Asikurtlar©

STEPNE.. YEDEK LASTİK.. KOLTUK DEĞNEĞİ.. VAR MI ARTTIRAN?

STEPNE.. YEDEK LASTİK.. KOLTUK DEĞNEĞİ.. VAR MI ARTTIRAN?
03 Temmuz 2015 - 10:47 'de eklendi ve 5109 kez görüntülendi.

TBMM Başkanı İsmet Yılmaz oldu.. 4. tur seçimde 258 oyla..

Meclis Başkanı belli oldu; sosyal medyada kıyamet koptu..

MHP’ye tepkiler dur durak bilmedi..

Stepnedir, yedek lastiktir, otomotiv ve torna tesviye alanından teşbihlerle zenginleştirilmiş yorumların haddi hesabı yok..

7 Haziran’dan bu yana koalisyonlar kuruldu, yıkıldı, olmadı başka koalisyon kuruldu, yok erken seçime gidildi, erken seçimin sonuçları bile tartışıldı.. Cümleye “Zinhar koalisyon kurmayız” diye başlayanlar koalisyona yeşilin en yeşili ışık yaktılar..

Hal böyleyken 7 Haziran’dan bu yana dediğinden milim geri adım atmayan tek parti MHP..

HDP ile ilgili tavrı malum.. AKP ile koalisyon görüşmeleri yapmak için kırmızı çizgileri malum..

Meclis Başkanlığı seçimi öncesinde MHP grup toplantısında da bir kez daha altını kalın kalın çizdi Genel Başkan Devlet Bahçeli..

7 Haziran gecesi ne dediyse aynı çizgide kalan parti MHP, koalisyon ihtimalleri konuşulurken de Meclis Başkanı seçilirken de en fazla eleştirilen parti halini aldı.. Enteresan bir durum tabii..

Yarını düşünmeden atılan her türlü adım kaybettirir.. Bu bütün partiler için geçerli.. Hele ki alicengiz oyunları için zeminin uygun olduğu bir ortamda iki düşünüp bir adım atmak lazım..

Efendim başıma bir şey gelmeyecekse son hadiseye dair şöyle birkaç soru sormak isterim.. Genç bir haberci olarak..

– MHP,geçersiz oy kullanmak yerine Deniz Baykal’a oy verdi diyelim.. Sonra yarın bir gün meydanlarda “İşte HDP ile bir araya geldiler.. Bakın nasıl hepsi bir arada.. Meclis Başkanlığı seçiminde hepsi oradaydı” denilince ne olacaktı?

– MHP’ye stepne, lastik vs derken AKP’ye olan öfkelerinden dolayı bunu söyleyenler..

Deniz Baykal ne yapmıştı? Siyaset arenasına Recep Tayyip Erdoğan’ın girmesini

sağlayan ve bu desteğiyle gurur duyan kimdi? Baykal’a kimse stepne demiyor

bugün. Ne için?

– “Ne özeli genel geneeeel” diye başına gelen kaset komplosunun üzerinde tepinildiği günleri unutarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ile mutlu mesut pozlar veren Deniz Baykal, o görüşmede ne konuştu? Böyle bir görüntüyü vermeyi neden kabul etti? Evet Baykal Saray’da değil, Dışişleri konutunda görüştü Erdoğan ile; ama bu Baykal’ın Saray’a çıkmadığı anlamına gelir mi?

– Kılıçdaroğlu bu görüşmeyi neden normal karşıladı?

– Ekmeleddin İhsanoğlu’na destek istendiğinde, Kılıçdaroğlu’nun “Çatı mı kaldı?” diye tepki göstermesi ne kadar normal?

– CHP’nin kendi adayına destek istemesini makul karşılayanlar, MHP’nin kendi adayına CHP’den destek istemesini neden kabul edilebilir bulmuyor?

– Başbakanlık koltuğunu bile bırakabilecek kadar fedakar (!) olan CHP Genel Başkanı, Meclis Başkanlığı koltuğu konusunda neden fedakarlık etmeyi aklından bile

geçirmedi?

– Erdoğan- Baykal görüşmesi hiç mi işkillendirmedi CHP’yi? Bu iş birilerinin (!) bir

tezgahı olabilir mi, diye bir düşünce hiç kemirmedi mi acaba içlerini?

– Meseleye bu açıdan bakınca MHP’ye gösterilen tepki kadar CHP’ye de tepki

gösterilmesi gerekmiyor mu? CHP’nin suçu yok mu hiç gerçekten?

– Başından beri dediğini değiştirmeyen, kendi adayıma desteğim baki, diyen bir partiye

neden bu kadar yükleniliyor? Ne HDP ile yan yana geldi ne AKP’ni adayına oy

verdi.. Ne Saraylara layık (!) adaya yakınlaştı ne Davutoğlu’na istediğini verdi..

Geçersiz oy kullandı.. 7 Haziran’daki duruştan farklı olan ne MHP’deki?

– AKP ile koalisyona yeşil ışık yakan CHP, AKP- MHP koalisyonu konusunda

küçücük bir ihtimal olunca bile niye serzenişte bulunuyor?

– Uzun bir süredir altı üstü ayrı oynayan siyaseti o kadar kanıksadık ki kararlı duruş

stepne olarak değerlendirilir oldu.. Sanki sakin olsak toz duman dağılacak da

göreceğiz gibi ama.. Dur bakalım..

//////////////////////////////////////////

BU NOTU DA BURAYA ŞÖYLE BIRAKAYIM..

Yarın öbür gün yine stepnedir, lastikdir, koltuk değneğidir demeden kimse, yazayım..

“Güney hudutlarımızın öbür yakasında sınır ve derinliği net olarak belirlenecek bir alan üzerinde güvenlik kuşağı oluşturulmalıdır.Türk milleti IŞİD’e PYD’ye PKK’ya boyun eğecek kadar aciz ve korkak değildir. Bu toprakları şehit kanıyla vatanlaştırdık. Hiçbir kanlı ve kiralık terör örgütünün insafına terk edemeyiz. Bilinsin ki asla da etmeyeceğiz.”dedi ya Devlet Bahçeli..

Şu toz duman dağılınca ve konu daha fazla gündeme gelince yine çıkacak biri “Erdoğan ile aynı şeyleri söylüyorsunuz” diyecek… “AKP ile aynı söylem” diyecek.. “Yine imdada yetiştiniz” diyecek..

Bir müdahalenin, Suriye’ye girmenin doğruluğu vs değil değinmek istediğim.. O ayrı bir konu..

Günü gelince bu konuyla ilgili birileri yine çıkıp stepne der diye şimdiden hatırlatmalı.. Suriye’nin kuzeyindeki duruma ilişkin uyarıları yıllardır yapan kişi Devlet Bahçeli.. Yine söylemini milim değiştirmemiş isim..

BOP Eşbaşanı olduğunu söyleyenle, PYD’ye yardım için toprağımızdan peşmergenin geçişine izin verip, şimdi PYD’nin devlet oluşumuna izin vermeyiz diyenlerle, başından beri 4 parçalı kürdistan uyarısı yapanı bir tutmamalı..

Söylemi değişenin kim olduğunu iyi görmeli..

Ülkenin çıkarları söz konusu olunca doğruyu yapan yanlış kişi bile olsa doğruyu destekleme ilkesine sahip olanı da yanlışla karıştırmamalı..

Karışık mı oldu biraz? Ne de olsa önümüzdeki gülerde anlaşılır..

ÇİĞDEM AKDEMİR

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER