Asikurtlar©

Suriye Irak’ta neler oluyor?

Suriye Irak’ta neler oluyor?
06 Ekim 2016 - 19:22 'de eklendi ve 3936 kez görüntülendi.

 

 

Etrafımızdaki kuşatmayı yarabilmek için birçok cephede birden mücadele vermek zorundayız. İçeride FETÖ kalleşliği ve PKK kahpeliğini amansız biçimde takip etmek ve bu hainleri bitirmek gibi bir gündemimiz var. Kolay iş değil, yılların yanlışları ve yetersizlikleri ile büyüdüler, yerleştiler, azdılar ve harekete geçtiler. Temizlenmeleri için zaman lazım, sabır gerekli ve kim bilir daha hangi bedelleri ödeyeceğiz.

ŞEYTANIN İKİ OĞLU
Dışarıda da durum farklı değil. Suriye bataklığından başımıza yağmur gibi bela yağıyor. Irak’ta da değişen bir şey yok. IŞİD ve PKK kalleşliği her iki tarafta da canımızı yakıyor. Dolayısı ile hem Suriye’de, hem Irak’da kararlı biçimde bu ihanet yuvalarını bitirmek bir mecburiyettir. Fırat Kalkanı operasyonu ile Cerablus’u temizledik, ama henüz tehdit ve tehlike bertaraf edilmiş değil. Münbiç ve El Bab’ın da mutlaka kontrol altına alınması ve IŞİD’in sınırlarımızdan tamamen defedilmesi gerekiyor. Çok dikkatli bir mücadele yürütülüyor. Biraz yavaş ilerlese, zaman alsa da bu hedeflere mutlaka ulaşılmalıdır ve şu anda bu kararlılık gösterilmektedir. Türkiye’nin kendi işini kendisinin görmesi, bu kalleşliğin asıl sahiplerini çok rahatsız ediyor. ABD’nin nasıl ipe un serdiğini, hangi rezil tavırlara girdiğini ibretle izliyoruz. Rusya ile tepişmelerinin nereye varacağı ve bu durumun bizi asıl etkileyeceği de ayrıca üzerinde durulması gereken bir gelişmedir. Bir defa daha şahit olduk ki, şeytanın iki oğlu durumundaki ABD ve Rusya için IŞİD ve PKK sadece piyondur ve bu piyonları bölgedeki menfaatlerini korumak ve sağlama almak için kullanıyorlar. Kendi ürünleri olan bu terör örgütleri üzerinden bölgede varlıklarını sürdürüyor ve hedeflerine ulaşabilmenin planlarını yapıyorlar. Olan bize oluyor, Müslüman kanı akıyor.

MUSUL
Irak’ın bizim açımızdan Suriye’den çok da bir farkı yok. Hatta, PKK kalleşliğinin varlığı açısından çok daha önceliklidir. Ancak, yıllardır buraya sonuç alacak bir ağırlık koyamadık. Yine yanlış ve yetersiz politikalar yüzünden hep kaybeden taraf olduk. Şimdi yeni bir durum ortaya çıktı. Musul’un IŞİD’den temizlenmesi için bir hazırlık yapılıyor. Ancak, ABD’nin Türkiye’ye burada biçtiği rolün anlaşılır ve kabul edilebilir hiçbir tarafı olmadığı gibi, kontrolün tamamen PKK ve uzantılarına geçmesi gibi bir sonuç doğuracağı aşikardır. Dolayısı ile burada da kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorundayız. Musul’un IŞİD’den temizlenmesi önemlidir, ama buranın bölücü hainlerin eline geçmemesi de, bir o kadar önemlidir.

ABD REZİLLİĞİ
Irak merkezi hükümeti Türkiye’nin Barzani ile işbirliği yapmasından son derece rahatsızdır ve bu durum yeni ve çok daha ileri gerginlikler doğurmaya başlamıştır. Irak Temsilciler Meclisinin Türkiye ile ilgili kararı düşmancadır. Binlerce kilometre öteden gelip sorgusuz sualsiz ülkelerini işgal edip milyonlarca Irak’lının kanını akıtan ABD dururken, Türkiye’yi işgalcilikle suçlamaları, aslında niye bu durumda olduklarını belgelemektedir. Türkiye’yi suçlayan bir açıklamada Irak’taki Uluslararası Koalisyon Gücü sözcüsü Yarbay John Dorrian’den gelmiştir. Dorrian, “Irak topraklarında bulunan Türk Ordusu Irak Hükümeti tarafından ve resmi izinle gelmemiştir ve illegaldir.” Diyor. Rezilliğin, alçaklığın ve utanmazlığın ancak bu kadarı olabilir. Siz, onbin kilometre öteden gelip Irak’ı işgal ederken ve milyonlarca Müslümanın kanını akıtırken, hangi izinle gelmiştiniz? Şimdi orada ne işiniz var? Eğer koalisyondan söz ediyorsanız, Türkiye’de o gücün bir parçası değil mi? Niye hesabınızı güya stratejik ortağımız olan Türkiye ile değil de, PKK uzantısı bölücü teröristlerle birlikte yapıyor, onları koruyor, silah veriyor ve ortak hareket ediyorsunuz?

IRAK VE SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ
Türkiye’nin ne Irak, ne Suriye topraklarında gözü olmadığı gibi, bu iki ülkenin de toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini ve bunun için mücadele verildiğini bütün dünya biliyor. Ancak, varlığımıza ve birliğimize yönelik tehdit ve tehlikelere sessiz ve ilgisiz kalamayız.Barzani ile işbirliği yapılacağı ve bu peşmergenin daveti ile Musul’a girileceği yönünde haberler basında yer almıştır. Musul’a müdahale edilmesine hiçbir itirazımız olamaz. Barzani ile ortak hareketi anlamakta güçlük çekiyoruz.Uluslararası geçerliliği olan bir hukuki altyapı hazırlanmak için böyle bir yola başvurulmuş olduğu anlaşılıyor. Ancak, Barzani’nin sicili ortaya birçok soru işareti çıkarıyor ki, bunlara tatmin edici cevap bulmak çok kolay değildir.

BARZANİ’NİN SİCİLİ
Bir çırpıda aklımıza gelen soruları sıralayalım: ABD uşağı olan bu peşmergeye ne kadar güvenilebilir? Yarın ABD bu peşmergeden Türkiye’den uzak durmasını, hatta kalleşlik etmesini isterse, bunu yapmayacağını kim söyleyebilir? Musul’u IŞİD’den temizleyip Barzani’ye teslim etmek, mesela bölgedeki Türkmenler için nasıl bir fayda sağlayacaktır? Demografik yapıyı değiştirmek için nüfus dairelerini yakıp Türkmen soykırımı yapan, bu Barzani değil miydi? Barzani ile ortak hareket etmek Irak Merkezi hükümetine nasıl anlatılacaktır? Bu yeni ve sonu kestirilemeyen gerginlikler ve buna bağlı olarak Başika’daki askerimizin varlığını hedef alan bir tehlike doğurmayacak mıdır? Barzani, çok sevdiği için mi, yoksa PKK ile aralarındaki hakimiyet kavgasında, öne geçme hesaplarıyla mı Türkiye’ye yanaşıyor?

DİLERİZ DOĞRU PLARLAR YAPILIYORDUR
Bu sorular daha da çoğaltmak mümkündür. Diplomasinin incelikleri, saygınlık, etkinlik ve itibar işte burada öne çıkıyor. AKP’nin 14 yıllık sicili dikkate alındığında endişelerimiz daha da artıyor. Ancak, 15 Temmuz’un ve özellikle de ödediğimiz bedellerin AKP’nin aklını başına getirdiğini ve “ben yaptım oldu” gibi gariplikler yerine iyi düşünülmüş, içerideki desteği tam olan ve en önemlisi ülkemizin menfaatlerini önceliğine alan ve sonuç verecek planlar yapıldığını düşünmek istiyoruz. Umarız ve dileriz böyledir.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER