SON DAKİKA

Plastik Top Gibi

Gündem Yazıları

Suç Ortaklarının 30 Mart Korkusu

Bu haber 02 Aralık 2013 - 9:33 'de eklendi ve 7 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Geride bıraktığımız hafta PKK’dan ilginç bir açıklama geldi. Ancak gündemin başka yönlere sürüklenmesinden ötürü bu vahim açıklama üzerinde maalesef durulmadı. Son derece önemli ve ülke olarak hangi üzücü hale düşürüldüğümüzün yansımasıydı o açıklama.

PKK’ya yakınlığı ile bilinen bir haber sitesinde yer alan açıklamada terör örgütü, AKP’nin politikaları ile bebek katilinin öngörülerinin uygunluğu konusunda vardıkları kanaat gereğince sözde çözüm sürecine evet diyerek yola koyulduklarını ve bunun da ilk aşamasında istedikleri sonucu elde ettiklerini duyurdu.

Açıklamasının bu bölümüne kadar PKK’nın neyi kast ettiğine bir bakalım. Terör örgütü sınır dışına çıkmamasına rağmen AKP’nin talimatıyla bölgede asayiş görevini icra etmesi gereken polis ve askerin geri çekildiği, hatta teröristlerle karşılaşsa dahi anayasaya aykırı olmasına karşın hiçbir müdahalede bulunmadığı, yaşanılan birçok olayla beraber artık anlaşılmış durumda. Genel Kurmay Başkanlığı’nın yakın bir zaman öncesine kadar Mardin ili Nusaybin ilçesinde devriye görevi gören askerin üzerine açılan ateşe “meşru müdafaa” anlamında cevap verildiğini belirtmesi, PKK’nınsa durumu askerin “kendi bölgelerine girmesi” karşısında “uyarı” amaçlı ateş açıldığını söylemesi bunun tezahürüdür.

PKK ve AKP’nin 30 Mart Hedefi

PKK’nın açıklamasının ikinci ve can alıcı kısmıyla devam edelim. Açıklamanın devam eden bölümlerinde PKK, sözde çözüm sürecinin ikinci aşaması esnasında yürütmeye alakalı bazı sorunlar yaşandığını ve bunun karşısında da yine terörist başının görüşleri çerçevesinde hareket ettiklerini söylüyor.

Ve ardından “Türkiye siyasetinin nasıl yürüyeceği, esas olarak 30 Mart 2014 yerel seçimlerinin sonuçlarına göre belirleneceği anlaşılmıştır. O zamana kadarki süreç ağırlıklı olarak seçim mücadelesi biçiminde geçecektir. Bu nedenle 30 Mart yerel seçimleri siyasi bakımdan büyük anlam ifade etmektedir. Sonuçları Türkiye’nin siyasi gidişatını, doğrultusunu belirleyecektir.” ifadeleriyle önümüzdeki döneme ilişkin neler planladıklarını gözler önüne sermişti.

Bu ifadelere göre PKK aslında 30 Mart 2014’de yapılacak olan yerel seçimlere kadar eylemsizlik sürecini, tıpkı terörist başının daha önceden yapmış olduğu çağrıya uygun olarak uzatıldığını ilan etmektedir. 2002 yılından bu zamana kadar her seçim döneminde tekrarlanan manzaranın, önümüzde duran yerel seçimler için de tekrarlanması malumun ilanından başka birşey olmamıştır. AKP sayesinde, çok büyük kazanımlar elde eden PKK’nın, AKP’yi yerel seçimlerde zora sokacak, elini zayıflatacak hiçbir girişimde bulunmaması kadar doğal, ancak kendi unsurları ile beraber AKP’nin de genel koşullarda oyunu daha da artırmasını beklemekten normal birşey olamaz.

Açıklamanın bu haliyle kalması akıllarda bazı soru işaretleri oluştursa da sadece PKK’nın duruşu olarak nitelendirilebilirdi. Ancak Recep Tayyip Erdoğan’ın, partisinin aday belirleme toplantısı sırasında neler söylediklerini işitince, meseleyi yakından takip edenlerin şüphelerinde ne kadar haklı olduklarını anladıklarından eminim. AKP-PKK ortaklığının ip uçlarını veren ifadede Recep Tayyip Erdoğan “Eğer meselesi olan varsa meselesini, 30 Mart akşamına kadar ertelesin.” diyerek kendi teşkilatına yapıyor gibi görünen çağrıyı aslında genele yönelik söylemiştir.

AKP yerel seçimlerde çok büyük bir kayıp yaşayacağını biliyor. Bunun için sahip olduğu tüm imkanları kullanarak yaşayacağı kaybın önüne geçmeye çalışıyor. Bu zamana kadar kimlerle kol kola yürümüş, kimlerle “suç ortaklığı” yapmışsa bir taraftan tatlı dille, diğer taraftansa aba altından sopa gösterdiği ortaya çıkan çeşitli meseleler aracılığıyla beraberliğini yerel seçimlerde de sürdürmek isteyerek kendi imkanlarını zorlamak için uğraş veriyor.

AKP 30 Mart 2014’de Nasıl Bir Sonuç Alacak?

Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaset danışmanı ve aynı zamanda Star Gazetesi yazarı olan Yalçın Akdoğan’ın “Şimdi birileri AK Parti’nin en son milletvekili seçiminde aldığı yüzde 50’yi başarı çıtası olarak gösterip, bir puanlık bir oynamayı bile büyük bir başarısızlık gibi takdim etme yoluna gidecekler. Oysa başarı ölçütü en son milletvekili oyunu geçmek değildir… Eğer bir kıyaslama olacaksa bunun iki ölçütü olabilir. Birincisi 2009 yerel seçimlerindeki toplam yüzde, ikincisi alınan belediye sayısı…” sözleri AKP’nin aslında çok büyük bir kayıp yaşadığının ve bu kayba kılıf bulma çabasında olduğunun en belirgin göstergesidir. Bu ifadeye göre AKP’nin yerel seçimler için %38’lik bir oy oranına ulaşmak için mücadele vereceği anlaşılıyor.

Şu tezatlığa lütfen dikkat edin, gerek Erdoğan ve gerekse diğer üst düzey AKP’liler bu zamana kadar sürekli “oy oranımız %50’nin üzerinde” türünden açıklama yaparken, şimdi kalkmış Yalçın Akdoğan, 2009 yılı yerel seçimlerini işaret ederek AKP’nin yerel seçimlerde %50’nin çok daha altında oy alacağını söylüyor.

AKP’nin bu seçimde “Abbas yolcu” misali bir sonuç alarak Cumhurbaşkanlığı ve sonrasında gelecek genel seçimler atmosferine de böyle girmesi bana göre kesindir. Yerel seçimler PKK ile girişilen ortaklığa, Andımızın kaldırılmasına yani Türk Milleti kimliğinin silinmeye çalışılmasına, “Kuzey Kürdistan” gibi mesnetsiz ifadelerle bölünme provasının sergilenmeye çalışılmasına, çapulcu Barzani ve teröristlerle kol kola yürümeye milletin ne cevap vereceğinin göstergesi olacaktır.

Herkes biliyor ki, AKP bu seçimde bitirilmezse PKK ve diğer şer odakları ile el ele verip Türk Milleti’ni ve Türk Milleti’nden yana olan herkesi bitirmeye çalışacaktır. Bu sebeple 30 Mart günü tüm milli unsurlar AKP’ye sandıkta ağır bir darbe vurmak, demokrasinin gereğini yerine getirmek zorundadır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.