SON DAKİKA

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

BÜYÜK YÜZLEŞME…

Gündem Yazıları

SUSARAK, HİÇBİRŞEYE KARIŞMAYARAK HUZUR VER ÜLKEYE!

Bu haber 02 Nisan 2015 - 11:22 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı görünümlü Recep Tayyip Erdoğan, tarafsızlık adına etmiş olduğu “namus ve şeref” yeminini eze eze AKP’ye oy toplama çabasına devam ediyor. Bu konuda istediğiniz kadar namus ve şeref hatırlatması yapın hiç umurunda bile değildir. AKP seçimleri kaybederse, kendisinin de nelerini kaybedeceğini çok iyi bildiği için, tek meselesi AKP’nin tek başına iktidarını korumaktır. Bunun için her yola başvuruyor. Siyasi yalan, inkâr ne varsa hepsini sırasıyla deniyor. Hem de sesli-görüntülü kamera kayıtları olmasına rağmen milletin gözünün içine baka baka hem yalan söylüyor, hem yaptıklarını inkâr ediyor.

Bu duruma bir örnek daha geçtiğimiz günlerde verdi.

Türkiye’de iken “Burada şunu çok açık net söylemek durumundayım; biz geçen hafta Sayın Başbakanla bunları konuştuk ve Sayın Başbakan’da başkanlık sistemi ile ilgili olarakta bizzat kaleme aldığı, oradaki sisteme yönelik anlayışını baya da detaylı ele almış. Ben de bizzat orada kendim de okudum. Kendi kanaatlerimi de ifade ettim.” açıklamasını yaptı.

Tam 5 saat sonra ise Slovenya’da ise “Ben seçim bildirgesini okudum’ diye bir beyanım olmadı. Sadece Sayın Başbakan, başkanlık sistemiyle ilgili düşüncelerini benimle paylaştığını ve bizzat başkanlık sistemiyle ilgili bölümü kendisinin yazdığını, yazacağını bana söyledi.” açıklamasını yaptı.

Böyle bir model Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sıfatı taşıyor düşünün işte…

Elbette sadece bu konuda böyle davranan biri değil. Her konuda böyle davranıyor. Bu yönünü çok net açığa çıkaran videolar izlenme rekoru kırıyor. Ama nasıl bir karakter taşıyorsa, hiçbiri kendisini etkilemiyor.

Herhalde “Ben 12 yıl böyle davrandım, 20 milyon oyla Cumhurbaşkanı seçildim, yıllarca iktidarda kaldım” diye düşünüyor. Yani toplumu aptal ve ahmak yerine koymaya devam ediyor ki, kamera görüntüleri olmasına rağmen inkâr yoluna gidebiliyor. Böyle bir modelin sizce hangi konuda güvenirliliği ve inandırıcılığı olur ki?

Göz göre göre Anayasal suç işliyor, bunu hatırlatanlarla da dalga geçer gibi konuşmalar yapıyor. Kendi dümen suyunda da bir Başbakan sıfatını verdikleri birini bulmuş toplumla beraber alay edercesine davranışlar sergiliyorlar.

Anayasal suç işlemek bunlar için mesele değil, çünkü artık “Bu anayasanın kötü bir anayasa olduğunu söylememize engel bir durum yok, olsa da tanımıyoruz. Bu anayasa darbe anayasasıdır, kötü bir anayasadır, doğru dürüst bir anayasa değildir.” ve “Anayasa vesayetin son kalesidir. Onu da paramparça edeceğiz, merak etmeyin” gibi açıklamaları AKP içindeki siyasetin figüranlarından sık sık duymaya başladık.

Recep Tayyip Erdoğan 7 Haziran seçimlerinde AKP’nin tek başına iktidar koltuğunu koruyabilmek için gözü dönmüş şekilde her şeyi yapabilecek durumdadır. Her türlü siyasi yalan ve inkar devam ederken, gerçekleri gizleyen algı çalışmaları, manipülasyon çabaları daha çok artacaktır.

Recep Tayyip Erdoğan merkezli özellikle son üç ayda yapılan propagandalara bakın bunu çok net anlarsınız. Hepsi de seçimlerde AKP’ye oy kazandırmaya yöneliktir.

Bunlardan en komiği de kendi başlattığı PKK açılımını “Kürt Sorunu artık yok” diyerek kapattığını ilan ederek, bunun çerçevesinde yapmış olduğu trajikomik açıklamalar olmuştur.

Sanki ortada kendinden habersiz nefes alabilen bir hükümet var gibi, AKP hükümetinin PKK’nın siyasi kanadı HDP ile birlikte Dolmabahçe’de yaptığı toplantıya yönelik “Ben oradaki toplantıyı da doğru bulmuyorum. Çünkü bu toplantıda başbakan yardımcısıyla şu an parlamento içinde olan bir grubun yan yana resim vermesini ben şahsen doğru bulmuyorum.” açıklamasını yapması ve “İzleme heyetine” karşı çıkıp “Ama adaya (İmralı) bir de böyle bir ekibin gönderilmesini yanlış buluyorum. Bu ayrı bir felakettir. Bu, adanın meşruiyetini artırmadır. Dolayısıyla bu tehlikeli bir adımdır.” ifadelerinde bulunması tam bir Recep Tayyip Erdoğan trajedisi olmuştur.

Dolmabahçe’de terörist başı Öcalan’ın mesajlarını okumak için PKK’lılarla toplantı düzenleyen kişilerden Efkan Ala ve Yalçın Akdoğan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir numaralı adamlarıdır.

Bebek katili Öcalan’ın koğuşuna arkadaş, odasına televizyon yollayan, yanına sürekli MİT müsteşarı Hakan Fidan’ı gönderen, “Öcalan ne diyecek” diye sürekli ağzının içine bakan kendisi değil gibi İmralı’nın meşru kılınacağından bahsetmesi bu toplumla alay etmek değil de nedir?

Yakalandığında “Anam Türk, imkân verilirse Türk devletine hizmete hazırım” noktasında olan bebek katili Öcalan’ı bugün nerdeyse Türkiye’yi tehdit etme ve yön tayin etme noktasına getiren bizzat Recep Tayyip Erdoğan’dır.

57.Hükümet zamanı eli-kolu bağlanmış terör örgütü PKK’nın bugün eli-kolu her yere uzanırsa bunun tek sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır.

“Ben ne diyorsam Tayyip onu yapıyor” diyen Öcalan alçağının sözü bile her şeyin özetidir.

Recep Tayyip Erdoğan 7 Haziran’a kadar aklınca ihanetlere perde çekme gayreti vermektedir. Perde arkasında da her türlü oyuna devam edecektir.

Aklı, vicdanı, mantığı olan herkes bunu çok net görmektedir.

Başkanlık sistemini gerçekleştirmek ve AKP’nin tek başına iktidarını korumak için oyun içinde oyun oynayan Recep Tayyip Erdoğan’a karşı herkesin uyanık olması gereken bir süreci yaşıyoruz.

İhtirasları, arzuları, menfaatleri için her türlü kaos zemini hazırlayacak Recep Tayyip Erdoğan’dan Türkiye’yi korumak her Türk vatandaşının görevidir.

O, bir Cumhurbaşkanı olmayı değil, AKP militanı gibi oy devşirmeyi kendine seçmiştir.

O, namus ve şeref üzerine yemin etmiş tarafsız bir Cumhurbaşkanı olmayı değil, AKP’nin iktidarını korumak için her şeyi göze almayı tercih etmiştir.

Bu ülkede huzur aranıyorsa, onun susmasından geçeceğini aklı selim herkes kabullenmektedir.

Bu ülkeye susarak huzur ver Recep Tayyip Erdoğan, huzur ver…

Yıldıray Çiçek

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.