Asikurtlar©

Sorumsuz Sorumlu Olur Mu?

Sorumsuz Sorumlu Olur Mu?
19 Şubat 2016 - 18:02 'de eklendi ve 3973 kez görüntülendi.

Artık söyleyecek bir şey kaldı mı? Memleketin şu haline bakın, AKP’nin devraldığı Türkiye demek için bin şahit ister. Yoksa bu onların devamlı dillerine pelesenkl ettiği “Yeni Türkiye” bu mu? Gar patlaması olduğunda milleti uyarmıştık, Türkiye’nin göbeğinde bombalar patlıyor yüzlerce insan ölüyor diye.

Sanki başka bir şey söylendi de AKP hala bildiğini okumaya devam etti ve Suriyelileri sınırlarımızdan rahatlıkla içeri aldı. Şimdi Ankara’nın göbeğinde ikinci bir saldırı meydana geldi, yine bomba patlatıldı, yine onlarca ölü, şehit ve yaralı var. Ne acıdır ki sınırlarımızda hala bir gevşeklik, hala Suriyelilere diye uzanan eller var. Sonuç ortada, bir canlı bomba askeri servis araçlarını hedef alıyor. Boom. Sonu büyük bir felaket.

Bir acı haberde Diyarbakır’dan patlama ve 6 şehit. Ne oluyoruz, Türkiye nereye doğru gidiyor? Ankara’daki patlamadan sonra açıklama yapan yapana, bir başbakan konuşuyor, bir cumhurbaşkanı. Bir başbakan yardımcısı, bir bakan… Ancak konuşmalarından, söylemlerinden anlıyoruz ki hepsi şaşkın. merak ettiğimiz konu hala ne pahasına olursa olsun çözüm süreci devam etmeli diyorlar mı?

Son olaydan sonra, her ne kadar sayın Davutoğlu kabul etmek istemese de, Bülent Arınç’ta yaptığı son açıklamada bu noktaya değinmiş ve demişki; “Terör, zaaf kollar ve zaaf kullanır. Ülkemizde ve özellikle Başkent’in en merkezi yerlerinde bir süredir yaşanan terör eylemlerinde istihbarat ve güvenlik zaafı olduğu iddiaları ciddiye alınmalı ve başta sayın başbakanımızın ve hükümetimizin olanca gayretlerine, hassas idarelerine rağmen görevlerinin ifasında zaaf gösteren makamlar varsa şayet, mutlaka gereği yapılmalıdır.”

Demek ki bir zaafiyet olduğu ortada. Her ne kadar sayın başbakan televizyon televizyon gezip güvenlik zaafiyetimiz yok dese de, Türkiye’nin bal gibi güvenlik zaafiyeti, sorunu, kamu düzeninin sağlanmama sorunu var.

Amerika’ya bizim dostumuz musun, yoksa PYD’nin mi diye soranlar, nasıl bir jeton kullanıyorsunuz, adamların PYD’nin yanında olduklarını anlamanız için daha ne söylemeleri, daha başka ne yapmaları gerekiyor? Ha sen ne yapacaksan yap. Amerika’yla ilişkini mi kesecen, yok ben artık BOP’ta oynamıyorum mu diyeceksen de. Allah aşkına adamlardan senin yanındayız demesini bekleme. Adamlar Nasrettin Hocanın fıkrasındaki gibi Türkiye’ye de sen de haklısın diyorlar, PYD’ye de sende haklısın diyor. Ve sen hala bunu anlamak istemiyor bebimle misin yoksa senin dostun PYD’mi diye aralıksız sesleniyorsun.

Baylar Kızıltepe’den Kobaniye giden peşmergeli silah konvoyunu törenle, merasimle, gösteriyle PYD’nin eline geçeceğini bildiğiniz halde gönderen siz değil miydini? Bugün YPG’ye terörist diyen sayın Davutoğlu, sayın Erdoğan o zaman bunların olmasına nasıl izin verdiniz? Hangi akla hizmet etin ey AKP bu durumu gayet normal bir durum gibi gördün? Azıcık da olsun iğnenin ucunu hiç olmazsa ucunu kendinize batırmıyormusunuz?

Kürtlerin lideri diye, vizyonlu diye, dünyayı güzel kuyor, bogeyi de güzel okuyor diye sokak sokak gezip övdüğnüz bebek katili için şimdi ne diyeceksiniz ey akiller! PKK, okulları, hastaneleri yakarken, tırları yakarken, polisi, askeri şehit ederken, sivilleri Kürt’te olsa öldürürken, baskıyla, şiddetle hakimiyet kumak isterken, siz, ‘Devlet orda katliam yapıyor, derhal son vermeli.’ diyerek bildiri yayınlayıp, imza toplayan akademisyenler. Keçiyel reklamlara çıkan sinama oyuncuları, oyum HDP’ye diyen saman kafalılar, işte özlemini çektiğiniz Türkiye pardon ‘Yeni Türkiye’

Her şeye rağmen istikrar diyerek, korkularından dolayı, makam, mevki, kolay köşeyi dönmek isteyenler, ölümü görüp stmaya razı olanlar sizin de ellrinize şehitlerimin kanı bulaşmış. Sizin de günahınız büyük. Hala daha istikrar istiyorsanız, kamu düzeni istiyorsanız, güvenlik istiyorsanız ‘Başkanlık’ isteklerine geçit verin diye reklam yaılıyor. Kandıldığını idda eden kişi tarafından onlar kandırılıyor. Kanmayın, aldanmayın, oyuna hiç hiç gelmeyin.

Şam’ namaz kılmaya gitmesede bu iktidar Türkiye’yi Şam’laştırmıştır. Ülkeyi Ortadoğu ülkelerinden farksız hale getirmiştir. Hemen her gün, ‘boom’ üç şehit beş şehit verdik, 28 vatandaşımız hayatını kaybetti. İstanbul’da kahveler tarandı, park halindeki araçlar kundaklandı haberleriyle güne başlamak istemiyoruz.

Rahmetli Mehmet Akif’in dizelerini haykırmaktan başka çaremiz kalmıyor;
“Yâ Râb,bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?
Mahşerde mi bîçârelerin,yoksa felâhı!”

Artık güne şen şakrak başlamak istiyoruz. Birbirimize iyi dilek temennisinde bulunmak istiyoruz. Şu geldiğimiz noktada sorunlar çok büyük. Akıllar tutulmuş gibi. Yollar kapalı ve sonu karanlık. Bakanlar patlamayı kınamada bulunarak geçiştircek kadar görev bilincinden uzak. Gelinen ‘Yeni Türkiye’ falan değil, istemesek de yakında ‘Boom Türkiye’ diye anılacağız.

Ülkenin bu hale gelmesinde payı olan herkese, PKK’ya, siyasi kolu HDP’ye sempatiyle bakan kim varsa, biraz kınaya ihtiyaçları var demektir. Amerikadan cevap bekleyenler siz PKK’ya göz yumarken kimden yanaydınız? Bebek katilinin posterlerinin taşınmasına, çaputların açılmasına izin verirken kimden yanaydınız?

Soruyorum size Diyarbakır sporun adının Amed spor diye değiştirilmesine, Kürt Gençlik Derneği kurulurken kimden yanaydınız? PKK düşman değil derken PKK’dan yana mı, Türk Devletinden yanamıydınız? Bu felaketin ortasında hala hiçbir şey olmamış gibi gezenler sorarım ne zaman uykudan uyanacaksınız?
Sağlıcakla kalın!

Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER