SON DAKİKA

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Suçlu ayağa kalk

Bu haber 06 Nisan 2015 - 13:18 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.

Bugün sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada AKP deyince akla gelen, yıllardır planlı biçimde ülkenin bir ihanet sarmalına sokulması ve bu menfaat düzeninin ürettiği, rüşvet, yolsuzluk, yalan, talan, ihanet, iftira, baskı, zulüm, kıyım, torpil ve kayırma-yandaş olmayanı dışlama, israf, saltanat, hukuksuzluk, anti-demokratik düzen bataklığıdır.
AKP’ye oy verenlerin tamamı da, bakanından milletvekiline, teşkilat mensubundan yanaşmasına kadar kadroları da, bunun böyle olduğunu görüyor, biliyor ve kabul ediyor. Kiminin vicdanı sızlıyor ve artık bu tahammül edilemez durum karşısında isyan edip, yollarını ayırıyor. AKP’nin onlarca kurucusu, milletvekili, bakanı bu yüzden ayrılmış gitmişlerdir. Abdüllatif Şener’den Ertuğrul Günay’a kadar bir çok bakan istifa gerekçelerinde, AKP’nin nasıl bir yalan, talan ve ihanet düzenine dönüştüğünü net ve kesin şekilde ortaya koymuşlardır. Kimilerinin vicdanı sızlasa da, bu menfaat düzeni içinde payını aldığı için susuyor, hatta destek veriyor. Bazılarını da menfaat dahi artık susturamıyor ve isyan noktasına geliyorlar ki, Bülent Arınç’ın son dönemdeki çıkışları bunun çarpıcı örneğidir.

İBRET VEREN MEKTUP
Biz Bülent Arınç’ın tutarsızlıklarını, bu yıkım düzeni içindeki yerini ve rolünü çok iyi biliyoruz. Bugün sureti haktan görünme çabası, bugüne kadar ki yanlışlardaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaya yetmeyecektir ve vebalini çekmek durumundadır. Nitekim, kendisini yakından tanıyanların, 40 yıllık dostu olan Burhan Özfatura’nın basına yansıyan mektubu çok çarpıcı ve ibret vericidir. Hem haber niteliği olduğu için, hem de AKP’nin gerçek yüzünü yansıttığı için, “Kardeşim, Bülent Arınç…” diye başlayan mektubun bir bölümünü aynen buraya alıyorum. Mektubun ilk bölümünde aralarındaki dostluğun geçmişinden söz ediliyor ve buna dayanarak yapılan tespitten sonra, Arınç’ın AKP gibi bir yapının içinde nasıl kalabildiği maddeler halinde şu şekilde sorgulanıyor:

VEFA İZAH OLAMAZ
1) Bunun, vefa gerekçesi ile izahı, mümkün olamaz. Zira, senin kimseye (başta Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Abdullah Gül olmak üzere) böyle bir borcun olamaz. Aksine; senin desteğinle bir yerlere gelenlerin, sana vefa borcu vardır.
2) Yine, “bu kötü gidişe, çöküşe engel olmak için, kaldım” da diyemezsin. Zira, AKP’de (kimseye önem vermeyen, istişare yapmaya tenezzül etmeyen, çevresinin dalkavuklarla çevrilmesinden (hatta şirke giren tavır ve sözler sergilemesinden) rahatsız olmayan, herkesi konu mankeni gibi gören, hukuk düzenini ve demokrasiyi hiçe sayan, ülkeyi kendi şirketi gibi yürütmeyi arzu eden) tek bir otorite mevcuttur. Bu otorite; bugüne kadar, sen dahil-kimseye söz hakkı ve inisiyatif tanımış mıdır? Bundan sonra da tanıması mümkün müdür? Kaldı ki, her fırsatta, senin karizmanı çizme gayreti yok mudur?

YOKLUK, YASAK, YOLSUZLUK ZİRVE YAPTI
3) Eminim ki, mevcut tablo, seni de çok üzüyordur;
a) Hani, yokluklarla, yasaklarla, yolsuzluklarla, mücadele edilecekti? Şu anda, hepsi zirve yaptı.
b) Hani, bir ‘dava’ edebiyatı vardı. İnancımıza hizmet edilecekti?
Şu an; toplum tam anlamı ile dejenere oldu. Milli ve manevi değerlerimiz yozlaştırıldı. Fuhuş, kumar, alkol, kaçakçılık, sapıklık, uyuşturucu, rüşvet, torpil, yolsuzluklar, zulüm, kıyım, iftira, baskı, kul hakkına tecavüz, kamu malına el uzatma, haramzadelik, lüks, israf, saltanat, görgüsüzlük, gasp, hırsızlıklar, cinayetler, kadına şiddet vb. zirve yaptı.
Anketlere göre; AKP iktidara geldiğinde, beş vakit namaz kılanların oranı yüzde 40 idi. Şimdi yüzde 18’e indi. Bunda en büyük vebal, partinize aittir. (İmam hatip öğrencileri arasında, bu oran, maalesef yüzde 13’dür.)

Kula kul olmak yaygınlaştı. ABD’nin projesi, ‘Ilımlı İslam’ gerçekleştirildi. Ve Diyanet susturuldu. Suç ortağı haline getirildi.
c) Hani, ‘Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Dil’ deniliyordu? Hani; ‘teröristle masaya oturan şerefsizdi’?
Peki, niçin ülkenin büyük bölümü, terör örgütüne teslim edildi? Niçin, her türlü taviz verildi? Niçin, KCK ve PKK operasyonları durduruldu? Niçin, İmralı’daki cani, bu kadar parlatıldı?
d) Nedir bu, gurur, kibir, enaniyet, dünya hırsı? Nerede, hukuk düzeni, demokrasi, fikir, ifade, inanç ve teşebbüs hürriyetleri, kul hakkına saygı, can, mal ve namus güvenlikleri?
Ülkede; bozulmadık, dejenere edilmedik, işgal edilmedik bir kurum kaldı mı? Halk, niçin sizlerden, bu kadar nefret etmektedir?
O; büyük, zor ve dehşetli ‘hesap gününde’, havuz medyası, mal, mülk ve dalkavukların bir işe yaraması mümkün müdür?

ZULÜM DÜZENİNE DESTEK OLMAYIN
Sevgili kardeşim; dün geçti, yarın meçhul. Tek imkân, bugünü değerlendirmektir. Bu açıdan, ‘7 Haziran sonrası’ filan demeyin. Kendinizi, bir an önce, bu günah çukurundan kurtarın. Daha fazla suç ortaklığı etmeyin. Suçluları ve suçları savunmayın. Bu zulüm düzenine destek olmayın. Aksine; halkın uyanması için, gayret edin. Gerçekleri anlatın.
Hepimiz görüyoruz ki; mutlu değilsiniz. Yüzünüz gülmüyor. İnanıyorum ki; bu tabloyu tasvip etmiyorsunuz. Vicdanınız kanıyor. Hatta zaman zaman, vicdanınızın sesi baskın çıkıyor, güzel şeyler söylüyor, tenkit yapıyorsunuz. Ama hemen, geri adım atıyorsunuz.
Siz, AKP şablonuna uygun bir tip değilsiniz. ‘Haram-helal ver Allahım. Kulun doymaz yer Allahım’ diyemezsiniz.
Kurtulun bu vebalden. Size yakışanı yapın. Aslınıza dönün. Ebedi hayatınızı daha fazla, riske atmayın. Kırın zincirlerinizi.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.