Asikurtlar©

Süper Devlet, Çilekeş Millet

Süper Devlet, Çilekeş Millet
08 Aralık 2015 - 12:12 'de eklendi ve 4235 kez görüntülendi.

Rusya ile yaşadığımız uçak krizinin ”Gerek Rus yetkililerin gerekse bizim siyasilerin, git gelleri arasında” bazı çevrelerce sürekli speküle edilmesi; diplomaside ve siyasette pek alışık olmadığımız garip açıklamaları da beraberinde getiriyor.

Bunlardan en dikkat çekici ve en garip olanı ise, herhalde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ”Bu millet çileye alışık bir millettir” demesi olmuştur. Tarihte özellikle de Milli Mücadele yıllarında çektiğimiz sıkıntıları aklınıza getirerek; bunun neresi garip diyebilirsiniz!

Evet biz; 93 harbinde ”Bebem anasız büyür ama vatansız büyüyemez” diyerek; kundakdaki bebeğini geride bırakıp cepheye koşan nene hatunlarla, yada Milli Mücadelede okullarını bırakarak cepheye gidip de dönemeyen 15 lilerle yada Halide Edipler, Nezahat onbaşılar, Şerife bacılar ve daha birçok isimsiz kahramanlarıyla çileli bir varlık yokluk savaşı verdik, ama bugün dünya lideri başkanlığında dünya devleti olmamış mıydık? Şimdi nereden çıktı bu çile? En ufak bir krizde üstelik de haklı olduğumuz halde; ülkeyi onüç yıldır (uçan kuşa dahi yön tayin edecek bir kudretle) yöneten dünya liderinin henüz daha diplomasi bile kullanılmamışken ilk aklına gelen; ancak varlık yokluk mücadelesi şartlarında söylenebilecek bir söz mü olmalıydı. Aynı Erdoğan, kendisi için yaptırdığı ve dönemim maliye bakanı Mehmet Şimşek tarafından 1 milyar 370 milyon liraya mal olduğu açıklanan 1150 odalı sarayı savunurken ”İtibardan tasarruf olmaz” dememiş miydi? Aynı şekilde kendinden önceki cumhurbaşkanlarının kullandığı uçağı da müstakbel başkan sıfatıyla kendine yakıştıramamış ve devletin itibarı diyerek yaklaşık 300 milyon dolara kendisine adeta uçan bir saray yaptırmamış mıydı? Hatta itibar şovunda hızını alamamış; Diyanet işleri başkanı içinde özel uçağın bir ihtiyaç hatta zaruret olduğunu söylemiş miydi? Bunu savunurken de ”Bu Diyanet makamı sıradan bir makam değil. Mehmet Görmez sadece bu ülkenin dini lideri değildir. Biz sıradan bir ülke miyiz ki bizim dini liderimiz tarifeli uçakla seyahat etsin” dememiş miydi?

Erdoğan bunları demişti de; ne muhalefetten nede gazetecilerden biride çıkıp sayın cumhurbaşkanı”Büyük devletten kastınız nedir ve diyanet işleri başkanının özel uçak ihtiyacının gerekçesi nedir ve tarifeli uçak kullanması büyük devlet olmamıza nasıl bir halel getirir? diye sormamıştı! Üstelik, ”Mehmet Görmez sadece bu ülkenin dini lideri değildir” gibi çok manidar bir söz de nedense kimsenin dikkatini çekmemişti yada kimse ”sayın Cumhurbaşkanı Mehmet Görmez sadece bu ülkenin dini lideri değildir derken neyi kastettiniz” diye sormaya cesaret edememişti! Aslında dikkatli bakınca; Erdoğan’ın, diyanet işleri başkanlığını uluslararası bir kurum ilan etmesi; BOP çerçevesinde ki Yeni Türkiye Projesinin de şifreleri hakkında önemli bir ipucu vermekte. (Sanki; Yeni Türkiye Projesinde Diyanet işleri de, Türkiye başkanının uhdesinde ve uluslararası bir konumda yeniden yapılandırılacak gibi)

İç siyasette hergün, defalarca süper devlet ve çilekeş millet arasında gidip gelirken, dış siyasette ise; BOP uygulamaları ile bir zamanlar komşu olduğumuz Irak ve Suriye yerine Barzani kürdistanı ve İŞID terör devleti ile sınır komşusu olduk. Şimdide ABD, İngiltere ve Fransa başta olmak üzere batılı ülkeler ”Siz sınırlarınızı koruyamıyorsunuz” diyerek bizi İŞID dan korumak için geliyorlar.

Gerek iç siyasette gerekse bölgemizde o kadar çok parçalı bir tablo ile karşı karşıyayız ki; birleştirilmeyi bekleyen bin parçalı bir puzzledan bile daha karışık görünmekte. Haklı olarak böylesi bir tabloyu bütün olarak görebilmek de kolay değil. Üstelik de her bir parçası aynı zamanda başlı başına bütünden bağımsız birtakım özellikler taşıyorken.

ŞAHAP ÖZDEMİR

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER