Asikurtlar©

SOSYALİZMDEN RUS ASKERLİĞİNE…

SOSYALİZMDEN RUS ASKERLİĞİNE…
04 Mart 2016 - 19:56 'de eklendi ve 4071 kez görüntülendi.

Öcalan, kendisini 1980’den 1998’e kadar 18 yıl misafir eden, 2011’de kurulan geçici Türkiye Suriye dostluk döneminde PKK örgütünün elebaşlarını Türkiye’ye teslim etmeyen Esad rejimine kendisini borçlu hissetmektedir.
Bu yüzden de Suriye iç savaşı başladığında, Irkçı Esad’ın öteden beri insan muamelesi yapmadığı Kürtlere askeri birlikler kurdurarak rejimin emrine vermiştir.
PYD, 2003 yılında, Şam rejiminin ideolojik taşeronu Öcalan’dan icazet alınarak Suriye’de kurulmuş bir siyasi partidir. Türkçesi Demokratik Birlik Partisidir…
Soğuk savaş döneminden kalan ideolojik bağlantılar ve Türkiye’ye karşı ortak menfaatler, PYD’nin Kuzey Suriye’deki çizgisini belirlemiştir.
Salih Müslim, Mihraç Ural ve Abdullah Öcalan 90’larda ortak mesai yapmış El Muhaberat ajanlarıdır.
Özgür Suriye Hareketini destekleyen Araplara ve Türkmenlere karşı 2012’den itibaren Suriye’nin kuzeyinde etnik temizliğe başlayan PYD, IŞİD’in kurulmasıyla birlikte Aynel Arap’ta kuşatılmış, katliam tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.
Kobani olayı, PYD’nin askeri kanadı olan YPG ve YPJ’yi dünya kamuoyuna “iç savaş keşmekeşinde IŞİD vahşetine karşı Kürtlerin ve Yezidilerin meşru müdafaasını yapan halk milisleri” olarak tanıtma fırsatı vermiştir.
Böylece PYD’nin askeri gücünün olağanüstü şartlarda ortaya çıkması, büyük devletlerin kafasını karıştırmıştır.
Kitaba göre konuşmayı seven diplomatlar, PYD’ye bakarken terörün ansiklopedik tanımına uygun bir örgüt göremedikleri için de PYD’yi terör örgütleri listesine almayı sakıncalı bulmuşlardır.
Türkiye’nin buna rağmen “PYD terör örgütüdür” iddiasını sürdürmesi ise sadece dışarıya değil, iç kamuoyuna da: “Ne yani Kürtler kendini savunmasın mı?” söylemi üzerinden “Türkiye Kürt düşmanlığı yapıyor!” şeklinde yansımaktadır.
Türkiye’nin bu algıyı hızla düzeltmesi lazımdır.
Rusya TV’si Russia Today’e konuşan Esad’ın başdanışmanı Buseyna Şaban, “YPG’ye Suriye Ordusu’ndaki bir birlik gözüyle baktıklarını” söylüyor. Esad’ın danışmanı, “Ordunun ve uçakların desteğiyle Suriye’nin kuzeyi ile kuzeydoğusunu teröristlerden temizleyip kontrol ettiler. Onların ilerleyişi aynı zamanda Suriye ordusunun ilerleyişidir” diyor.
“Terör ya da terörizm” siyasal, dinsel veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere; resmî, yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet içeren yolların kullanımı olarak tanımlanmaktadır
Fransızca üzerinden, Fransız İhtilaliyle siyasi literatüre giren kelimenin Latince anlamı “korkudan titremek”tir.
Oxford İngilizce Sözlük’te “Genellikle siyasal nedenlerle, halkın gözünü korkutmak ve halkı yıldırmak için dehşet öğesini kullanmak” olarak tanımlanır.
Terörizmin uygulama teknikleri, bu alandaki nadir çalışmalardan biri olan “Disasters: Terrorism” adlı kitapta, Ann Weil tarafından: “Rastgele seçilmiş ya da sembolik değeri olan kurbanların, şiddetin aracı olarak seçildikleri bir savaş yöntemi” olarak kaydedilir.
Arapçası “dehşete yol açma, korku salma, yıldırma” anlamındaki “tedhiş” olan terörizmin, bir Amerikalı diplomatın muhayyilesinde PYD’yle yan yana gelmesi mümkün görünmemektedir.
Rusya ise Kürtleri Ortadoğu’daki yeni Taşnak Ermenileri haline getirmenin peşindedir.
Türkiye’nin bu alandaki iddialarını, somut istihbarat paylaşımı, raporlama ve brifinglerle derhal güçlendirmesi gerekir.
1918 Mondros ateşkesinden beri Halep’ten, Haseke’den, Deyr-i Zor’dan uzağız, 1939’dan beri Suriye’yle kavgalıyız.
Sadece batıdaki muhacir soydaşların sorunlarından değil doğudaki ve güneydeki Osmanlı bakiyesi Misak-ı Milli unsurlarının yaşadığı olaylardan da uzağız.
Aynı zamanda onların Türkiye’yi nasıl takip ettiklerinden, Türkiye’de yaşanan olaylardan ne kadar etkilendiğinden habersiziz.
Rusya’nın yüz yıldır ilgilendiği Kürtleri, bin yıllık kardeşlik bağlarını kopararak Türkiye’den koparma planı yeniden sahnededir.
14 Temmuz 1959 Kerkük katliamında Moskova Radyosuyla Ankara Radyosu arasında yaşanan polemikten beri Kürtler, Sosyalizm solüsyonu da kullanılarak adım adım Rusya’ya doğru yaklaşmaktadır.
Bugünkü Rus hükümetinin Kürtlere pasaport yerine geçen Kırmızı bir kimlik belgesi verdiği ve Rusya’ya giriş çıkışları kolaylaştırdığı bilinmektedir.
Washington hiç şüphesiz bu ilişkileri, Ankara’dan daha iyi takip etmektedir. Kürtlerin IŞİD’in katliam tehdidiyle içine girdikleri bu hassas dönemi, doğru çözümlemektedir.
Şu aşamada PYD’yi dışlamayı ve karşısına almayı stratejik hata olarak görmektedir.
Ortadoğu’daki etnik sorunların, Kürtleri Rus taşeronluğuna doğru ittiğini görebilmektedir.
1992’de Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin bir “Turani entegrasyona” dönüşmesi ihtimaline karşı Karabağ’ın batısındaki Laçin’de “Kızıl Kürdistan”ı kuran Rusya’nın “Kürtlerle dansı” Türkiye’nin önündeki en önemli tehditlerden biridir.
Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER