzerine oyun tezgahlıyorlar.

Tek ve son çareleri gerginliği arttırmak, çatışmayı yaymak, yeni bir mağduriyet tiyatrosu oynamak ve bunun üzerinden milleti bir süre daha afyonlayabilmektir. Taksim önce PKK’ya yol verip, bayrak yaktırıp, poster astırıp, sonra da bunların üzerinden haklı ve masum tepkileri susturmaya ve bastırmaya çalışmak, ancak AKP gibi toplum mühendisliği ürünü olan organizasyonların işi olabilir. Bu defa oynadıkları oyun dönmüş ve kendilerini vurmuştur. Ülke bölünürken askeri dağlardan ve ihanet sahasından çekerek PKK’ya dikensiz gül bahçesi hediye edenlerin, İstanbul’da huzurun sağlanması için askere sığınmasını bu millet ibretle izlemektedir.

Hesabı siz vereceksiniz

Ülkeyi ne halle getirdiklerine bakıp utanmak yerine, birde bunun üzerinden üste çıkmaya ve haklı görünmeye uğraşıyorlar. Mağduru oynarken örnek gösterdiğiniz bu rezil tablo, ülkeyi 11 yılda ne hale getirdiğinizin itirafıdır. Kimi kime şikayet ediyorsunuz? Bu ülkede hükümet sizsiniz. Yakılan bayrağın, açılan ihanet posterlerinin hesabını siz vereceksiniz. Ülke bu kadar bıçak sırtındayken, ayrışma bu kadar derinleşmişken, tamamen sinir uçlarına yönelik ve bindirilmiş kıtalarla operasyonel mitingler tertiplemek, kendinizi kandırmaktan başka bir işe yaramayacağı gibi, malum akıbetinizi daha da hızlandırmaktan başka sonuç doğurmayacaktır.

Suçüstü hali

Siz de görüyor ve biliyorsunuz ki, millet bu oyunu görmüş ve bozmuştur. MHP, bu ülkenin tek ve son ümididir. İşte bu yüzdendir ki, ortada bu kadar rezillik, bu kadar ihanet, bu kadar vahamet varken, her şeyi bir kenara bırakıp, bütün akıl, izan, ahlak, vicdan, iman sınırlarını sonuna kadar zorlayarak MHP’ye tezgah yapıyorsunuz. Bir parti mitinginde, bir başka parti bayraklarının açıldığı, sembollerinin kullanıldığı ve kürsüde olan liderin bunlara sahiplendiğinin dünyada istisna cinsinden de olsa tek bir örneği var mıdır? Bu durum tam bir suçüstü halidir. Daha önce yatak odalarına kimlerin ve neden girdiğini de belgelemektedir.

Bu rezillik unutulmayacak

Bütün dünya AKP’nin nasıl bir zihniyet olduğunu, iktidarda kalabilmek için neleri feda edebileceğini nefeslerini tutarak bir defa daha görmüştür. Eminim ki, sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada, her seviyede siyaset dersleri verilirken, bu rezillik tarihe geçmiş örneklerinin en başında yer alacak ve okutulacaktır. PKK ile kurulan ihanet ortaklığını üç hilal kılıfına sarma girişiminin insani değerlerin hiçbiriyle izahı mümkün olmasa da, AKP’nin gerçek yüzünü göstermesi gibi bir sonucu olmuştur. Çaresizliğin, ümitsizliğin ve yok oluşun son çırpınışlarını izliyoruz.

MHP bu oyunun peşini bırakmaz

MHP bu kepazeliğin peşini bırakmayacaktır. Genel Başkan sayın Devlet Bahçeli yaptığı açıklamada, “Başbakan’ın Taksim Gezi Parkı’nı alttan alta kaşıyarak siyasetini tahkim etme gayretine Üç Hilali de ortak etme girişimi, niyeti ve hedefi affı mümkün olmayan rezillik olarak bu zihniyetin alnına kazınacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi, Başbakan Erdoğan’dan mezkur konu hakkında acilen cevap ve müdahale beklemektedir. Bu kapsamda, hükmü şahsiyetimizin ayrılmaz ve bölünmez değerlerine yönelik her tecavüzü şiddetle kınıyor, böylesi eylemlerin hukuki anlamda karşılıksız bırakılmayacağını herkesin bilmesinde fayda görüyorum. Nitekim siyasi kapkaççılara, kervan yağmacılarına, siyaset eşkıyalarına sabrımız ve tahammülümüz kesinlikle yoktur.

Milliyetçi Hareket Partisi bu çerçevedeki tüm gelişmeleri dikkat ve titizlikle izleyecek ve şartlara göre aziz dava arkadaşlarımızı ve büyük Türk milletini anında bilgilendirecektir.” Diyerek, ne kadar kararlı olunduğunu göstermiştir. Nitekim, tezgahın kimler tarafından ve neyin karşılığında kurulduğu daha 24 saat geçmeden ortaya çıkmıştır. AKP yolun sonuna gelmiştir ve son çırpınışlarını yapmaktadır. Ancak bu çırpınışlar siyasi sonunun gelmesini daha da hızlandırmaktan başka bir sonuç doğurmayacaktır.

ORHAN KARATAŞ

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.