SON DAKİKA
<

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

Suriye’de masada var mıyız?

Bu haber 10 Ekim 2012 - 19:23 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

Suriye meselesi Akçakale’ye düşen top mermisi ve buna bağlı gelişmelere bağlı olarak bir anda her şeyin önüne geçti. Çok da şaşılacak bir durum yok. AKP ile gidilen yolda bunların yaşanması kaçınılmazdı. Bu gidişin sonunun felaket getireceğini zaten görüyor ve söylüyorduk. 10 yıllık AKP iktidarının Türkiye’yi getirdiği yer istisnasız her alanda çıkmaz sokak olmuştur.

BOP’un gereği

Şu soruları aklında başında herkes soruyor ve cevap arıyor: Suriye’de ne yapılmak istendi, neden bu kadar angaje olundu, bir savaşın eşiğine kadar gelmemizin altında ne yatıyor? Bu soruların cevabı iki noktada toplanıyor. Birincisi BOP Eşbaşkanlığı’nın gereği olarak AKP kendisine verilen rolü oynuyor. Bu rolün nasıl oynandığının örneklerini Irak’ta, Mısır’da ve özellikle de Libya’da görmüştük. Bugün Suriye’de katliam yapıldığını gerekçe göstererek Esad’ı azılı düşman edenler, bir top mermisi düştü diye haklı ve doğru olarak Suriye’ye anında cevap verenler, Irak’da 1 milyondan Müslüman katledilirken, oradan Türkiye’nin varlığına ve birliğine yönelik açık saldırılar yapılırken en küçük bir itirazda bulunamadılar. Hatta Müslüman kanı döken ABD askerlerinin ülkelerine sağ-salim dönmeleri için dua ettiklerini bile söylediler. Bu da yetmedi Kuzey Irak’ı Türkiye’ye yönelik saldırıların üssü haline getiren Barzani’yi kardeş ilan edip, şeref misafiri olarak ağırladılar ve gurur duydular.

Libya sendromu

İkinci nokta Libya’dır. AKP’nin Suriye politikalarının altında Libya sendromu yatmaktadır. AKP’nin Libya konusunda bir uçtan bir uca nasıl savrulduğunu bütün dünya ibretle izledi. “NATO’nun Libya’da ne işi var?” efelenmesinin üzerinden henüz saatler geçmeden Türk uçakları ve gemileri NATO’nun emrine tahsis edildi. Ancak, bu Türkiye’nin devre dışı bırakılmasında hiçbir şeyi değiştirmedi. Fransa arkasına NATO’yu ve ABD’yi de alarak Libya’yı yerle bir etti ve Kaddafi’yi saf dışı bıraktı. Sonrasında da Libya petrollerinin üzerine oturdu. Kaybeden, büyük zarara uğrayan, daha sonraki pazarlıklarda ciddiye bile alınmayan tek ülke ne acıdır ki Türkiye oldu.

Fransa rolü

AKP’nin Suriye politikalarındaki sözüm ona stratejik derinlik işte bu noktada toplanıyor. Libya’daki duruma düşmemek, daha da önemlisi Suriye için Fransa rolü oynamak hevesindeler. Esad’ı devirip Suriye’de söz ve hak sahibi olmak gibi hedef koydular. Muhalif gruplarla işbirliği yapılmasının, Esad’a efelenmenin, savaşı dahi göze almanın altında bu yatıyor. Esad’ı devirecek, Suriye’yi dizayn edecekler ve böylece ne kadar güçlü bir iktidar olduklarını gösterecekler. Bütün Arap alemi hayranlıkla AKP’yi izleyecek, bütün dünya takdirlerini sunacak. Nitekim Dışişleri Bakanı başta olmak üzere, AKP’den gelen bütün açıklamalar bu yöndedir.

