SON DAKİKA

TÜRKİYE FIRSATLAR ÜLKESİ

Bu haber 11 Şubat 2010 - 21:01 'de eklendi ve 26 kez görüntülendi.

Allah varlıklarını eksik etmesin, bazı okuyucularım soruyor “çoktandır yazmıyorsun, gündemi bir de senden okumak isteriz” diye.

 

Valla ne yalan söyleyeyim, bir süredir elim klavyeye gitmiyor. Yazsam bir türlü, yazmasam bin türlü. Özellikle “mecliste son yaşanan MHP-AKP kavgası” hakkında basında çıkan yazıları okudukça, tv’de çıkan yorumları gördükçe “Yok Süleyman şimdi yazma, ya hakikati yaz, ya da hiç yazma” diye içimden bir ses duyuyorum. Şimdi “hakikati yazsam” yazarlara ve TV’deki yorumculara ana avrat dümdüz gitmem lazım, çünkü başka türlüsünü hak etmiyorlar.

 

Eh bu alçaklara, iftiracılara, namussuzlara, haysiyetsizlere, hainlere, yağdanlıklara,… hak ettikleri “şerefsizler, ulan sizin alçaklığınızı, Osmanlı’ya saldıran yedi düvel bile yapmadı be. Mecliste saldırıya uğrayan MHP, siz MHP’yi suçlu ilan ediyorsunuz, peygamber benzetmesini yapan AKP’li, siz Osman Durmuş’u suçluyorsunuz, ulan siz edeceğimiz küfre bile layık değilsiniz, ey deyyuslar…” diye yazmak da bize yakışmaz diye bir süredir yazmaktan ziyade sadece “Buğz” etmekle yetindim.

 

Galiba iyi de etmişim, çünkü bu alçaklara ilk günden yazsaydım, yazıyı şu hikâyeyle bitirebilirdim ancak.

 

Fetbazın biri sorar. “Ey kötü kadınlar, sizin çocuğunuz niye olmuyor?”

 

O kadınlar soruya soruyla cevap verir. “Olmadığını nerden biliyorsun, medya ve TV’de milliyetçilerin aleyhine yazan-konuşanlar kimin çocuğu sanıyorsun?”

 

Neyse uzatmayayım.

 

Dedim ya iyi ki birkaç haftadır yazmıyorum. İyi de ediyorum değil mi?

 

***

 

Dediğim gibi “buğz” etmekle iktiva edip “At binenin, kılıç kuşananın” ifadesini günümüze uyarlayarak kendimize yazı konusu çıkartalım bari. Yoksa “dümdüz” gidecek ve daha üstü açılmamış ne “iltifatlar” var bizde, medyada milliyetçiler aleyhine konuşan-yazanlar için.

Evet, hakikaten ülkemiz fırsatlar ülkesi.

 

Nasıl mı?

 

Mesela, yarışlarda doğru ata oynamamış

olabilirsiniz, seçimlerde doğru partiye çalışmamış olabilirsiniz, hatta iktidara bir süre çakmış da olabilirsiniz.

 

Dün ne dediğinizin önemi yok.

“Doğru zamana” denk getirip değme cambazlara taş çıkartacak şekilde “doğru taklalar” atmak, krizleri fırsata çevirmek için en iyi ortamdır.

 

“Tövbe istihfar” edip “Allah AKP’yi başımızdan eksik etmesin” der sonra da başlarsınız yağlama, yıkama işlemine.

 

Buna ekonomide “Krizleri fırsata çevirme” deniyor.

 

Mesela yıllarca cemaatin ne kadar hain ne kadar Türk-İslam düşmanı olduğunu, diyalog denen şeyin ne kadar hain bir plan olduğu yazarsınız. Sonra cemaatin onayı olmadan bir baltaya sap olamayacağınızı anlarsınız. Eh bir şekilde AKP’ye yatağı yorganı atmanız icap etmiştir.

 

Başlarsınız “cemaatin hizmetlerinin ne kadar kutsal olduğundan, hocaefendinin ne kadar mübarek olduğundan” dem vurmaya. Gezmedik parti, yemedik herze bırakmamış olabilirsiniz. Hatta bugün DP gibi bir şişmanlar partisinde bile olabilirsiniz. Önemli değil, siz bu performansınızla AKP’de mutlaka birinci sıradan vekil adayı olursunuz, böyle devam edin.

