Asikurtlar©

Suçlusun Sayın Bahçeli

Suçlusun Sayın Bahçeli
05 Mart 2016 - 14:22 'de eklendi ve 5648 kez görüntülendi.

Bugün sizlerle bir yazı paylaşmak istiyorum. Önce yazının sahibinden biraz söz edelim: Adı Yasin, Zeytinlik Ocak zamanından beri beraber olduğumuz Ocakta okul reisimiz olan bir genç, sonra aldığı görevler arasında en son İzmir İl Ocak Başkan Yardımcılığı görevi var. Yani Ülkü Ocaklı. Şimdi işinde olan bir genç yetişkin Bozkurt. 1 Kasım seçimlerinde ben nasıl sıra için falan değil, davam için milletvekili adayı olduysam, o da hiç tereddüt etmedi Ahmet Işık, Orhan ve Yusuf’la birlikte işyerinden izin alarak dava için benim yanımda oldular. Böyle gençlerin yetişmesinde katkım olduğu için mutluyum, gurur kaynağım.

İşte bu genç bugün Harekette abi diye anılanların bile beceremediği aklı selim düşünmeyi gerçekleştiren, davasına, liderine sadakatla bağlı bir Bozkurt olarak, içinde gerçekleri barındıran bir yazıyı facabookta paylaşmış. Ben de bu yazıyı çok beğendim ve facebook sayfalarına hapsetmemek için sayfamda yayınlamaya karar verdim. Böylesi gençlerin öğretmeni olmaktan iftihar ediyorum. Gelelim şimdi yazıya:

“Suçlusun Sayın Devlet Bahçeli:

Evlenecektin, çocukların olacaktı. Yetim malı yiyecektin, erkek evlatlarına gemiler alacaktın, ihaleler verecektin, arsalar bağışlayacaktın. Sonra kızını alacaktın yanına, kendine baş danışman yapıp, bol sıfırlı maaş ödeyecektin..

Cuma namazlarına giderken, arkana basın ordusunu yığacaktın. Kıldığın her rekatta poz verecektin, en önlerde kameraların en net çektiği safta yer alacaktın. Ertesi gün manşetlerde boy boy resimlerin olacaktı, alnın secdeye değer şekilde..

Terörist başına “sayın” diyecektin pişkin pişkin. Diyarbakır’dan selam yollayacaktın Barzani’ye, Kürt oylarına talip olmak için. Şehitlere “kelle” diyecektin, “3-5 şehit var diye meclisi mi toplayacağız?” diyerek tersleyecektin gazetecileri. Doğu illerinde pankart yaptıracaktın kendine, altında “Biji Bahçeli” imzalı..

Türk Dünyası’nın yolbaşçılığına değil de, BOP’un eşbaşkanlığına oynayacaktın. İsrail arka bahçe görüşmelerinin ilk durağı olacaktı, Papa ile “Dinler Arası Diyalog” diyerek el ele gezecektin.

-Ahmet Şafak’ta kimmiş- Ahmet Kaya dinleyecektin, yetmezmiş gibi bir de “Devlet Sanatçısı” ödülünü verecektin. Şivan Perver ile el ele: “Amed Halkı’nı muhabbetle kucaklıyorum.” diyecektin Diyarbakır sokaklarında..

Hiç kafana bile takmayacaktın milletinin geleceğini, CHP’nin “Gel Başbakan ol, HDP’nin de dışarıdan destek vereceği bir koalisyon kuralım.” teklifini düşünmeksizin kabul edecektin.

Aldığın vekil maaşı ile bir köşk de sen yaptıracaktın Ankara’ya, içinde yüzlerce oda, koruma olan. Zarar vermeyecektin gırtlağına, bağırmayacaktın hiç, “Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” diyerek meydanlarda..

“Dün Yusuf gitti, bugün Fırat; yarın da Ahmet-Mehmet gider. Bundan iyi prim yapmam lazım. Dur gideyim de Fırat’ın cenazesine katılayım, iki damla gözyaşı dökeyim. Belki birkaç yüz oy kazanırım.” diyecektin, düşecektin yollara..

Dökecektin tüm Ülkücü Teşkilatları sokaklara, kan gövdeyi götürecekti. Geçecektin sen de televizyon karşısına, keyifle izleyecektin..

Bastıracaktın parayı, tüm basını kulun kölen yapacaktın. Attığın her adım masal gibi anlatılacaktı, kaliteli montajlarla yücelecektin..

