SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Suriye’de neler oluyor?

Bu haber 08 Nisan 2017 - 17:33 'de eklendi ve 19 kez görüntülendi.

Esed’in kimyasal silah kullanarak yaptığı vahşi katliam, Suriye’de bütün dengelerin yeniden belirlenmesi gibi bir durum ortaya çıkardı. Obama’nın son döneminde Suriye’de geri çekilen ABD, bu vesileyle yeniden aktif olacağını gösterdi ve Humus’taki Şaryat Hava Üssü’ne 50’den fazla Tomahawk füzesi fırlattı.

BÜTÜN GELİŞMELER BİZİ ETKİLİYOR
Medeni dünyanın kimyasal silah kullanılması gibi insanlık suçu sayılan bir olaya sessiz kalmaması, çok isabetli olmuştur. Ancak, ortada cevap arayan çok soru var ve bunların tamamının gelip düğümlendiği yer Türkiye oluyor. Her şeyden önce ABD’nin tazyiki bu kadar azalmış, Rusya ve İran’ı arkasına alarak, biraz rahatlamış Esed’in böyle bir çılgınlığı neden yaptığının izahı henüz yapılamamıştır. Bu vahşet bütün dünyayı ilgilendirmektedir, fakat birinci derecede bizi etkilemektedir. İdlib gibi burnumuzun dibi sayılacak bir yerde gerçekleşmiştir. Kullanılan gazın bizim topraklarımızı etkilemesi dahi söz konusudur. Yaralılara ve etkilenenlere ilk müdahaleyi yine biz yaptık. Yeni bir göç dalgasını karşılamak yine bize düşüyor. Suriye’deki her gelişme bizi yakından ve doğrudan ilgilendiriyor. Onun için daha en başta, “Suriye bizim iç meselemizdir” denilmişti. Bu doğruydu, ama gereğini yeteri kadar yapabildik mi, bu çok tartışılır.

RUSYA VE İRAN
Kimyasal vahşet karşısında Rusya ve İran’ın tutumları, Esed’in bu cesareti nereden bulduğunu belgelemektedir. Ancak, dünya önünde zaten sabıkalı durumda olan İran ve Rusya’nın akıl dışı bahaneler üreterek bu olayı örtbas etmeye çabalamalarının altında ne yattığını iyi analiz etmek gerekiyor. İran’ın he pahasına olursa olsun Esed’den vazgeçmeyeceğini biliyoruz. Zira, bölgedeki etkisi Esed’in varlığı ile doğrudan bağlantılıdır. Rusya’nın da Esed üzerinden Suriye’ye girdiğini ve orada belirleyici konuma geldiği düşünülürse, neden bu vahşeti savunmaya çalıştıkları daha kolay anlaşılır. Ancak, bu dehşet durum bizi doğrudan etkiliyor. Kimyasal saldırıya en sert tepkiyi biz gösterdik ve bir anda İran ve Rusya ile karşı karşıya kaldık. Bu yüzden İran’la ilişkilerimizin daha da gerilmesi ihtimali yükseldi.

ABD’YE NE KADAR GÜVENEBİLİRİZ?
Bugünkü şartlarda Rusya ile muhabbetimizin nasıl gelişeceğini belirlemek bizim kontrolümüzden çıkabilir. ABD’nin müdahalesini yerinde bulduk ve destekledik. Oysa Rusya bundan çok rahatsız oldu.Kaldı ki, ABD’ye ne kadar güvenebiliriz ve nereye kadar gidebiliriz? Zira, aynı ABD’nin Suriye’de PKK uzantısı PYD ile yürüdüğünü ve bütün itiraz ve taleplerimizi görmezden geldiğini unutmayalım. Bu harekatla birlikte PYD’ye yeni bir alan açılması gibi bizim açımızdan son derece tehlikeli bir tablo ortaya çıkmıştır. Harekat öncesinde Trump’a yaptığımız, “ortak hareket edelim” önerisinin ne kadar dikkate alındığını henüz bilmiyoruz. Trump’ın kafasında ne olduğu henüz netleşmemiştir. ABD’nin oyun içinde oyun oynaması ihtimalini gözden uzak tutmamak ve çok dikkatli olmak gerekiyor.

CEVAP ARAYAN SORULAR
İstihbaratın çok basit ve çok önemli bir kuralı vardır. Bir olayın arkasında kimler olduğunu ve neden yapıldığını anlayabilmek için, o olaydan kimlerin kârlı çıktığına bakmak gerekir. Kesin olan bu olaydan sonra Esed’in varlığının artık tahammül edilemez bir noktaya geldiğidir. Buna bağlı olarak, Suriye’de nelerin olacağı bizim için hayati önemdedir. Esed’in gözden çıkarılmasından sonra, Suriye’nin toprak bütünlüğünü esas alan yeni bir yapı mı kurulacak, yoksa her şey kendi mecrasına bırakılıp Irak benzeri bir parçalanmanın yolu mu açılacak? Bütün bu gelişmeler Suriye’de kurulmak istenen kirli oyunun alt yapısını oluşturmaya mı yöneliktir? Bu soruların cevabını henüz bilemiyoruz.

SURİYE IRAK’LAŞTIRILIYOR
Bize göre ikinci ihtimal, yani Suriye’nin Irak’laştırılması çok daha yüksektir, hatta bütün oyun zaten bunun içindir. Bugün Suriye’de yaşananlar, daha önce Irak’da meydana gelenlerle birebir örtüşmektedir. Irak’da bir Kürt devletini son aşamasına getirdiler. Suriye’de de PYD üzerinden bir hayli mesafe alındı. Çok daha acı olanı bu konuda ABD ve Rusya’nın birbirlerini tamamlayarak gitmeleridir. Her ne kadar hava harekatının bir seferlik olduğu ilan edilmiş olsa da, Trump’ın bölgeye yeniden aktif olarak müdahale edeceği kesinleşmiştir. ABD’nin bundan sonra kanlı örgüt PYD’yi daha çok muhatap alması sürpriz olmayacaktır.

BEDELİ BİZ ÖDÜYORUZ
Neresinden bakılırsa bakılsın hep bedeli biz ödemek zorunda kalıyoruz. Çok dikkatli olmak ve ince bir diplomasi yürütmek zorundayız. ABD’yi PYD ile değil de bizimle ortak hareket etmeye ikna etmek bir mecburiyet haline gelmiştir. Aynı şekilde ABD’ye yaklaşalım derken Rusya’yı doğrudan karşımıza almamak ve bu ikili arasında çok dengeli ve hassas bir politika geliştirmek gerekiyor. İran ayrı bir sıkıntıdır ve orada da tavrımızı ve tarafımızı çok iyi seçmekten başka çaremiz bulunmuyor. Fırat Kalkanı operasyonu ile çok büyük bir avantaj elde ettik. Bunu yeteri kadar kullandığımızı ne yazık ki söyleyemiyoruz. Bundan sonrası için her şeye hazırlıklı olmak, hızlı ve doğru karar vermek ve mutlaka karar mekanizmalarının içinde bulunmak şarttır. Hükümetin şimdiye kadar yaptığı yanlışlardan ders çıkardığını, hesapsız ve ölçüsüz efelenmeler yerine, diplomasinin kurallarına ve ülkenin menfaatlerine göre hareket edeceğini ümit ediyoruz.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.