Asikurtlar©

Sizler Gazeteci Değilsiniz

Sizler Gazeteci Değilsiniz
29 Ağustos 2016 - 18:00 'de eklendi ve 4273 kez görüntülendi.

15. yılına girdiğimiz Erdoğan-AKP iktidarında en ağır tahribata uğrayan mesleklerden biri de gazetecilik oldu. İki elin parmaklarını geçmeyecek kadar az sayıda “Gerçek Gazeteci” dışında, işini düzgün yapan kalmadı zaten…

Gazeteci, işinin gereği olarak “Muhalif” olmalı, doğruyu bulmaya çalışmalı, araştırmacı olmalı, kamuoyuna doğruları ve gerçekleri aktarmalıdır.
Patronunun iktidar ile ilişkilerini takip eden, buna göre yazılar yazan, iktidarın tetikçiliğine soyunan, dün FETÖ’cuları öven, göklere çıkaran bugün yerin dibine sokan kişi gazeteci olamaz.

Dün FETÖ’nün yayın organlarında yazıp, program yapıp örgütü savunanlar nasıl gazeteci değil de sadece birer örgüt elemanı iseler, bugün işadamlarından toplanan haraç ve avantalarla kurulan “Haram Medyasında” yazıp program yapanlar da önümüzdeki dönemde “Organize Suç Örgütü” elemanı olarak yargılanacaklardır. (Bu sözümü lütfen bir kenara yazın)

Bugün sözüm ona Merkez Medyada “Ben Gazeteciyim” diye gezinenler var ya, bizler bu sepetlerin gerçek yüzlerini, çaplarını, karakterlerini çok iyi biliriz.
Biraz olsun dik durabilselerdi, biraz olsun cesaret sahibi olabilselerdi adlarını Türk Demokrasi tarihine “Gerçek Gazeteciler” olarak yazdırabilirlerdi!
Artık böyle bir şansları kalmadı. Normal demokratik bir düzende bunlar gazetecilik yapamayacaklar!

Usta gazeteciler, Türkiye Barolar Birliği Başkanı, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu gibi STK’lar, sözümona Sendika Başkanları bir noktayı hala algılayamadılar veya algılamaktan korkuyorlar!
Demokrasiyi, özgürlüğü, mesleki ve insani ahlak kurallarını ve Türk Devletini savunmak ayrı bir şey, iktidar yalakalığı yapmak çok ayrı bir şey…

“Bakın darbe girişimi oldu, hepimiz Erdoğan ve AKP’nin yanında olmalıyız, bir ve beraber olmayız” mantığı kadar saçma, akıl dışı bir yönlendirme olamaz.
Böyle düşünenler ya haindirler, ya da saf-manyak-aldatılmaya ve kandırılmaya müsait kişilerdir.
Ben darbeye ve darbecilere karşıyım, bunun için de her türlü mücadeleyi veririm! Benim darbeye karşı olmam, Erdoğan ve AKP ile aynı çizgide durmamı gerektirmez.

Darbecileri, Cumhuriyet ve Demokrasi düşmanı Cemaat ve tarikatçıları Türk Devletinin içine sokan ben miyim?
Türk Ordusuna kumpas kurup, Milli Ordumuzun en yetkin kurmaylarını zindana atan ben miyim?
Bu satılmış hainleri, “Darbe Yapacak” makama ve güce getiren ben miyim?
Cumhuriyet ve Demokrasinin adının bile geçmeyeceği “İslam Devleti” kurmak isteyen sapıklarla, menzili aynı olan ben miyim?

Tüm bunları yapan, yaptıran Erdoğan ve AKP’dir.
Sizler, sözüm ona gazeteciler, TBB Başkanı-TOBB Başkanı-Sendika Başkanları, bunların yanında durmakla, destek vermekle, kendinizi de aynı safta konumlandırmış olmuyor musunuz? Bu davranışınızla hem ülkeye hem de iktidardakilere kötülük yaptığınızın farkında değil misiniz?

Türkiye’de her gün onlarca gencimiz hayattan koparılıyor, her gün tonlarca bomba patlatılıyor, ülkemiz her geçen gün Ortadoğu bataklığına biraz daha batırılıyor, bizzat AKP Hükümeti Bakanları “Başımıza ne geldiyse Suriye politikamızın yanlışlığından geldi” diyor, sizler hala ve utanmadan
Erdoğan ve AKP’den korktuğunuzdan destek vermeye devam ediyorsunuz! Bunu da mı görmüyorsunuz? Pes be arkadaş, nasıl insanlarsınız siz?

Türkiye’nin gelecekteki gelirleri, tefeci mantığıyla kırdırılıyor ve bir köprü yapılıyor sizler bu işin içindeki pislikleri görmezden geliyorsunuz!
7 yıl sonra köprü İçtaş-Astaldi ortaklığı tarafından devlete devredilecek.
7 yılda, araç geçiş garantisi olarak köprüyü yapan şirketin toplayacağı para yaklaşık 1 Milyar USD. Efendim ağır vasıtalar yalnız buradan geçecekmiş, iyi ya koyun 1 Milyar USD daha (asla etmez ama), etti mi size 2 Milyar USD.
Eee, köprünün yapım maliyeti AKP Hükümeti tarafından ne kadar diye açıklandı? Tam 3 Milyar USD! (Bkz, 24 Ağustos 2016 tarihli yazım)

Hangi işadamı, 2 Milyar USD geliri olan bir işe 3 Milyar USD para yatırır? Hem de banka kredisiyle! Bu hesabı bir ilkokul çocuğuna yapsanız, o bile bu işte yalan ve hile olduğunu anlar…

Eğer bir gün Türkiye gerçek demokrasiye sahip olursa, gençlere vasiyetimdir, lütfen “Türk Basınında Utanç Müzesi” kurun ve bugünün utanmazlarının yazılarını ve davranışlarını oraya koyun…

Sağlık ve başarı dileklerimle

Rifat Serdaroğlu

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER