SON DAKİKA

Son kale Çanakkale

Bu haber 17 Mart 2013 - 14:04 'de eklendi ve 7 kez görüntülendi.

Koca çınar Osmanlı 19 yüzyılda yayılan milliyetçilik akımlarının etkisiyle ve kötü

yönetimiyle çatırdamaktadır. Trablusgarp da, Balkanlarda ve Ortadoğu da hızlı bir

dağılma ve toprak kaybına uğramış, Almanlarla birlikte girdiği 1. Cihan harbini de

kaybetmek üzeredir.

 

Haçlı birliği oluşturan ve mutlaka Çanakkale üzerinden Anadolu topraklarını ele

geçirmek isteyen batının emperyalist güçleri Arı burnunda ki Anzak Koyuna çıkarma

yapmaktadırlar.

 

Durumun vahametini gören Albay Mustafa Kemal, kendi inisiyatifi ile vakit geçirmeden

harekete geçer. Bir “dağ bataryası ile sıhhiye bölüğünü” yanına alıp, Kocatepe

bölgesine ilerler.

 

Düşman kuvvetleri ise 261 rakımlı tepeye ulaşmak üzeredir. Mustafa Kemal, sıkışıp

kalan askerlerine tarihe geçen emrini verir:

 

—Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek

zaman içersinde yerimizi başka kuvvetlerimiz ve kumandanlarımız alacaktır.

 

Verilen bu emirle “öleceğini bile bile” asker mevziiye koşar, düşmanın ilerlemesi

durdurulur.

 

Çanakkale savaşlarının büyük komutanı Mustafa Kemal’in bildiği bir şey vardır. O da

Çanakkale Anadolu’ya açılan penceredir, yani “son kaledir”.

 

İşgalciler Çanakkale’de “ne pahasına olursa olsun”, mutlaka durdurulmalıdır. Vatan

toprakları üzerindeki bu mücadele başarılamazsa, son kalede düşerse düşmanın

ilerlemesi ve Anadolu’nun işgali kaçınılmazdı.

 

Çanakkale’de işgalcilere karşı verilen mücadele “şartlar ne olursa olsun” söz konusu

vatan toprakları olduğu zaman, Türk milletinin neleri başarabileceğinin tarihin

sayfalarına kanla yazdırdığı, savaş tarihinin şanlı bir direniş destanı olmuştur.

 

İstiklal kahramanı Mehmet Akif Ersoy’un;

 

Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar,

 

Korkma! Senin serhat gibi iman dolu göğsün var; dizelerinde de ifade edilen iman ve

azmin, bir millet için ne kadar önemli olduğunu görmekteyiz.

 

Son kale Çanakkale’ye kibirle gelenlerin hüsranla dönüşüne sahne olmuş, sömürgeci

ve işgalcilere “ÇANAKKALE’NİN GEÇİLMEZ OLDUĞUNU” maalesef 250 bin vatan

evladının “şahadetiyle” göstermiştir.

 

Çanakkale birçok ulusun askerine de “mezar olmuş”, 250 bin askerinin cesedini bu

topraklarda bırakarak çekilmek zorunda kalmıştır.

 

Mustafa Kemal Paşa Çanakkale’de ölen yabancı askerler için :

 

—Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken askerler, burada bir dost vatanın

toprağındasınız.

 

Huzur ve sükûn içersinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun

koyunasınız.

 

Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar!

 

Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur

içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canını verdikten sonra artık

bizim evlatlarımız olmuşlardır, sözleriyle dünya insanlık tarihine iyi bir ders vermiştir.

 

Çanakkale’de yoktan kazanılan bu zaferin temelinde bu milletin “azim ve kararlılığı ve

vatan sevgisi” yatmaktadır.

 

250 bin şehidimiz “söz konusu vatan olunca” birlik olarak, bütünleşerek her zaman ve

her şartta “tek yumruk” olabileceğini dosta düşmana göstermiştir.

 

Bugün 98. yılını kutladığımız Çanakkale zaferi ve şehitler haftasında” geçmiş

tarihimizden hepimizin çıkaracağı bir takım dersler olmalıdır.

 

Vatan topraklarının bölünmesine, parçalanmasına, satılmasına hiç kimse göz

yummamalı, ünlü divan şairi Nesimi’nin de dediği gibi;

 

“Dur diyorlar bana, nasıl durayım,

 

Vatan benim, millet benim, dert benim”; Vatan ve millet için durmamalıyız, ülkemize ve

milletimize sahip çıkmalıyız.

 

Bu ülke için, bu topraklar için kanlarını döken tüm şehitlerimizi “şehitler haftası”

vesilesiyle bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyor, huzur içersinde yatmalarını

diliyoruz.

Osman ÖZEKER

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.