Yanlış hesap

Evdeki hesap bir türlü çarşıya uymuyor. Ne Suriye Libya’ya benziyor, ne Esad Kaddafi’ye. Şartlar farklı, roller farklı, beklentiler farklı ve haliyle sonuç farklı. Libya’da muhalif gruplar daha düzenli, daha belirgin ve daha yaygındı. Fransa bunlarla işbirliği yaparak kısa sürede sonuç aldı. Suriye’de muhaliflerin ana bölümünü ip-kazık kaçkınları oluşturuyor. Aralarında birlik olmadığı gibi, her kafadan bir ses çıkıyor. Her birinin farklı beklentisi, farklı hesabı var. Libya’da NATO ve ABD etkili biçimde müdahil olmuştu. Fransa bu durumu çok iyi kullandı. Suriye konusunda Türkiye’nin yanında ne NATO var, ne ABD. Göstermelik bir destek açıklamasının dışında en küçük bir ağırlık koymadıkları gibi, özellikle son haftalarda tamamen geri çekildiler. Çok daha önemlisi Rusya, İran ve Çin gibi ülkeler Libya’da fazla müdahil olmadılar. Bunun kendilerine pahalıya mal olduğunu, ganimete Fransa’nın konduğunu sonradan fark ettiler. Suriye’de aynı duruma düşmek istemiyorlar. Bu sebeple Esad’ın yanında yer alıyorlar. Bu destekten vazgeçmelerinin olmazsa olmaz şartı Esad sonrasında ağırlıklı olarak söz sahibi olabilmektir ki, bu AKP’nin hesaplarıyla taban tabana zıttır. Bütün bunlara Suriye’nin iç dengelerini, özellikle Barzani ve bölücü hainlerin bu fırsatı kaçırmak istememelerini, Esad’ın daha geniş bir tabandan destek bulmasını, bölge ülkelerinin hesaplarını ve hatta İsrail’in bugünkü durumu kendisi için daha karlı saymasını da ekleyin.

Dış politika iflas etti

Tablo budur. AKP bataklığa saplanmıştır. Dış politika tamamen iflas etmiş ve dibe vurmuştur. Hiç olmazsa Suriye’de sonuç alarak Türkiye’yi olmasa bile kendilerini kurtarmayı planlıyorlar. Ne parasına olursa olsun Esad’ı devirebilmek hevesindeler. Meclisten geçirilen tezkereyi bu niyetle kullanmaları muhtemeldir. Bu durum felaketin daha da büyümesinden ve Türkiye’nin başına yeni belalar açılmasından başka sonuç doğurmayacaktır.

MHP’nin önerileri

MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli grup toplantısında Suriye kaynaklı tehdit dalgasının artık çok boyutlu, çok yönlü risk ve kaygıları içinde barındırdığının altını çizmiş ve şu hayati önerilerde bulunmuştur:

1- Suriye’nin sınır hattımızı ihlal etmesi bundan sonra da karşılıksız bırakılmamalı, yaptığı saldırılardan dolayı özür ve tazminat çağrısı tekrarlanmalı ve bu ülkeyle savaş son seçenek olmalıdır.

2- Esad yönetiminin muhaliflerle uzlaşması için bölgesel ve küresel aktörler derhal harekete geçmeli ve 2014 yılında çok adaylı ve çok partili demokratik sürece geçilmesi konusunda AKP hükümeti taraf tutmadan tavsiyeci olmalıdır.

3- Suriye’nin toprak bütünlüğü savunulmalı, uluslararası müdahaleye karşı çıkılmalıdır.

4- Dışarıdan dayatılan adaylarla Suriye’de yönetimin el değiştirilmesi niyetlerinden vazgeçilmeli ve ilişkileri normalleştirme yolu bulunmalıdır.

5- Suriye’deki iç savaşa taraf olmaktansa uzlaştırıcı ve yatıştırıcı bir inisiyatif alınmalıdır.

6- PKK’ya sağlanan yardım ve imkanların azaltılması amacıyla, muhalifleri destekleme kararından kademeli olarak vazgeçilmeli ve Suriye’nin terör ihraç eden potansiyelinin önüne geçilmelidir.

7- Mülteci akını kontrol altına alınmalı ve Suriye’nin kuzeyinde yeni bir peşmerge yönetimi veya Kandil yapılanmasına asla müsaade edilmemelidir.

 

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.