Asikurtlar©

Siyasi Zina

Siyasi Zina
19 Ekim 2016 - 12:00 'de eklendi ve 3751 kez görüntülendi.

”Canım sende siyasetin de mi zinası olurmuş” dediğinizi duyar gibiyim.

Olur efendim. Olur siyasetinde zinası olur.

Siz Sayın Bahçeli’nin ”düğün değil bayram değil misali” durup dururken mi başkanlık konusunu açtığını sanıyorsunuz!

Otuz sene önce adını şimdi hatırlayamadığım bir filmde izlemiştim; ağa göz koyduğu kızı kahyasına nikahlar ama gerdeğe kendisi girer. İşte ülkemizdeki siyasi durum da aynen böyle Evvela ülkeyi Davutoğlu’na nikahladı. Davutoğlu’nun nikahı altında ülkeyi epeyce bir öptü. Tabi Davutoğlu’nun ki de nefis. ”Madem nikah bende en azından arada bir de ben öpeyim” dedi. Fakat arada birde olsa Davutoğlu’nun öpmesine izin verilemezdi. Baktı olacak gibi değil; arkasını döndüğü anda gözünü karatan Davutoğlu ülkeyi heran öpebilir, tuttu nikahı bozdurdu. Yeni nikah için bin dediğinde binecek, in dediğinde inecek bir isim lazımdı. Tabi en uygun isim Binali Yıldırım’dı. Adı üstünde Bin-Ali diyecek binecek İn-Ali diyecek inecekti. Nitekim vakit kaybetmeden yeni nikahı Binali’ye kıydı.

Fakat bu durum önceleri toplumun sadece bir bölümü tarafından ahlaka mugayir karşılanırken gittikçe gayri ahlaki diyenlerin sayısı hızla çoğaldı. Tabi bununla beraber toplumsal gerilim de arttı.

İşte tamda bu noktada, Devlet Bahçeli toplumdaki bu gerilime tercüman oldu ve dedi ki ”Sizin yaptığınız Türk Milletinin siyasi ve sosyolojik ahlakına uymaz. Madem gerdeğe sen girmeye devam edeceksin o halde nikahı da üzerine al. Gel millete iste! Millet verirse diyecek bir sözümüz yok.

Yok eğer millet ‘hayır öptüğün yeter oturduğun yerde otur’ derse o zamanda ahlaka mugayir bu duruma bir son ver ve ülkeyi daha fazla germe.

B Planı Bağımsız Kürdistan mı?

35 ülkeden oluşan koalisyon Musul’u kurtarmak için İşıd terör örgütüne operasyon yapıyor. Fakat Türkiye’yi koalisyonun dışında tuttular. Konu Musul olunca, içinde Türkiye’nin olmaması eşyanın tabiiyetine aykırı. Halbuki söz konusu Musul olunca Irak devletinden sonra ilk akla gelen Türkiye olmalıydı.Fakat buna rağmen Irak başbakanının ağzından Türkiye’ye uzak dur dediler. Bu Türkiye için aşağılayıcı bir durum. Buna karşın Erdoğan ‘Madem öyle Bizde B ve C planlarımızı uygularız’ dedi. Tabi kırılan ülke onurumuzu kurtarmak için Erdoğan’ın açıkladığı alternatif planlara umutlanarak odaklandık.

Oda ne?

B planına göre Türkiye’nin Musul’da olması için meğer işimiz Barzani’ye kalmış

B planına göre Musul’da bizde varız demek için kendimizi Barzani’ye davet ettirecekmişiz!

Peki Musul’a gireceğim diye Barzani’nin davetine muhtaç hale gelmek dış politikada iflasın itirafı değil midir?

Daha da vahimi; Barzani’nin davetine muhtaç olarak sınır ötesi operasyon planlama; Barzani’nin bağımsızlığını zimmen kabul anlamına gelmez mi?

Hoş bu yazının yazıldığı sırada, üzerinden B planı yaptığımız peşmerge de ”Türkiye’nin Musul operasyonuna katılamayacağını, kendi başına hareket etmesi halinde ise koalisyon uçakları tarafından hedef alınacağını” söyleyerek Türkiye’yi tehdit etti.

Neresinden bakarsanız bakın AKP hükumetinin dış politikası tüm zamanların en kötü dış politikası. Hatta bir dış politikanın varlığından bahsetmek bile imkansız!

Ayrıntı

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER