SON DAKİKA

Sosyal hareketler başlarsa kötü olur

Bu haber 27 Şubat 2014 - 11:53 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Ortalığa saçılan yolsuzluk ve rüşvet iddialarını tamamlayan ses kasetleri karşısında sayın başbakan ve AKP sözcülerinin yaptıkları savunma, inandırıcı olmadığı gibi, zaten yaşanan telaşın çok daha ileri boyutlara taşındığını gösteriyor. Darbe masalları ile paralel devlet ezberleriyle, “millet bize yetki verdi” övünmeleriyle bu durum geçiştirilemez. Menderes dönemi göndermeleri de büyük bir haksızlıktır. Menderes ailesinden birisi sayın başbakanının savunmalarını duysa, eminim ki itiraz etmekle kalmaz, yargı yoluna da başvururdu.

GERÇEKLER ORTAYA ÇIKMALI

Her şey söyleniyor, her yola başvuruluyor, ama yapılması gereken tek doğru şeye bir türlü başvurulmuyor. Bu iddiaları araştıracak, gerçekleri ortaya çıkaracak tek kurum yargıdır. Her ne kadar ele geçirilmiş, HSYK düzenlemesinin Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasıyla birlikte AKP’nin arka bahçesine dönüştürülmüş olsa da yargıya güvenmekten başka bir çıkış yolu yoktur. AKP’den gelen savunmalar bir misilleme ile bu meselenin sulandırılmak ve yargıdan kaçırılmak istendiği işaretleri veriyor. Mülkün, yani devletin, yani düzenin temeli sandık değil, yargıdır. Ortalığa saçılanlar bir siyaset veya sandık meselesi değil, bir yolsuzluk ve rüşvet olayıdır. Haliyle bu meselenin sonuca bağlanacağı yer hukuk sistemidir. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli iddiaların ortaya çıkmasından sonra yaptığı bütün açıklamalarda yargıyı göreve davet etmiş ve hükümetten ve sayın başbakandan da yargı yolunu açık tutmalarını beklemiştir.

İHANET İLERLİYOR

Bu mesele adil ve inandırıcı bir biçimde sonuca bağlanmaz ve gereği yapılmazsa, bunun çok vahim sonuçları olacaktır. Her şeyden önce bu durum Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti’ne büyük haksızlıktır. Bütün dünya Türkiye’yi artık farklı bir gözle görüyor ve değerlendiriyor. AKP tutarsızlıklarıyla, çelişkileriyle, yanlışlarıyla ülkenin itibarını zaten yerle bir etmiştir. Şimdi bunun üzerine güvenilmezliği ve hukuksuzluğu da ekliyor. Bu ihanetin başka bir versiyonudur. Kaldı ki, bölücü ihanet hükümetin bu çaresizliğinden, telaşından ve her şeyi bir kenara bırakıp yolsuzluk ve rüşvetin üzerini örtmeye odaklanmasından sonuna kadar faydalanıyor. Meclisteki uzantılar, İmralı’daki bebek katili ve dağdaki canilerden gelen açıklamalar çok acıdır. Ülkeyi bölmekle kalmayıp, artık sınır çizerek kendi yollarına gideceklerini ilan ediyorlar ve en küçük bir itirazla karşılaşmıyor. Aynı şekilde Kıbrıs başta olmak üzere Türkiye’nin hayati meseleleri kontrolden çıkmış durumdadır. Bu durumu gören diğer vatan-millet düşmanlarının da Türkiye’yi uluslar arası alanda sıkıştırılıp kesin sonuç almak için harekete geçmesi an meselesidir.

HAYATİ UYARI

Böyle devam eder ve bu yolsuzluk ve rüşvet iddiaları tatmin edici bir sonuca bağlanmazsa çok ağır ve yakıcı sonuçların doğması gibi bir tehlike ile karşı karşıyayız. Toplumsal tepkinin yükselmesi ve sosyal olayların artması kaçınılmaz görünmektedir. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, bu konuda da hükümete Yozgat’tan, “İstiyorum ki inşallah bu montaj olsun. İnşallah başbakanın evlatları, biri değil alayı bu işe karışmamış olsun. Eğer bunlar yanlışsa bunları yargı yoluyla bu şüphelerin ortadan kalkması lazım. Eğer doğruysa sayın başbakan yazıklar olsun sana. Her toplantıda kefenlerle gösteri yapıyordun. Kefenin cebi mi vardı? Kefenin neresine dolarları koyacaktın? Sayın Başbakan ya kendini aklayacak ya Türkiye’yi aklayacak. Aksi takdirde sosyal hareketler başlarsa bu kötü olur. Sosyal hareketlerle diktatörlerin devrilmesi yolsuzlukla olur. İşte Ukrayna’yı görüyorsunuz.” hayati bir uyarı yapmıştır.

BAŞBAKANA İYİLİK YAPIN VE UYARIN

Bu noktada AKP’li bakanlara, milletvekillerine, teşkilatlarına ve hatta seçmenine de büyük görev düşüyor. Sayın başbakanın her söylediğini “kanun” veya daha da ileri giderek “ilahi emir” saymak yerine, gerçekler hatırlatılmalı ve bu gidişin sonunun felaket olacağı uyarıları yapılmalıdır. Şu anda sayın başbakana da, partiye de yapılacak en büyük iyilik budur. Zaten bu tür uyarılar yapılamadığı ve başbakana olağanüstü yetkilerle birlikte, olağanüstü güçler vehmedildiği için bu noktalara gelinmiştir. Hukuk, demokrasi, vicdan, ahlak bir kenara bırakılıp parti ve iktidar her şeyin önüne geçirildiği için kontrol kaybedilmiş ve bütün bu yaşananlara yol verilmiştir. Bu saatten sonra kanunsuz dinlemelerden, özel hayat ihlallerinden bahsetmek inandırıcı olamaz. Bütün bu yaşananların müsebbibi bizzat AKP’dir. 11 yıldır kurdukları düzen ülkeyi bu hale getirmiştir. Daha önce muhalefet partileri için yapılan dinlemeler fütursuzca seçim meydanlarında kullanılmış ve millet iradesi bunun üzerinden şekillendirilmiştir. Ergenekon ve Balyoz davalarında yaşananlar karşısında iktidar sözcülerinden en küçük bir itiraz gelmediği gibi, onay vermiş ve yapanlara cesaret kazandırmışlardır. Bugün şikayet etmekte çok geç kalmış ve inandırıcılıklarını kaybetmişleridir. Kurdukları düzen dönmüş kendilerini vurmuştur. İlahi adalet işte böyle bir şeydir.

HERKES KAYBEDECEK

Yargıyı, yasamayı, medyayı tek elde toplayıp işlemez hale getirmek, tıpkı dinleme olaylarında olduğu gibi, AKP için bir fayda getirmeyeceği gibi, dönüp kendini vuracaktır. Herkes aklını başına almak ve günlük çıkarları, basit hesapları bir kenara bırakıp, ülkenin geleceğini hesaba katmak zorundadır. Bu karanlık yolun sonunda kaybeden, sadece AKP muhalifleri olmayacaktır. Son pişmanlığın fayda etmeyeceğini bir defa daha hatırlatıyorum.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.