SON DAKİKA

DAVUTOĞLU HORTLADI

Gündem Yazıları

Harcatan Harcanır!

Gündem Yazıları

KOMEDİ DANS ÜÇLÜSÜ

Gündem Yazıları

Söylemek değil yapmak lazım

Bu haber 11 Mayıs 2017 - 23:11 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

Irak ve Suriye’deki gelişmeler ve ABD’nin terör örgütü YPG ile ilişkilerinin boyutu, Türkiye’nin varlığını ve birliğini doğrudan tehdit eder hale gelmiştir. Dolayısı ile Türkiye’nin yaşananlara seyirci kalamaması, her ne pahasına olursa olsun müdahalede bulunması şarttır. Bütün mesele bu müdahalenin nasıl olacağı ve ne ölçüde yapılabileceğidir.

BİLDİKLERİNİ OKUYORLAR
Hükümetten çok doğru ve sert açıklamalar geliyor, ancak bu yetmediği ortadadır. ABD’nin terör örgütü YPG’ye silah ve mühimmat yardımında bulunmasına, zırhlı araçlar temin edip eğitim desteği vermesine, hatta açık ve aleni işbirliği yapmasına her zaman en sert şekilde itiraz ettik, ama değişen bir şey olmadığı gibi, her gün daha da ileri gittiler. Yüzümüze gülümsüyor, güya dost olduğumuzu söylüyor, Türkiye’yi anladıklarını ve saygı duyduklarını ilan ediyorlar, ardından da bildiklerini okuyor, düşmanlıklarına yeni halkalar ekliyorlar.

GEREĞİ YAPILMALI
Türkiye’yi idare edenlerin en önemli ve hayati eksiği söyledikleriyle yaptıklarının birbirini tamamlamamasıdır. Biz YPG’nin PKK uzantısı bir terör örgütü olduğunu, bu ihanet güruhunun sınırlarımızda yuvalanmasına, muhatap alınmasına müsaade etmeyeceğimizi, Menbiç’in mutlaka temizleneceğini aylar, hatta yıllar önce ilan ettik. Ancak, önemli olan bunun gereğini yapmaktı ve ne yazık ki, işte burada çok geride kaldık. Oysa, Suriye’de Fırat Kalkanı operasyonu ile, Kuzey Irak’da Türkmen varlığı ve Başika’da bulundurduğumuz Türk birliği ile büyük avantaj elde etmiştik. Öncelik almış ve üstün duruma geçmiştik. Kırmızıçizgi olarak ilan ettiğimiz Cerablus’u, Dabık ve ardından da El Bab’ı DEAŞ’dan çok hızlı biçimde temizlemiş ve bölgedeki PKK-YPG unsurlarına çok ciddi bir gözdağı vermiştik. Aynı hızla ve kararlılıkla Menbiç’e yönelmemiz gerekirdi. Nitekim, Membiç PYD-YPG’den temizlenmeden bir yere varmamız ve bölgede güven sağlamamızın mümkün olamayacağını ısrarla ve inatla anlatmaya çalıştık. Ne yazık ki, Menbiç konusunda söylediklerimizi yapamadık ve bugün bunun ağır sonuçları ortaya çıkıyor.

YIKIM PROJESİ
ABD bölgede bölücü ve yıkıcı bir faaliyetin içindedir. Tamamen İsrail’in güvenliğini ön plana alan, İslam dünyasını birbirine düşüren, kan ve gözyaşından başka hiçbir sonucu olmayacak, bir yıkım projesini hayata geçirmenin peşindedir.Kuzey Irak’da Barzani, Kuzey Suriye’de PKK uzantısı YPG üzerinden bir devletçik meydana getirmeye çabalamaktadır.Türkiye gibi bir ülke her türlü yardım ve desteğe hazır olduğunu ilan etmiş, Fırat Kalkanı Operasyonu ile de ne yapılması gerektiğini bütün dünyaya göstermişken, DEAŞ’la mücadele bahanesiyle YPG ile işbirliği yapmanın başka hiçbir izahı yoktur. Bu terör örgütünü bir devletmiş gibi muhatap alıyorlar. Aynı şeyi daha öncede Kuzey Irak’da yaptılar. Barzani peşmergesini bugünkü duruma böyle getirdiler. Şimdi de bu peşmergebaşı Kerkük’e göz dikmiş durumdadır. Arkasından da bir oldu-bitti ile devlet ilan edeceğini saklamamakta ve fırsat kollamaktadır.

TRUMP’IN İMZASI TEHDİTTİR
Sayın Cumhurbaşkanı ABD’ye çok kritik bir ziyarette bulunacaktır. ABD’nin yeni başkanı Trump’la ilk doğrudan temas kurulacaktır. Bu önemli ziyaret öncesinde, yaşanan rezillikleri hatırlatmak ve bir orta yol bulabilmek için Genelkurmay Başkanı, MİT Müsteşarı ve Cumhurbaşkanı Sözcüsünden oluşan bir heyet ABD’ye gitti. Temaslarda bulundu. Türkiye ABD için stratejik ortaktır. NATO üyesidir ve haliyle bu temaslardan bir sonuç çıkması yüksek beklenti halini almıştır. Ancak, ibretle gördük ki, ABD’nin rezillikleri kaldığı yerden devam ediyor. Heyet daha Washington’dan ayrılmadan, Trump efendi, Obama döneminde gündeme gelen, fakat ertelenen terör örgütü YPG’ye doğrudan silah yardımı yapılması planını onayladı. Bu açık ve aleni şekilde Türkiye’ye yönelik bir tehdittir ve Cumhurbaşkanımız bu şartlarda ABD’ye gidecektir.

HİÇBİR TAVİZ VERİLEMEZ
Önce ziyareti, sonrasında da görüşmenin gündemini bir değil bin defa düşünmek ve çok kararlı hareket etmek gerekiyor.Artık, hiçbir türlü taviz veremeyiz ve bu düşmanlığı karşılıksız bırakamayız. Her şey gayet açıktır. Suriye’de de, Irak’da da etkili olabilecek, bütün tarafları ikna edebilecek, coğrafi yakınlığı ile müdahalede bulunabilecek, tarihi ve kültürel bağları ile denge kurabilecek, askeri varlığı ile caydırıcılık sağlayabilecek tek ülke Türkiye’dir. Buna rağmen Türkiye’yi görmezden gelmek, itirazlarını dikkate almamak kabul edilemez bir durumdur. ABD’nin bölgede rahatlama, huzur, barış istemediği kesindir. ABD’nin hesapları ile Türkiye’nin hassasiyetleri hiçbir şekilde kesişmediği gibi, karşı karşıya gelmek kaçınılmaz bir hal almaktadır.

SIRA TÜRKİYE’YE GELİR
Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’de yaşananlar, Büyük İsrail’in uydusu olacak Kürdistan’ın ilk iki basamağını tamamlamak içindir. Buralarda sonuç alınması durumunda sıranın Türkiye’ye geleceğinden hiç kimsenin şüphesi olmasın. PKK kahpeliğini bu yüzden ortaya çıkarmış ve bugünlere taşımışlardır. Bu kadar yoğun mücadeleye, bu kadar gayrete rağmen içeride PKK’nın neden bir türlü bitmediği sorusunun cevabı buradadır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.