Batı’da Türk, doğuda Kürt olacaktın. Yeri geldiğinde Saidi Nursi’yi, yeri geldiğinde Ziya Gökalp’i övecektin. Hani derler ya işte; nabza göre şerbet verecektin..

Sayın Bahçeli, suçlusun.. Çünkü, bu memleket için fazla namuslusun.”

Bu genç Bozkurt dediklerinde haksız mı? Şayet bunları yapsaydı ondan iyisi olmaz hem de şuan iktidarda olurdu. Eğer O, Amerikan’ın isteklerine evet deseydi iktidar olmak o kadar da uzak bir mesafede olmazdı. Eğer onlara evet deseydi sadece bugün PKK’yla masaya oturan, çözüm diye direten AKP ve Erdoğan olmaz, onların yerine MHP ve Lider Bahçeli olurdu. Oysa O şimdi bile HDP’yi flu görüyoruz diyor, anayasanın ilk üç maddesi diyor, ihanetle ortak olmayız diyor… Adı bu yüzden hayırcıya çıktı.

Biz Ülkücüler, seni bu hayır nedenlerinle seviyor ve takdir ediyoruz. Allah razı olsun. Bizi bu yolda, Allah yolunda doğru adımlarla temsil ettiğin için binlerce kez sağ ol. İşte bunun için istemezler seni iktidar ve yancıları, Batı ve Amerika sevdalıları, BOP’çular, Diyalogçular, dinciler, mezhepçiler, etnikçiler, bölücüler, hümanistler, liberaller, omurgasızlar, kemiksizler, tabi ki istemez seni.

Şimdi de bazıları olmayan bir kongreye aday diye ortaya çıkyorlar. Ülkü devi ilan edilen koca koca adamların önünde, dolu olan Genel Başkanlık makamı için adaylardan birinin adı yazılarak “Hoşgedin Genelbaşkanım” yazılıyorsa ve bu şahıslar, hatta aksaçlılar ya da aksakallılar bu rezilliğe müsade ediyorsa yazıklar olsun onlara…

Lider Devlet Bahçeli rahmetli Alparslan Türkeş demektir. Lider Bahçeli demek Amerika’dan uzak bir siyasi çizgi demektir. Lider Bahçeli demek Türk Dünyasının Lideri demek. Lider Devlet Bahçeli, Ülküye sevdalanmış koca bir yürek demektir. Ülkücüye vefayla bakan bir ağabey demektir.

Ülkü yolunda 1969 yılından beri Başbuğun yanında yürümeye başlayan, ömrünü maddi manevi bu yolda harcayan, gerektiğinde tek başına partiyi taşıyan, gençliğe çok önem veren bir elinizde Kuranı Kerim, diğer elinizde bilgisayar olsun diyerek teknolojiyi iyi kullanmamızı, dinimizi iyi anlamamızı söyleyen, vatanı canından aziz bilen, önce ülkem diyen ilkeli, dürüst bir Liderdir.

Liderimden özür dileyerek bana göre tek hatası ahde vefa göstererek zamanında davanın dışına çıkmıış, partiden uzaklaşmış kişileri, partiye tektrar davet ettiği insanlar hep bizi mağdur etti, Ona hançer salladı. Bay Tuğrul, bay Ümit örneğinde olduğu gibi.

Siz bunu büyüklüğün gereği, ahde vefa olarak yaptınız; ancak karşınızdakiler bunu anlayacak kişiler değilmiş. Ve bugün karşınızda bir saf oluşturmaya çalışanları destekleyenlere sesleniyorum: Daha ne kadar yanılgıya doğru koşacaksınız? Daha ne kadar Genel Başkan adayı olanları seçilemeyince başka partilere gittiğini seyredeceksiniz Ramiz ağabeyinizde olduğu gibi? Bu olayların yaşanmasına müsade edecekmisiniz?

Ülkücü Ülkücüyü her koşulda ve ortamda bilir ve tanır. Ömrü Ülkücü Harekete hizmetle geçmiş olan Lider Devlet Bahçeli’yi, DYP’de olup da, AKP’ye varıpda kendince Ülkücülük yapanlarla, köyde kavga ediyorduk diyenlerle kendilerine Ülkücü geçmiş yazmaya ve bu konuda ‘şiracının şahidi bozacı’ sözünde olduğu gibi onlara Ülkücü geçmiş yazmaya kalkışan, dava adamı diye bildiklerimizi Allaha havale ediyorum. Onları Lider Devlet Bahçeli’yle mukayese hadsizliğine bile giremem!

Ülkü ile kalın!

Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER