SON DAKİKA

SÖZCÜ SUSARSA, FETÖ PROJELERİ SUSAR!

Bu haber 23 Mayıs 2017 - 19:51 'de eklendi ve 5 kez görüntülendi.

Sözcü gazetesine FETÖ operasyonu yapıldı. Soruşturma kapsamında gazetenin sahibi Burak Akbay, internet sorumlu müdürü Mediha Olgun, Mali İşler Müdürü Yonca Kaleli ve muhabir Gökmen Ulu hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan “Sözcü gazetesinin yöneticileri hakkında, şu anda zaten firari, yakalama var. Gözaltı var. Soruşturma işlemleri devam ediyor” açıklamasını yaptı. Firari olarak ifade edilen kişi de Sözcü’nün sahibi Burak Akbay…
O da firari olmadığını ve referandumda oyunu kullanıp tekrar yurt dışına çıktığını ifade etti. Sözcü gazetesine açılan FETÖ soruşturmasının içeriği genelde 15 Temmuz akşamı ortaya koyduğu yayın politikasıyla alakalıdır.
En önemli iddialardan birisi de Sözcü’nün sahibi Burak Akbay’ın darbe girişiminden saatler önce matbaayı arayarak “Boşuna gazeteleri basmayın, uçaklar kalkmayacak” diye talimat verdiğinin tespit edildiği iddiasıdır.
Elbette basın özgürlüğünün korunması taraftarıyız.
Ama terör örgütleriyle ortada bir ilişki varsa, zaten basın özgürlüğü o noktada işlevini kaybetmektedir.
Suçlamalar, iddialar önümüzdeki süreçte daha da netleşecektir.
Fakat Sözcü’nün sahibi Burak Akbay hakkındaki FETÖ iddiaları bugünün meselesi değildir. 7 yıl önce bile hakkında cemaatle ilişkisine dair yazılar yazılmıştır. Bu iddiayı ortaya atan ve yazan kişide cemaatin yetiştirdiği, cemaatin tüm hücrelerini bilen Fehmi Koru isimli yazar olmuştu:
***
“Ayrılanlar Sözcü’ye mi gider? Herhalde… Cemaat’in aklına bir kez daha hayranlık duymama sebep olan bir proje ‘Sözcü’… Öğrenciliği Cemaat evlerinde geçmiş sahibi görünen delikanlıya buradan şapka çıkarıyorum. Bulundukları yerde ‘ileri giden’ yazarlar için bir sığınak gibi ‘Sözcü’ gazetesi; 150 bin civarında satışıyla para bile kazandırıyor olmalı. Muhalefetini de yakın kontrol altında tutacaksın, neme lâzım!”
***
Bu cümleler Fehmi Koru tarafından 24 Nisan 2010 tarihinde Yeni Şafak’ta yazılmıştı. O tarihte AKP-cemaat ilişkisi aşk derecesindeydi. Cemaat henüz terör örgütü ilan edilmemişti. Cemaat kudurup, 15 Temmuz günü darbe girişiminde henüz bulunmamıştı.
Fehmi Koru o tarihte böyle bir yazıyı niçin yazmıştır?
Fehmi Koru’nun cemaati (FETÖ) en iyi tanıyan biri olması ise iddiasını oldukça ilginç ve güçlü kılmaktadır.
Fehmi Koru bu iddiasını Yeni Şafak’taki yazısından 2 yıl sonra Star gazetesinde “Sözcü ise yıpratıcı bir muhalefet yapıyor, ama gaz alma işlevi de var. Turgut Özal’ın rahle-i tedrisinden geçmiş Ertuğrul Akbay ile yurtdışındaki ‘Cemaat’ evlerinde yetişmiş genç Burak Akbay, en kıyıcı kalemleri topladığı gazeteleriyle iktidara göz açtırmaz görünseler de, Sözcü’nün işlevi bence en samimi iktidar yanlısı gazete kadar önemli…” (26 Mart 2012) cümleleriyle tekrarlamıştı.
Fehmi Koru’nun bu yazısından 3 ay sonrada Aydınlık yazarı Sabahaddin Önkibar ise “Sözcü’nün gizli sahibi Fethullah Gülen mi?” başlıklı bir yazı kaleme almış ve orada şu cümleleri kullanmıştır: Başlığa bakıp amma da saçma iddia falan demeyin, yazımı okuyun! Fehmi Koru’yu bilirsiniz!
Fethullah Gülen medyasında uzun yıllar başyazarlık yapan, halen o camiaya çok yakın olan ve cemaati avucunun içi gibi bilen biridir! Satırları tekrar tekrar okuyun lütfen!
Fehmi, Sözcü’nün sahibi Burak Akbay için sahip görünen Işık Evleri öğrencisi diyor!
Dahası, Sözcü’yü muhalefeti konrol aracı gibi sunuyor!
Bu yazıdan sonra Burak Akbay, “hayır Cemaat evlerinde yetişmedim” demedi. Niye acaba?”

***

Gerçekten de Sözcü’nün sahibi Burak Akbay o tarihlerde Fehmi Koru’nun iddialarına cevap vermedi. Ama nedense 7 yıl sonra Sözcü’ye operasyon yapılıp, hakkında yakalama kararı çıkarılınca dili çözüldü. Verdiği cevap ise evlere şenliktir. “Şu okulda okumuştur, şuradan mezun olmuştur” diyerek “Işık Evleri Çocuğu” olduğuna dair iddiaları çürütmeye çalışmıştır. Diploma ve mezuniyet fotoğrafları yayınlayarak bu savunması da oldukça komik olmuştur.
Sözcü’nün sahibi FETÖ’cü mü değil mi bilmiyoruz.
Ona karar verecek olan yargıdır.
Ama Sözcü’nün bir operasyon gazetesi olduğu ve FETÖ’nün hedefleriyle örtüştüğü ortadadır.
7 Haziran seçimleri sonrası (MHP, CHP, HDP koalisyonu kurdurmak) için nasıl yayınlar yaptıkları ve bunu şehitlere ihanet olarak gören MHP’ye ve Lideri Devlet Bahçeli’ye nasıl saldırdıkları arşivlerdedir. FETÖ’de AKP karşısında bu tür bir koalisyon için büyük bir mücadele vermişti.
Sözcü’nün 1 Kasım seçimleri sonrası FETÖ’nün MHP üzerindeki operasyona sonsuz destek vermesi de arşivlerdedir. Yargıdaki tüm FETÖ’cü hâkim ve savcılar MHP’de olağanüstü kongre yaptırmak için seferberlik ilan etmişken, Sözcü’de adeta bu seferberliğin sesi olmuştu.
Sözcü’nün içinde bir tane MHP’li, Ülkücü yazar yokken, bu operasyona destek vermek için hepsi MHP’li, Ülkücü gibi yazılar yazmıştır. Fethullah Gülen’in “Onu koruyun, sahip çıkın” dediği MHP Genel Başkan adaylarını Sözcü korumuş ve parlatmaya çalışmıştır.
Bizim Sözcü ile ilgili şüphelerimizi çoğaltanda bu durumdur.
Sözcü’ye başlatılan FETÖ soruşturmasının en güçlü tanığı Fehmi Koru olmalıdır. Fehmi Koru 2010 yılında Sözcü’nün sahibi hakkında niçin öyle bir iddiayı ortaya attığını savcıya vereceği ifadeyle izah etmelidir.
15 Temmuz darbe girişim günü, Sözcü ile ilgili söylenen iddialarda somut belgelerle ortaya konulmalıdır.
İftira varsa zaten basın özgürlüğüne müdahaledir. İftira yoksa gereken yapılmalıdır.
Sözcü kimin sözcüsüymüş yargının netleştirmesini bekliyoruz.

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.