Asikurtlar©

Suriye’de yitiren kim?

Suriye’de yitiren kim?
04 Aralık 2015 - 19:08 'de eklendi ve 4180 kez görüntülendi.

 
Bırakın Rus uçağını vurmayı; isterim ki Türkiye, sınırlarını çiğneyen Amerikan uçağını da vursun… Ve Amerika da sesini çıkartamasın.
Lakin somut durum buna hiç uygun değil. Bugünkü dünyada ABD ile Rusya askeri alanda çok büyük güçler. Bunlarla doğrudan çatışmak yerine ikisini birbirine karşı kullanmak en doğru stratejidir. Osmanlı Devleti, çöküş yıllarında İngiltere’ye karşı Rusya’yı; Rusya’ya karşı da İngiltere-Fransa’yı kullanarak kendisini bir parça korumuştur. Bu durumun en yakıcı örneği Padişah 2. Mahmut zamanında yaşanmıştır. 2. Mahmut; mezhepçi bir bağnazlıkla 1826 yılında Yeniçeri ordusunu kaldırınca, aslında devleti korumasız hale getirmişti. Bunu gören Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Mısır’a ek olarak Girit ve Suriye valiliğini istemişti.

Padişah Suriye’yi vermeyince, oğlu İbrahim Paşa’yı ordu ile Suriye’ye saldırtmış, burasını ele geçirmişti. Mısırlılar, Osmanlı ordusunu Adana ve Konya’da mağlup ederek Kütahya’ya kadar ilerlemişler, başkent İstanbul tehlikeye girmişti. Bunun üzerine Padişah 2. Mahmut Rusya’dan yardım istemişti. Rus donanması ve ordusu İstanbul önlerine gelince bu durum, İngiltere ve Fransa’yı rahatsız etmiş ve sorun onların karışmasıyla buzdolabına kaldırılmıştı. 2. Mahmut İngiltere-Fransa’ya güvenmediği için de Rusya ile 1833 yılında Hünkâr İskelesi Antlaşması’nı imzalamıştı. Buna göre Osmanlı Devleti bir saldırıya uğrarsa Rusya ordu ve donanma yardımı yapacak, Rusya saldırıya uğrarsa, Osmanlı Devleti Boğazları kapatacaktı.

Osmanlı Devleti, daha beş yıl önce savaş halinde olduğu ve çok ağır yenilgi aldığı Rusya’ya, kurtarıcı olarak sarılmıştı.
Bugün de Rusya’ya sarılalım demiyoruz ama, Türkiye bu belalı coğrafyada Ege’de, Kıbrıs’ta; Suriye’de ve Irak’ta derin sorunlar yaşarken, Rusya gibi bir büyük askeri güçle çatışmayı neden göze alsın ki?

MEZHEPÇİLİK VE SAPLANTI

Türkiye’yi şu an doğrudan doğruya yöneten kişi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dır. Onun ABD tarafından “Ilımlı İslam Lideri” olarak tasarlanıp iktidara getirildiğini belgeler ve olaylar ortaya koymaktadır. Sayın Erdoğan, Afrika ve Ortadoğu’yu karıştırmak üzere hazırlanan Amerikan planında eş başkan olduğunu kendisi birkaç kez itiraf etmiştir. O, bu eş başkanlığı, Ortadoğu’yu Sünni bir mezhep havuzu haline getirmek için kullandı. Bu yüzden de Arap Baharı dedikleri “bozguncu plan”da ayakta kalan laik Suriye’ye çullandılar. Dönemin Başbakanı Erdoğan, 2012 yılında, yakında Şam’da namaz kılacaklarını bile söyledi. Bu ülkeye Suudi Arabistan, Katar, Çeçenistan, Uyguristan (Doğu Türkistan), Kuzey Afrika, Avrupa, Türkiye gibi yerlerden binlerce terörist dolduruldu. Ve bunlar 5 yıldır silah ve cephane ile beslendiler; besleniyorlar…
Erdoğan’ın Esat’ı devirme saplantısı, neye mal oldu?
Kuzey Irak’ı ele geçiren ayrılıkçı Kürtler, şimdi Kuzey Suriye’ye hakim oluyorlar. Arap Baharı dedikleri süreç, ikinci İsrail olan Kürdistan devletini doğuruyor. AKP hükümetleri de işte bu politikaya hizmet eder konuma düştüler.
 
ABD’nin Ortadoğu’yu karıştırarak devletleri kendisine muhtaç halde tutma politikasına ilk büyük darbeyi Rusya vurdu. Rusya, kendi çıkarları gereği Suriye’ye girince ABD ve Batı panikledi. Rusya’nın Suriye Devleti’ne yaptığı yardım; özünde Türkiye’yi parçalayacak teröre karşı vurulmuş bir darbedir.
Şimdi, AKP hükümetinin Bayırbucak Türkmenlerini bahane ederek Rusya ile askeri çatışmaya girmeye kalkışması kimin işine yarayacaktır?
Göreceksiniz ki bundan en çok PKK ve PYD faydalanacaktır.

RUSYA RAHATLADI
Türkiye’nin Rus savaş uçağını vurmasından sonra eli en çok rahatlayan ülke Rusya Federasyonu oldu. Rusya, askerlerini korumak amacıyla hemen burnumuzun dibine, İskenderun’un güneyine hava saldırısı yapacak en gelişmiş gemisini yerleştiriyor. Füzelerinin vurucularını getiriyor ve sayılarını artırıyor. Yani, askeri alanda çok daha rahat eder hale geldi ve kimse de buna karşı çıkamıyor.
ABD ile Rusya’nın Suriye’de çatışmama konusunda anlaşmış olduğu ortada iken; Türkiye’nin Rusya ile çatışmaya kalkışması üç nedenden olabilir:
*ABD, Rusya’ya karşı Türkiye’yi kullanarak Suriye işine NATO’yu dahil etmeye çalışacaktır.
*Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile bozuk olan ilişkisini bu yolla onarmaya çalışacaktır.
*Ayrıca Erdoğan, seçmene “Bakın ben Rusya’ya bile kafa tutuyorum!” mesajı verdi. Kamuoyunu“başkanlık sistemi” için hazırlamaya çalıştı.
Ama vurulan seçmen oldu. Dün benzine 12 kuruş zam geldi. Yıllık 6 milyar doları bulan ihracatımız büyük tehlike altına girdi. Bunun anlamı içeride işsizliği daha da artması ve yoksulluğun yaygınlaşması olacaktır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gücünü aşan çok tehlikeli bir adım attı. Eğer bir de başkan olur ise siz o zaman başımıza nelerin gelebileceğini tahmin edin…

Rıza ZELYUT

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER