Asikurtlar©

SİZ ÜLKÜCÜ İRADEYE NEDEN SAYGI GÖSTERMİYORSUNUZ?

SİZ ÜLKÜCÜ İRADEYE NEDEN SAYGI GÖSTERMİYORSUNUZ?
29 Nisan 2016 - 19:12 'de eklendi ve 4151 kez görüntülendi.

 

 

Katıldığı bir televizyon programında, MHP’nin son derece haklı ve hakikatlere dayanarak sunduğu gerekçelerle malum cemaatin nüfuz çabalarını sulandırma gayretini yansıttığı gözlemlenen Yeniçağ Gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ, aynı programa telefonla bağlanan MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan’a “Pensilvanya’ya hiç gittiniz mi?” diye sormuş, karşılığında “Pensilvanya’ya giden namussuzdur, şerefsizdir, ahlaksızdır. Bunu ispatlamayan namussuzdur, ahlaksızdır, şerefsizdir.

İspatlamazsanız şerefsizsiniz, ahlaksızsınız.” cevabını almıştı.
Bu cevapla birlikle renkten renge giren, fikir itibarıyla un ufak olan Yavuz Selim Demirağ, geride bıraktığımız gün MHP alerjisini kendi köşesinden sürdürmüş…
Belli ki içine oturan, hazmedemediği, kaldıramadığı bir şeyler var.
Zira hakikatleri yok sayan haliyle “Ülkü Ocakları ve İradeye Saygı” başlığını koyduğu yazısında hem hakikatleri gizleme telaşını sürdürmüş, hem de kimi suretlerin Ülkücü Hareket nezdindeki karşılığını bilerek ve isteyerek görmezden gelerek, aklında ülkücülerin aklıyla alay etmeye kalkmış.

Bazı Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanlarının yaptığı basın açıklamasına atıfta bulunarak “iradeye saygı gösterilmesini” temenni etmiş.
Bak sen şu işe…
Yavuz Selim Demirağ o açıklamaya baktığında toplantıya katılanların hepsini “Ülkücü İradenin Üzerindeki Şahıslar” olarak sunmaya yeltenmiş ama bizim dikkatimizdense CHP’den 7 Haziran’da milletvekilliği aday adaylığı müracaatı yapmışlar, CHP ve Doğu Perinçek’in yayın organlarına çıkabilmek için uğraş verenler ile CHP’de danışmanlık yapmışlar maalesef kaçmadı.
Hal böyle olunca rotasını MHP ve Ülkücü Hareket haricindeki alanlara yönelecek şekilde “dümen kırarak” değiştirenlerin özgül ağırlıkları olsaydı bu durum anlaşılabilirdi.

Lakin Demirağ’ın anlayamadığı, anlatamadığı, anlatmak da istemediği husus, “MHP’de değişim” diyerek şimdilerde ortaya çıkan kimi suretlerin aslında “kendilerini değiştirdiği” ve hareketin ölçüsünden çoktan saptıklarıdır.
Dolayısıyla Ülkücü İradenin kendisine gönül veren herkesten daha ağır olduğunu bilmesi gerekirdi.
Bu davada ağır olan şahıslar değil, davanın kendisidir.
Her bir dava mensubu saygıdeğerdir.

Bununla beraber kendi tercihleriyle ölçüsü davanın dışına çıkarak, başka siyasi partileri adres edinmiş olanların, bir zaman sonra kalkıp “Ülkücü İrade” olarak sunulmasından daha abes bir şey söz konusu olamaz.
O yüzden Ülkücü Hareket’i yalnızca kitaplardan okumakla tanıyamayacağını, ülkücüler nezdindeki şuuru kavrayamayacağını, tavırdaki ölçüyü idrak edemeyeceğini belli ki Yavuz Selim Demirağ hala öğrenememiş.

Aynı gerekçeyle, yaptığı dezenformasyonun bu hareket nazarında bir adım dahi olsa kendisini ileriye taşımaya muktedir kılamayacağını görmelidir.
Diğer yandan Yavuz Selim Demirağ yazısında Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanları olarak sıraladığı isimlerin iradeyi temsil ettiğini iddia ederken, ısrarla kimi isimleri de görmezden gelmiş.
Mesela bugün MHP’de Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Şefkat Çetin’i yok saymış…
Mesela bugün MHP MYK Üyesi olan Yaşar Yıldırım’ı hiç ağzına dahi almamış…
Bu isimleri verdikleri mücadeleler, ödedikleri bedeller ve duruşlarıyla beraber tanımayan var mıdır?
Yavuz Selim Demirağ bu isimleri bilmiyorsa, ülkücü irade tabirini kullanacak en son kişi olmalıdır.

Ancak bilmemesi gibi bir durum söz konusu olamaz.
Niyeti işte bu yüzden temiz değil, ahlaki ölçüyle de bağdaşmıyor.
Hadi diyelim yaş jenerasyonu itibarıyla Yavuz Selim Demirağ, yakın dönem öncesinde Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yapmış isimleri yazısında kullanmış olsun.
O vakit Alişan Satılmış’ın ismini acaba neden kendince değerlendirmeye layık bulmadı?
Örneğin “Ordan, burdan, şurdan, derlenip…Merkez zihniyetinde konumlanan figürlerle bakan olacağıma… Devlet Bahçeli ile çöpcü olurum… İmza.” açıklamasını yaptığı için olmasın?
Yavuz Selim Demirağ’a göre sıraladığı isimler Ülkücü İradeyi temsil ediyor da, bu isimler etmiyor mu?

Aklınca uyanıklık yapıp MHP Genel Başkan Yardımcısı Atilla Kaya’nın adını yazısına ekleyerek işi kurtarabileceğini zannetse de boşuna uğraşmış.
Atilla Kaya’nın duruşu ve tavrı bu hareketteki saygınlığını yansıtır ve Demirağ’ın kirli propaganda çabalarına eklenemeyecek derecede fersah fersah fazla gelir.
Yavuz Selim Demirağ, illa ki iradeye saygı bekliyorsan, ortada var olan bu iradenin, MHP’nin 11. Kurultay’ında ortaya koyduğu kararına saygı göstermelisin.
11. Kurultay’da pek çok yerde, il ve ilçede çoklu adaylarla kurultaylar gerçekleşti ve kapsayıcı bir tavırla Ülkücü İrade beyanını ortaya koydu.

MHP ve Ülkücü Hareket’in Lideri Devlet Bahçeli’dir!
Seni ve senin gibilerini bu hakikati belirtmekten alıkoyan nedir?
Niyetiniz temiz değil, düşünceleriniz çarpık, sözlerinizde tutarlılık yok, örnek olarak sunduğunuz isimlerin bazıları artık bu hareketin ölçüsünü bir kenara bırakmıştır.

O nedenle Ülkücü İrade’nin son beyanına saygı gösterin ve aynı iradenin bir kez daha duruşunu sergileyeceği 18 Mart 2018 gününü bekleyip neticeyi görün.
Merak etme, ülkücünün iradesi ipotek altına alınamayacak kadar ağır, gem vurulamayacak kadar büyüktür.
Bu dava senin anlayabileceğinden çok daha sağlam ve şuurludur, bunu da aklınızdan çıkarmayın…
İsmail Özdemir

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER