SON DAKİKA

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

BÜYÜK YÜZLEŞME…

Gündem Yazıları

Sözcü’nün saplantılı sözcüleri

Bu haber 27 Şubat 2016 - 10:19 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

Kendini ülkücü, milliyetçi, MHP’li olarak tanıtanları anladık da, bu davayla, bu siyasetle, bu hareketle uzaktan yakından ilgisi olmayan, hatta ömrünü MHP düşmanlığı ile geçirmiş olanların, akıl vermesi, ahkam kesmesi, genel başkan tayin etmesi karşısında, “pes artık” demekten başka söz bulamıyoruz.

HAVUZUN BESLEMELERİYLE AYNI ANDA
Sözcü Gazetesi yazarlarının son zamanlarda depreşen MHP ilgisinin altında neyin yattığı, akıl ve izan sahibi herkesin malumudur. Bu güruh da tıpkı havuz medyasının beslemeleri gibi ve onlarla aynı anda MHP’yi karıştırmak ve kendi güdük emellerine alet etmek için bir fırsat doğduğunu zannederek, harekete geçmişlerdir. Her ne kadar Yıldıray Çiçek kardeşim bunlara gerekli cevabı verip, yazdıklarına, yazacaklarına pişman ediyor olsa da, suratlarına geleni Nisan yağmuru sayıyor, kaldıkları yerden iftiralarına devam ederek fitne çıkarmaya uğraşıyorlar.

HER KELİMESİ YALAN
Diğer Sözcü yazarları gibi Emin Çölaşan’da bir türlü aşamadığı önyargıları ve güdük zihniyetiyle MHP’yle ve özellikle de sayın Genel Başkan Devlet Bahçeli ile ilgili ahkam kesmiş. Neresinden başlayıp, neresini düzeltelim?Her satırı, her kelimesi yalan, yanlış ve hatalı.”Köşe yazayım” derken, saplantılarını ifşa etmiş ve seviyesiz bir şekilde kin kusmuş. Bir faydası olur mu bilmiyorum, ama biz kendisine işin aslını bir defa daha hatırlatalım: MHP’nin 7 Haziran sonrasındaki siyasetinde hiçbir yanlış olmadığı, bugün çok daha iyi anlaşılmakta ve tescil edilmektedir. AKP’nin yalan, talan ve ihanet düzenine ortak olmadığı gibi, CHP ve Çölaşan zihniyetinin ihanetin odağı olan HDP ile MHP’yi biraraya getirme gayretlerini de, elinin tersiyle itti. Çölaşan gibilerin bir türlü anlayamadığı şey, MHP’nin HDP zihniyetiyle değil ittifak etmesi, yanyana durmasının dahi kendini inkar etmek olacağı, bu ihanete ve yaşanan kalleşliklere ortaklık etmek anlamına geleceğidir.HDP’nin yaptıkları ve terörün vardığı seviye,Çölaşangiller için sorun olmayabilir, ancak MHP ve ülkücüler için asla kabul edilemez bir durumdur ve vatan meselesidir. Sayın Bahçeli’nin PKK uzantılarına karşı tavrının ne kadar doğru ve haklı olduğuna, akıl, izan ve vicdan sahibi herkes, bugün yaşananlarla birlikte bir defa daha şahit olmuştur.

BİZ GİDERSEK BUNLAR GELECEK
AKP’yi besleyen, büyüten ve bu duruma getiren temel siyaset Çölaşangillerin varlığıdır. 7 Haziran’la 1 Kasım arasındaki farkı oluşturan da tam olarak budur. AKP, CHP ve Çölaşangillerin HDP ve PKK hayranlığını, inanç ve milli değerlere saygısızlığını gösterip, “biz gidersek bunlar gelecek” diyerek, milleti korkutmuş ve sonuç almıştır. Kaldı ki bu ilk değildir. AKP ne zaman sıkışmışsa, imdadına CHP ve CHP zihniyeti yetişmiş ve hayat suyu vermişlerdir. Darbe korkutmalarından, inanç istismarına kadar AKP’nin seçim meydanlarında kullandığı bütün argümanların dayanak noktası, CHP ve CHP’nin yanlışları, Çölaşangillerin yazdıklarıdır. AKP zihniyeti seçim meydanlarında MHP’nin geçmişini, Ortadoğu yazarlarının yazdıklarını değil, CHP’nin yaptıklarını, açıklamalarını, geçmişini, Sözcü Gazetesi ve Çölaşangillerin yazdıklarını kullanarak milleti korkutuyor ve oy alıyor.Bırakın stepne olmayı, AKP’nin ortaya çıkışının altında dahi CHP ve Çölaşangiller vardır. Ve bunlar var oldukça, bunlar bu çağdışı ve güdük zihniyetleriyle siyasete ayar vermeye, ülkeye gelecek belirlemeye kalkıştıkça, AKP’nin işi her zaman kolay olacaktır.

ÇÖLAŞANGİLLERE UYULSAYDI, AKP YÜZDE 60’LA GELİRDİ
Burada bir parantez açıp,bu güruhun HDP ile MHP’yi bir araya getirme gayretlerine tekrar dönelim: Bir an için MHP’nin gaflete düştüğünü ve Çölaşangillerin aklına uyup HDP ile bırakın hükümet kurmayı, Meclis Başkanlığı için aynı adaya oy verdiğini düşünelim. Bu AKP için arayıp da bulamadığı altın bir fırsat olurdu. Nitekim,aylarca böyle bir fırsat beklediler. Seçim meydanlarına çıkar, MHP’yi, CHP ve HDP ile aynı kefeye koyar, üzerine de paraleli oturtur, gökkubbeyi yere indirirlerdi.MHP bu oyunlara gelmediği halde, yalan ve iftiralarla bunları yapmaya çalışmadılar mı? Ellerine biraz malzeme verilse, emin olun seçim için 1 Kasım’ı da beklemez, çok daha önce sandığı milletin önüne koyar ve yüzde 60’la gelirlerdi. Başkanlık hesabını da, ülkeyi tarumar etmeyi de kolayca hayata geçirirlerdi. Akıl, izan, vicdan, iman sahibi herkes bunun böyle olacağını anlar, görür ve kabul eder.Dolayısı ile MHP belki 40 milletvekili kaybetmiştir, ama ülkeyi büyük ve sonu kestirilemeyen bir felaketten kurtarmıştır.Çölaşangillerin MHP’ye bu kadar kızgın olmasının asıl sebebinin, bu felaketin önlenmesi olduğu anlaşılıyor. CHP ve zihniyetinin bedelini, MHP ödemek zorunda kalmıştır.MHP iktidar olursa, ülkenin selamete ereceğini, huzurun sağlanacağını, dünyada saygın ve etkin bir konuma geleceğini ve dolayısı ile Çölaşangillere istismar alanı kalmayacağını kendileri de çok iyi biliyorlar.

ÖNCE AYNAYA BAKIN
Başka hiçbir ölçü olmasa dahi, Çölaşangillerin yazdıkları MHP’nin doğru yolda olduğunu anlamaya da, anlatmaya da fazlasıyla yeterlidir. Sayın Bahçeli için yazdıkları, nasıl bir kin beslediklerinin hazin belgeleridir. Zira, gerçeklerle hiçbir ilgisi alakası olmadığı gibi, bunca yıl geçmiş olmasına rağmen Sayın Bahçeli’yi hiç, ama hiç tanımadıklarının da ispatlamaktadır. Aksi olsaydı, sayın Bahçeli’nin yeri geldiğinde ne kadar nüktedan olduğunu, hoşgörüsünün ve özellikle vefasının sınırlarını Çölaşangillerin hayal bile edemeyeceğini; ahlakıyla, centilmenliğiyle, beyefendiliğiyle siyasete nasıl seviye getirdiğini bilir ve kabul ederlerdi. Çölaşangillere bir tavsiyeme de kimin ne surat olduğuna karar vermeden önce, dönüp aynaya bakmaları ve kinden kararmış yüzlerini bir defa daha görmeleridir.
Orhan Karataş

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.