SON DAKİKA

DAVUTOĞLU HORTLADI

Gündem Yazıları

Harcatan Harcanır!

Gündem Yazıları

KOMEDİ DANS ÜÇLÜSÜ

Gündem Yazıları

Skandal İtiraf : Öcalan “Şimdilik Mahkum” Muş!

Bu haber 01 Temmuz 2017 - 7:49 'de eklendi ve 87 kez görüntülendi.

İktidar kulislerine hakim köşe yazarlarından biri, “Kürt sorunundaki tablo”yu analiz ettiği dünkü yazısını ilginç bir ifade ile bitirdi. Dedi ki:

“Öcalan’la devlet görüşmesi yapılmıyor ama her şeyi takip ediliyor. Şimdilik, ‘Adadaki mahkûm’ pozisyonunda.”

***

Yaptığı vurguya dikkat;

“Şimdilik”

Ne demek “şimdilik”?

Bundan ne anlarsınız?

Demek ki daha sonra, pekala yeniden görüşülebilir Öcalan’la!

***

Keza iktidara yakın bu köşe yazarı, iktidardaki kaynaklarından aldığı bilgileri aktarırken Öcalan’la görüşmelerin “bu konjonktürde gerek olmadığı için” askıya alındığın altını çiziyor.

Demek ki bir konjonktür değişikliği olsa, “İmralı müzakereleri”nde yeni perdenin açılması an meselesi Öcalan’la!

***

Peki ya “şimdilik mahkûm” ne demek; bunu nasıl yorumlamamız gerekiyor?

Bir itiraf mı?

Öyleyse skandal!

Bir “ağırlaştırılmış müebbet” hükümlüsü için mahkûmiyetin şimdisi sonrası mı olur?

Ne yani, yarın, bir gün, konjonktür/şartlar olgunlaştığında, Öcalan’ın “mahkûm olmadığı” günleri de mi göreceğiz?

***

En garibi…

İktidarı bu kadar tutan, bu kadar destekleyen bir köşe yazarı neden, hangi maksatla yazar “yerli ve millî” insanlardan tepki alacağı aşikar bu satırları?

Mektup mu yolluyor?

“Ulaklık”la mı görevlendirildi?

İyi de kime?

“Seni biz unutmak istemedik ki, uzayan yollara neden inandın” diye İmralı’daki caniye mi?

Güneydoğu’da, özellikle HDP’yi hedef alan operasyonlara öfkeli haldeki bir grup “kaybedilmiş seçmen”e mi?

“Bakmayın siz esip gürlememize, bizim kapımız açık size” diye “Kürdistancı müttefik(!)”lere mi?

Öcalan’ın “şimdilik çevrimdışı” ve “şimdilik mahkûm” olduğu “açık istihbaratı”nın ulaşması planlanan menzil neresi?

***

“Adalet” demeye bile korkar oldular

——

Dün öğle saatleri…

NTV ekranında beliren alt yazı:

“Kılıçdaroğlu’nun İstanbul yürüyüşü”.

Bayram tatili vesilesiyle tarihi yarımadaya turistik geziye gidiyor CHP Genel Başkanı çünkü!

Yahut Bebek sahilinde sabah sporu yapıyor!

“Adalet Yürüyüşü” ne oldu da bir anda “İstanbul yürüyüşü”ne dönüştü?

Adı “adalet” olunca itibarsızlaştırılması zor olduğu için mi?

Adı “adalet” olunca “leke” tutma ihtimali az olduğu için mi?

“Adalet” herkese gerektiği ve bunu bulmak üzere yola çıka birine “dur” demek abesle iştigal olduğu için mi?

Çok mu rahatsız oldu birileri?

İktidar karşısında ters L pozisyonunda durabilme kabiliyetine sahip medya organlarına durumdan vazife çıkarttırıp, yürüyüşün adını, amacını unutturmaya çalıştıracak kadar mı açık ettiler bir tek “yürüyen adam”ın bile ürkütebildiğini kendilerini!

Çok yazık;

Medya, iktidar kızar diye “adalet” bile diyemez hale de mi geldi?

***

“Ergene temizlenecek” deyince beni bir gülme alıyor…

——-

Tekirdağ il sınırları içinde, Çorlu’ya bağlı bir beldeyken 2012 yılında ilçe yapılan küçük bir yerleşim birimi Ergene. Adını bulunduğu havza ve bölgeden geçen nehirden alıyor. Yıllardır anıldığı tek bir özelliği var; bölgedeki fabrikaların kimyasal atıklarının neden olduğu kirlilik.

Şimdi…

Ergene nehrini “tünel kazma makinası”yla temizleyeceklermiş…

Hem de “ilk yerli tünel kazma makinası”yla!

Birilerinin bizimle kafa bulmadığını düşünmeden geçen günüm yok hanidir.

Ergene’nin hatırlanmış olması, temizlenmeye muhtaç olduğunun kabul edilmiş olması da bir gelişme, sevindirici elbette de…

“Ergene’yi temizlemek”, akamaz hale gelen suyu berraklaştırmakla mümkün mü? O eşik çoktaaaaan aşılmadı mı Trakya için?

Ergene bir fabrikalar havzasının ortasında “temiz miş gibi” akınca halledilmiş mi olacak mesele?

Ya toprak?

Etraftaki fabrikaların kimyasal atıklarıyla zehirlenen Ergene’nin, o zehri naklettiği, yıllardır ne ekerseniz ekin sadece hastalık biçtiğiniz toprak? O nasıl temizlenecek?

Yer altı suları?

Onlar nasıl temizlenecek?

Misal, bölgedeki kanser vakalarının azalmasını sağlayabilecek mi o “ilk yerli tünel kazma makinası”?

Böyle hazin tecrübeler yaşanmışken hâlâ meraları, verimli tarım arazilerini, zeytinlikleri sanayileşmeye açmak için çırpınıyorlar ya…

Düşünmeden edemiyor insan;

Çakmak istedikleri her çivinin neticesi dönüp dolaşıp “cana kast ettiğine” göre, toptan kurtulmak istiyorlar bizden galiba!

Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.