 

Mesela köşenizde “AKP’nin memlekete açtığı gedikleri” yıllarca yazarak bir yerlere gelememişsiniz. Bir sabah kalkarsınız “tövbe istiğfar eder” başlarsınız “AKP’yi yağlamaya.” Ortam da müsaittir, fırsat doğmuştur artık kuyruk sallamanız için. Başlarsınız tüm günahların sorumlusu olarak MHP’yi ilan etmeye. Arada bir de “Aslında Tayyip bey’in bu ülke için ne büyük nimet” olduğunu satır aralarına sıkıştırdınız mı, eh sizin de önünüze birkaç kemik atar iktidar, merak etmeyin.

 

İktidarların bile “en iyi mış yapan partilerin arasından seçildiği bir ülkede” yazarçizerlerin kemik kapma yarışına girmesi kadar normal bir şey yoktur.

 

Dediğim gibi ülkemiz fırsatlar ülkesidir.

 

Bu ülkede “Başörtüsü sorununu çözmek namus borcumuzdur” deyip iktidara gelebilirsiniz. Ama çözmek zorunda değilsiniz, sadece zaman zaman “mış” gibi yapmanız yeterlidir.

 

Amerika’ya açıktan hizmet etmenizin bir mahsuru yoktur. Yeter ki ağzınızdan “Hamdolsun” kelimesi eksik olmasın.

 

Tüm icraatlarınızda Amerika ve İsrail’in rızasını gözetmenizin bir mahsuru yoktur. Yeter ki seçimlerde “Allah rızası için AKP’yi seçin” demeyi ihmal etmeyin.

 

Kâfir projelerinde eşbaşkanlık yapıp bir buçuk milyon Müslüman’ın katledilmesine yardımcı olmanız da sizin “Müslüman Lider” olmanıza zeval vermez. Yeter ki Cuma namazlarına aksatmadan bando mızıka takımıyla gitmeyi ihmal etmeyin.

 

Memleketin hiçbir sorununu çözmeyin ama memleketi bir arada tutan tüm kodları çözün, “Türk mürk yok kardeşim, 36 etnik köken var” deyin, idamı kaldırıp bebek katilini ipten kurtarın, ama seçim zamanlarında mutlaka ve mutlaka “en milliyetçi biziz” nutukları atın.

 

80 yılda kazandıklarımızı 8 yılda har vurup harman savurun, Arap görünümlü İsrail sermayesine memleketin servetleri peşkeş çekin, ama zaman zaman İsrail’e laf sokuşturun… Ki millet uyanmasın.

 

72 Milyonun hakkını çoluk çocuğunuza, damat-hısımlarınıza peşkeş çekin ama garibanlar sokağa döküldüğünde “72 milyonun hakkını size mi yedireceğiz” diye gürleyin. Böyle gürlemeler halkımızın hoşuna gider.

 

Zaten halkımız da meselelerinin çözümünden ziyade “çözeceğiz” tarzındaki kulağa hoş gelen laflardan hoşlanmaktadır. Tersi olsaydı “Ey AKP 8 yıldır iktidar sensin, bir gün olsun başörtüsü sebebiyle hakları elinden alınan kızlarımız için kılını kıpırdatmadın, ama iş GATA olunca yeri göğü inletiyorsun, sende hiç utanma arlanma yok mu” derdi. Demediğine göre…

 

Demek ki “mış” gibi yapmak yeterli.

 

Sıkıştığınızda “AKP bu konuyu halletti ama Anayasa Mahkemesi engelledi” bahanesine sığınabilirsiniz. Sakın ha “kendilerini ilgilendiren meselelerde Anayasa Mahkemesini filan bypass ediyorlar, milleti ilgilendirenlerde ise engellediler bahanesine sığınıyorlar” demeyin, yoksa kemik yarışında geride kalırsınız.

 

En başta da dediğim gibi, yazı yazmak içimden

gelmiyor artık.

 

Çünkü hakikatleri yazmamız bir işe yarasaydı, halkımız “Amerika-İsrail” yapımı bir senaryoyu bugün iktidarda hala tutmaz, önce yüce divana, ardından da “İmralı’daki kankalarının” yanına yollardı. En azından bunu yapacak bir partiyi, yani MHP’yi iktidar ederdi.

 

Demek ki hakikatleri yazmamız hep boşuna.

 

 

 

Suleyman Celiksbs@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.