Asikurtlar©

Sonra Aglamanın Göze Yararı Olmaz….

Sonra Aglamanın Göze Yararı Olmaz….
23 Kasım 2016 - 19:17 'de eklendi ve 4080 kez görüntülendi.

 

 

Küresel güç yarışı “bukalemun” gibi değişerek farklı boyutlarda devam ediyor…
Eski yöntemler tarihe karıştı……
Paktlar arası restleşme yok…
Tıpkı Suriye’deki ABD ve Rus uçakların aynı semalarda birlikte uçtuğu gibi……
Belki de Askeri tehdit ikinci plana düştü……
Simdi siber yöntemler, planlı operasyonlar yapılıyor…
Kaos ve ekonomik argümanlar sıkça kullanılıyor.…
Ülkeler kendi içinden çürütülüyor…

***
Önce Terörist örgütler “kaba karışıklık” çıkarıyor.
Sonra “Hara hura” terör eylemleriyle insanlarda korku yaratılıyor.
Arkasından ekonomik ayak oyunları…
Baronların ise bu operasyonların dozunu ayarlıyor…
Irak, Mısır, Libya, Suriye deneme tahtasıydı.
Şimdi yeni dünya düzeninde yeni hedefler aranıyor…
***
Yeni işgal düzeninde toprak işgali yok.
Ekonomik abluka ve kargaşa var…
Sırayla “Ekonomik ve demografik yapı ” hedef seçiliyor..
Böylece mevcut nüfus “köle”, bağımlı yönetimler ise nöbetçi durumuna düşürülüyor…
Son 10 yılda etrafımızda yaşananlar ciddi örnekler var…
***
Peki, bunca kapsamlı operasyon nasıl yapılıyor?
***
Eskiden ülkeler askeri tehditlerle hizaya getirme yöntemi geçerliydi…
Siyasi akımların kışkırtılması ile iktidarlara gözdağı verilirdi.
Ülkeler İçten bölünerek yönetilirdi…
İşgal edilip yönetilmeye kalkılırdı…
Şimdi bu eski yöntemler olsa da “ekonomik tehdit” daha ön plana çıkmaktadır.
Ülkelerin fiziki işgali yerine, stratejik varlıkları ele geçirilmektedir….
Küresel odaklar ülkelerin fiziki işgalinden çok “ekonomik işgalini” daha geçerli bir yöntem olarak görmektedir.
Sıcak paranın zalim kıskacı şimdi daha vahim trajediler yaratıyor.
Dünyada kaynakların azalması bu tehdidi “azgın bir boğaya” dönüştürdü.
***
Şimdi hedefte kim var acaba?
***…
Yine piyasalara ateş düştü.
Herkes birbirine ne olacak diyor!
***
Üretim durma noktasında…
İhracat verileri alarm veriyor…
Kurların yükselmesi, borsaların düşürülmesi ile kaynaklar azaltılıyor.
Şimdi bu tehdit ülkemizin ekonomisine bulaştırılmaya çalışılıyor.
***
Ekonomide ciddi hatalar yapılıyor.
Üreten ekonomiden tüketen toplum modeline hızlı bir geçiş var.
Palyatif politikalar “üreten ekonomiyi” zayıflatmıştır…
İthalat had safhadadır…
Sıcak para tavan yapmaktadır…
***
Finans politikaları ve kaynak kullanımı doğru noktada değil…
İnsanlar uzun borçlanma ile geleceğini harcayan makinelere dönüştürüldü.
Kısacası millet fakirleştirerek borçlu yaşamaya zorlandı.
Millet gücünün üzerinde “borçlu yaşamaya” teşvik edildi.
Kredililer “çölde serap” gibi sunuluyor…
“Kredili hayat oh ne rahat” deniyor ama…….
Sonu hüsranla biten hikâyeleri de ortadadır…

***
Zaten mesele de burada…
İşsizlik, aşsızlık derken krediler iflas edebilir.
Kriz ve dalgalanma kaçınılmaz hale gelebilir.
Sıcak para tek tuşla kaçabilir…
Bu ekonomik karmaşa da ciddi problemler doğurabilir… …
***
Sonra ne mi olur?
***
Zaten hikâye burada başlıyor…
Keşfedilmemiş yeni yöntemler denenir…
Yeniden borçlandıralım, yapılandıralım filan…
Bu serüven daha önce de yaşandı……
Onlar krizi sever, krizden beslenirler.
Bu “Türbülanslar” küresel para baronlarını, karanlık fonları daha güçlü hale getirir…
Küresel baronların emrindeki 2 trilyon dolar civarındaki meçhul fonlar şimdilik 50 milyar civarında bir riski ülke ekonomimizin üzerinde sıcak tehdit olarak tutuyor.
Dolayısıyla direnç noktaları zayıflıyor…
Ekonomi yönetimi gelişmeleri izlediğini söylüyor ama bu mesele daha da pür dikkat gerektiriyor…
***
Önümüzde iki yol var.
Birincisi zalim planlara dur diyecek bir projeler üretmek, üretim ekonominse koşmak…
İkincisi şapkayı önüne koyup soluklanıp, nereye gidiyoruz dost kim, düşman kim ona karar vermek…
***
Ülkenin getirildiği noktada ekonomi hassas bir durumdadır…
Terör azmış, şehitler yürek yakan hale gelmiştir.
Ekonomik veriler kötü ve esnaf siftahsızdır…
Dolar-Euro yangın çıkarmıştır…
Borcu borçla kapatan işadamları sıkıntılı hale geldi…
Şimdilik ayakta duruluyor ama enerji gereklidir…
***
Ne diyelim?
Biraz vicdan biraz da izan…
Umudumuz küresel planların bozulmasıdır…
Coğrafyamızda yanan ateşin söndürülmesidir…
Küresel baronların ateşe benzin dökmesine müsaade edilmemesidir…
Ekonomi ve güvenlik alanında daha dikkat gereklidir.
Oyuna gelmemek lazım…

Mustafa Ertekin

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER