Asikurtlar©

Söyledikleriniz Sizi Bağlar!

Söyledikleriniz Sizi Bağlar!
30 Mart 2016 - 9:25 'de eklendi ve 4055 kez görüntülendi.

 

 

Beyaz Hareket Derneği dün düzenlenen sempozyumda Erdoğan’ı övmek için yarıştılar. Onu yere göğe sığdıramadılar… Bu bilgi şölenine (sempozyum) AKP’liler konuşmacı olarak katıldılar.

Moderatörlüğünü 17/25 Aralık yolsuzluk soruşturmasında adı geçen eski bakan Egemen Bağış’ın yaptığı toplantıya, AKP’nin genel başkan yardımcıları Mehdi Eker ile Mustafa Ataş konuşmacı olarak katıldı.

Mehdi Eker, Erdoğan’ı övebilmek için Atatürk’ü bile yok saydı. Erdoğan’ın Sultan Abdülhamit’ten sonra gelen tek lider olduğunu öne süren Mehdi Eker, “millet 160 senedir beklediği liderini buldu” dedi.

Mustafa Ataş tarafından da, “Eğer Tayyip Erdoğan olmasaydı, milletimizin nefesi kesilecekti, mazlum milletlerin nefesi kesilecekti. Yeniden nefesi tükenmek üzere olan milletlere, ümmetlere, ülkemize nefes aldırdığı için sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Erdoğan’ı anlatmaya kelimeler kifayet etmiyor ki anlatalım. Nasıl anlatacağız? Erdoğan anlatılmaz yaşanır. O, bu ümmete Allah’ın bir lüftudur” diye dile getirildi.

Bu derneğin adı her ne kadar Beyaz Hareket olsa da, aslında savunduğu ışığın, aklın tutulmasıydı. Yaptıkları bilimsel bir toplantı, sempozyum değil. Cehaletin tahsil görmüş hali gibiydi. Bir insan hakkında hak etmediği değerlendirmelerin yapıldığı bir toplantı… Neymiş Allah’ın lütfuymuş! Ülkeyi çözüm bataklığına sokup, teröristlerin çözüm süreciyle her istediklerini yapmalarını sağlayanların övüldüğü son nokta.

Ancak bunlara akıl, sır erdirmek mümkün değil. Sözde başarılı olan insanların ülkeyi getirdikleri nokta ortadayken, böylesine övgü aslında asla yapılamaz. Lakin yapılan yalakalığın, yancılığın da o kadar ötesinde, gerçeklerden uzak, vıcık vıcık yağ kokuyor.

Dik durmayı beceremeyenlerin yalanlarıyla yerlerde süründüğü günümüzde insanlardan asaletli davranışta bulunmalarını beklemek mümkün değildir. Bu haldeyken bile söylediklerinin esiri olanlar, dedikleri her şeyi inkar etmek zorunda kalıyorlar.
Bu davranış biçimi toplumun her tarafını sardı ve herkesi ilgilendirmektedir. Milletin bozulması, tedricen ilerlemektedir. Ve bu bozulma bir kanserli hücre gibi tüm Türkiye’ye yayılmaktadır. Bu hastalık hemen tüm siyasetçilere, tüm milletimize bulaşmış bulunmaktadır. Söylenen sözlerin arkasında durulmamakta, gereksiz yere insanlar haddinden fazla övülmektedir.

Olmayacak MHP kongresinde adayım diye ortamı gerenler bu kaos ortamından yaralanıp, ön plana çıkmaya çalışırlarken ülkenin geleceğini hiç düşünmeden hareket edenlerden biraz sağ duyulu davranış bekliyoruz. Hep insanların, ardında duramayacakları laflar etmemelerini söylüyoruz, büyük lokma yiyip büyük laf etmemelerini söylüyoruz… Ya da söylediklerinin arkasında durmalarını bekliyoruz. Yıllar önce ettiğiniz bir söz de sizi bağlar ve bugün o söylediğinizi tekzip ediyorsunuzdur. Bu konumda olmamak için aman dikkat!

Lakin bu durum güven meselesi doğurur. Mesela 1999 yılının Haziran ayında söylediğiniz sözü hatırlatmamız gerekiyor Meral Hanım. Söylediğiniz aynen şu; “Uzun süredir DYP’yi bırakıp başka bir partiye geçeceğim yolunda spekülasyonlar yapılıyor. Ben 1993 yılı Kasımında DYP’ye üye olup nikah kıydım. Benim nikahım “Katolik Nikahı” gibi boşanması olmayan bir nikahtır. DYP üyesi olmayı şeref sayıyorum. Benim evladıma bırakacağım tek miras DYP’dir” (PorttaKal.com 11 Haziran 1999 DYP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ani bir kararla istifa eden Kocaeli Milletvekili Meral Akşener İzmit’te Kocaeli İl Teşkilatı’nda düzenlediği toplantı..”‘da)

Allah şahidimizdir biz size iftira atıyor değiliz. Bu söylediğiniz söze bakarak sadece öğrenmek istiyoruz Meral Hanım. Siz o gün bu cümleyi kurarak DYP’lilerle mi dalga geçiyordunuz? Yoksa doğru mu söylüyordunuz? Şayet doğru söylüyordunuzsa bugün Milliyetçi Ülkücü Hareket için söylediklerinizin ne kadarı doğrudur? Yoksa o gün DYP’lilere bugün de MHP’lilere şaka mı yapıyorsunuz?

Ha DYP öldü nikah düştü derseniz, Katoliklerde eşlerden biri ölünce nikah bitiyor mu bilmiyorum. Ancak siz o partiden ölmeden önce ayrıldınız. İstifa ettiniz? Yani Katolik nikahını bozdunuz…

O gün DYP deydiniz, evladınıza bırakacağınız tek miras DYP idiyse, bugün de MHP’desiniz torununuza bırakacağınız tek miras MHP mi olacak? Milliyetçi Ülkücü Hareketin bu soruların cevabını öğrenmesi hakkıdır. Ali Serim’i koruma altına alan hanımefendi olarak, bu duruma da açıklık getirmenizi istirham ediyoruz. Açık olun ki Ülkücüler olarak, olmayacak kongrede sizi, sizin anlatmanızla yakından tanıyalım. “Dün, dündür bugün bugündür” hayat felsefesinin neresinde olduğunuzu görelim sayın aday.

Ülkücüleri; Ülkücü olmayanlar, başka partili olmaktan şeref duyduğunu ifade edenler asla ve kata yönetemezler. Kimse kusura bakmasın; ama bu gerçek böyledir.
Sağlıcakla Kalın!
Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER