SON DAKİKA

Sosyal Cinnet Geçiren Toplumun Mimari Belli

Bu haber 21 Şubat 2015 - 11:00 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

Türkiye muhafazakâr, halkçı, demokrat olduğunu iddia eden bir iktidar zamanı resmen sosyal bir cinnet geçiriyor. Cinayetler, kavgalar, tecavüzler, fuhuş, uyuşturucu kullanma, hukuksuzluk, adaletsizlik, bölücülük, hırsızlık, yolsuzluk, güvensizlik, maneviyatsızlık rekor kırma noktasına geldi. Yaşadığımız sosyal buhrana o kadar çok örnek var ki, inanın bu başlıklar sadece yaşananların özet başlığıdır. AKP ile birlikte toplum gerçekten büyük bir çürüme yaşamaktadır.
Sokaklarda can güvenliğini bırakın, kendi evinizde bile can güvenliğiniz yoktur. Çünkü Türkiye’de artık adalet duygusundan oluşacak düzen ve otorite kalmamıştır. Ülke içindeki çürüme yetmiyormuş gibi, açılan sınırlarımızdan kimin girip çıktığı belli olmadığı için yeni yeni belalara davetiye çıkarılmıştır. TBMM bile şiddet görüntülerine sahne olmuş, cinnetin aracı tokmak olmuştur.
Türkiye’deki bu çürümenin baş sorumlusu AKP’dir.
17-25 Aralık’ta ortaya çıkan rezaletler zaten bu çürümenin damarını göstermiştir.
Türkiye AKP’den olanlar-olmayanlar diye ikiye bölünmüş ve her sosyal kesim kendi arasında kan ağlamaktadır. Bülent Arınç bile “Biz yüzde 50 oy alıyoruz. Fakat geriye kalan yüzde 50’de bir nefret söylemine dönüşüyor. Eskiden sokağa çıkardık taraftarımız bizi çok severdi. Karşıdaki muhalifler de saygı duyardı. Şimdi bir nefretle bakış seziyorum. Kemikleşme, kamplaşma var” cümlelerini kurma noktasına gelmiştir.
Bu kutuplaşmayı Türkiye’ye yerleştiren Recep Tayyip Erdoğan’dır. Kaçak Saray’daki saltanatını sürdürmek için, namus ve şeref üzerine ettiği tarafsızlık yeminini de çiğneyerek bu kutuplaşmayı sürdürmektedir. Her sözü nefret tohumu ekiyor, her sözü kini körüklüyor.
Her konuşması, her davranışı gösteriyor ki, Saray saltanatını ve onu koruyacak maşa olan AKP iktidarını muhafaza etmek için yapmayacağı çılgınlık yoktur.
Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AKP iktidarının ülkenin huzuru, birliği, iç ve dış güvenliği gibi hiçbir derdi yoktur. Recep Tayyip Erdoğan ve ailesi mutlu yaşıyor ve mutlu yaşamaya devam edecekse geride kalanlar yansın-tükensin inanın hiç umurlarında değildir.
AKP iktidarı yüzünden, toplumu çürümeye götüren suçlular, karşısında güçlü ve hukuku uygulayan bir yargı düzenini görmediğinden dolayı rahattır. PKK’lı terörist elini kolunu sallayarak geziyor, hırsız elini kolunu sallayarak geziyor, katil elini kolunu sallayarak geziyor… Her suçlu adeta bu ülkede ödül sahibi yapılıyor.
Böyle bir iktidarın yönettiği Türkiye’de suç işlemeye meyilli yahut suç işlemiş kişilere bir caydırıcılık yansır mı?
Muhafazakâr ve İslamcı olduğunu iddia eden bu iktidar zamanında sosyal buhran niye artmaktadır?
Özgecan Aslan cinayeti Türkiye’deki sosyal buhranın daha çok tartıştırır bir vahşet konusu olmuştur. Türkiye’nin her yerinde bu cinayet “Türkiye nereye gidiyor?” sorusunu sordurmuştur. Ama çürüme öyle boyutta ilerliyor ki, Türkiye bu cinayeti konuşurken bile birçok yerden buna benzer cinayet haberleri geliyor.
Türkiye’nin o kadar bunalım ve kaos atmosferi vardır ki, herkes “yarın sabah başıma ne gelecek?” diye uykusundan uyanmaktadır.
Sarayını ve iktidarını korumak için “İç güvenlik Paketi” çıkarmaya çalışanlar, halkın güvenliği için hiçbir önlem almamaktadır.
Onlar koruma ordusu kurmuş, vatandaş korumasızdır.
Onlar sarayda lüks hayat sürerken, vatandaş yoksuldur.
Onlar saraydaki trilyonluk elektrik ve diğer faturalarını devlete ödetirken, vatandaş 10-20 TL’lik faturasını ödeyememektedir.
Soysal buhran, sosyal adaletsizlik almış başını ilerlemektedir.
AKP bu ülkenin başından gitmezse, sosyal cinnet gün geçtikçe çürümeyi daha çok artıracaktır.
Güvenli Türkiye, güvenilir toplum AKP’den kurtuluşla sağlanacaktır.13 yıllık AKP iktidarında yaşananlar sanırım herkese kıyas örneği olacaktır.
Adı Adalet ve Kalkınma olan bir parti Türkiye’deki sosyal adaleti bitiren, toplumu sosyal cinnete götüren parti olarak tarihe geçmiştir.

YILDIRAY ÇİÇEK

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.