SON DAKİKA

KAPANDAKİLER

KÖŞE YAZILARI

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

Suriye bataklığında Putin’e sarıldılar

Bu haber 05 Eylül 2013 - 10:25 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

ORHAN KARATAŞ

Ortadoğu’yu Eşbaşkan olarak BOP yolunda bataklığa dönüştürmek için seferber olan AKP’nin, şimdi Mısır ve Suriye için gözyaşı dökmesi her ne kadar kendi siciline uygun olsa da, dünyada alay konusu ediliyor. Ne yazık ki, kaybeden ve zor durumlara düşen Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Başka hiçbir şeye gerek kalmadan, sadece bu kadarı, bu ülkeyi AKP’nin elinden biran önce kurtarmak için fazlasıyla yeterli bir sebeptir ve Türk milletinin bunu gördüğünü ve ilk sandıkta gereğini yapacağını ümit ediyoruz.

Son ümit

Nasıl bir açmaza düşüldüğünü gösteren son gelişme G-20 zirvesidir. AKP’nin bütün ümidini tarihi ve gündemi çok önceden belirlenen bu zirveye bağladığını hayretle izliyoruz. Sayın başbakan zirvenin yapılacağı St. Petersburg’a hareketinden önce havaalanında yaptığı açıklamalarda bunu net ve kesin şekilde ortaya koymuştur. Oysa Rusya’dan gelen açıklamalar bunun çok kolay olmayacağını göstermektedir. Gündeme bağlı kalınacağı çok önceden ilan edilmiştir. Obama’nın St. Petersburg’dan kısa süre sonra ayrılacak olması, zirvenin Suriye’ye odaklanması ve bu konuda bir karar çıkması ihtimalini tamamen ortadan kaldırmıştır.

Randevu vahameti

Liderler arasında elbette bazı ikili görüşmeler olabilir. Ancak belirleyici ülkeler ABD ve Rusya’dır. Nitekim, başbakan Erdoğan’ın Obama ve Putin’le kapsamlı bir görüşme yapma talebinde bulunmuştur, ancak ne isteneceğini çok iyi bilindiği için bu isteğe sınırlı bir cevap verilmiştir. Obama’nın zirvede vaktinin olmayacağı bahanesi, daha önce yapılan açıklamaları tamamlamaktadır. Ne yazık ki, Türkiye’ye bu konuda her hangi bir taahhütte bulunmak istemedikleri gibi, kendi planlarının içine dahi katmıyorlar. Burada asıl vahim durum Putin’in de sınırlı bir görüşme randevusu vermesidir. Bu durumu “vakit azlığı” veya başka bahanelerle izah etmek mümkün değildir. Açık ve aleni bir tavır alınmıştır. Zaten Suriye’yi bataklığa dönüştürenlerin, şimdi dönüp Putin’den fayda beklemesi, denize düşenin yılana sarılmasından başka bir şey değildir.

Pozisyonları değişmez

Zirveye katılacak diğer ülkelerin liderleriyle bazı görüşmelerin olacağı anlaşılıyor. Ancak, İngiltere ve Fransa başta olmak üzere, bu konuda etkili olabilecek ülkelerin kendi duruşlarından ve pozisyonlarından ayrılmayacaklarını tahmin etmek için kahin olmak gerekmiyor. Dolaysı ile AKP’nin G-20 zirvesini Suriye’ye bir müdahale kararı için imkana dönüştürme beklentisi de, çabası da beyhudedir. Suriye’ye bir müdahale olacaksa, bu kararı başkaları verecek. Daha doğrusu Obama’nın hesapları belirleyecek. Türkiye ne yazık ki, sadece bu karara uymak ve destek vermek zorunda kalacaktır. Yapılabilecek bir müdahalenin son derece sınırlı kalacağı ve Esad’a yönelik olmayacağı da çok önceden ilan edilmiştir.

İsrail kışkırtıyor

G-20 zirvesi beklentisinin boş çıkacağı iki kere ikinin dört ettiği kadar açıktır. Buna karşılık, Suriye’deki bataklık daha da derinleşmektedir. İsrail’in ABD ile birlikte bir takım şeytani planlar içinde olduğu füze olayı ile ortaya çıkmıştır. Fırlatılan füzelerin ne maksat taşıdığı tam anlaşılamamış olsa da, her an bir oldu-bittiyle karşı karşıya kalabileceğimiz bir defa daha görülmüştür.

Esad’ın açıklamaları da buna eklenirse, Türkiye’nin kendini çok daha derin ve büyük bir bataklığın içinde bulması artık sürpriz sayılmayacaktır. Nitekim, en başından itibaren en büyük endişemiz budur. Herkesin bir hesabı var, herkes kendi menfaatine bakıyor. Ancak Türkiye Suriye ile birlikte yaşamak zorundadır. En uzun sınıra sahip komşumuzdur. Sınırımızın hemen ötesinde PKK-PYD paylaşımı ciddi bir hal almıştır. İhanete her yanımızı sarmış ve ağırlaşmıştır. Böyle bir ortamda Suriye ile yaşanacak bir çatışmanın hesabını hiç kimse veremez.

Bütün yollar aynı yere çıkıyor

Neresinden bakılırsa bakılsın, bütün yollar aynı yere çıkıyor. Bölgemizdeki belirsizlik ve çatışmanın en çok ve en derin etkileyeceği ülke Türkiye’dir. Yüksek risklerle ve sonu belirsiz bir belayla karşı karşıyayız. Haliyle izlenecek politika gerginliği ve bölünmeyi arttıracak şekilde değil, tersine yatıştıracak, uzlaştıracak bir anlayışta olmak zorundadır.

Suriye’nin de, Mısır’ın da, bölge ülkelerinin de ve Türkiye’nin de menfaati buradadır. Onun için ABD savsaklıyor ve mümkün olduğu kadar uzak duruyor. Bir askeri müdahalede bulunsa dahi, bunun belirsizliği daha da arttırmaktan ve akan kanı daha da çoğaltmaktan başka bir sonuç doğurmayacağı kendi beyanlarıyla ortadadır.

İsrail mevcut durumun devam etmesi için şeytani planlar yaptığı artık sır değildir. Türkiye böyle bir oyunun içinde daha fazla yer alamaz. Ülkelerin kendi içindeki iktidar kavgalarına taraf olmak daha çok ölümden, daha çok gözyaşından, daha çok bölünmeden başka bir sonuç doğurmamaktadır. Bütün bu gerçekler orta yerde dururken AKP’nin hala yanlışta ısrar etmesinin iyi niyetle izahı imkansızdır. Başta da söylediğimiz gibi ne yazık ki, kaybeden ve zor durumlara düşen Türkiye Cumhuriyeti devletidir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.