Asikurtlar©

SİYASETTE AHİR ZAMAN VE DEVLET BAHÇELİ

SİYASETTE AHİR ZAMAN VE DEVLET BAHÇELİ
23 Ağustos 2015 - 11:23 'de eklendi ve 4204 kez görüntülendi.

Türk siyasi hayatı, AKP’nin on üç yıllık tek başına iktidarı döneminde ahir zamanını yaşamış ve halen yaşamaya devam etmektedir.
AKP’nin tek başına iktidar dönemi kapsayan 2002-2015 yılları arasında; mili çıkarlar ile şahsi çıkarlar, vatan sevgisi ile ihanet, dindarlık ile dincilik, helal ile haram, hak ile haksızlık, doğru ile yanlış, gerçek ile yalan birbiriyle yer değiştirmiş ve bu değişimler, her gün medya üzerinden yapılan algı operasyonları vesilesiyle maalesef Türk toplumunda karşılık bulmuştur.

 
Haliyle, bu değişimlerin istisnasız hepsine direnen siyasi kesimler ve siyasetçiler, bin eğrinin içinde bir doğru kalmak ifadesinin ete kemiğe bürünmüş hali konumundadır.

7 Haziran seçimleri sonrasında yaşanan gelişmeler ise, siyasetteki ahir zamanının sadece AKP cenahını değil, AKP’ye muhalif olan ve toplumdaki tabanını büyük oranda milli hassasiyetler taşıyan insanların oluşturduğu kesimleri de etkisi altına aldığını gözler önüne sermiştir.

 

Sol kesime yakın medya, cemaat medyası ve bu medya kesimlerinin köşe başlarını parsellemiş gayrı milli bir zihniyete sahip olan kalemler ile merkez medyada kapitalist ücretlerle kalem oynatan eski tüfek komünistler; Türk toplumundaki AKP nefretini ve on üç yıllık AKP zulmünden kurtulma isteğini insanların gözlerine perde yaparak, HDP’nin Türk milletinin evlatlarını katleden PKK terör örgütünün siyasi uzantısı olduğu gerçeğini toplumun bilinçaltından söküp atmak istemekte, bunun yerine HDP’nin bir sevgi kelebeği olduğunu zihinlere yerleştirmeye çalışmaktadır.

 

Tarihte, yanlışın yerini başka bir yanlışın, ihanetin yerini başka bir ihanetin aldığı birçok örnek mevcuttur. Ancak tarih, yanlışın yanlış ile, ihanetin ihanet ile bertaraf edildiğini kaydetmemiştir. AKP yanlışını HDP yanlışına sarılarak, yanlışı başka bir yanlış ile ya da ihaneti ihanet ile bertaraf etmeyi düşünmek, MHP ve Ülkücü Hareket dışındaki AKP’ye muhalif olan kesimlerin, ahir zaman siyasetinin etkisinden en az AKP cenahı kadar nasibini aldıklarını göstermektedir.

 

Ülkemizin vatanına ve milletine bağlı insanlarının, terörü ve terörün siyasi uzantılarını yeniden var eden ve güçlendiren AKP’den kurtulmak için, PKK terör örgütünün siyasi uzantısı, AKP’nin siyasi yavrusu olan HDP’ye muhtaç bir hale getirilmesi, on üç yıllık iktidarında AKP’nin Türk siyasi hayatına ve Türk toplumunun milli reflekslerine yaptığı tahribatın bir eseridir.

 
Zira HDP; İmralı ve Kandil’e iradesini ipotek etmiş, PKK sözcülüğünü kendine görev bilmiş ve AKP’nin güçlendirdiği, AKP ile sözde çözüm masalarına oturmuş sözde bir siyasi partidir. AKP iktidarının taşeronluğunu yaptığı BOP uğruna uyguladığı gayrı milli politikalar, PKK terör örgütünü küllerinden yeniden doğurmuş, PKK terör örgütüne en güçlü dönemini yaşatmış ve % 2-3 bandında olan siyasal Kürtçülüğü de %13’lere getirmiştir.

 

Durum bu iken; AKP’ye karşı HDP destekli kurulacak bir hükümet yapısında, PKK’ya en az AKP kadar taviz verilmediği sürece PKK terör örgütü rahat duracak, HDP sevgi kelebeği ve Türkiye Partisi rolünü oynamaya devam edecek midir? Son dönemde artan terör olayları ve bu olaylar karşısında HDP sözcülerinin sergilediği tutum, zannediyorum sorumuzun cevabını kendiliğinden vermektedir.
İşte bu noktada, MHP Lideri Devlet Bahçeli aklıselimi temsil etmektedir. Devlet Bahçeli ve MHP, arkalarından esiyor diye rüzgâra kapılıp hukuksuz zümrelerle iş birliği yapmamakta, onları meşru kabul ettirme çalışmalarına katkı sağlamamaktadır.

Medya desteği ile HDP üzerinde yaratılmak istenen ” Türkiye Partisi” algısının, Devlet Bahçeli ve MHP’nin milli duruşu toplumun bilinçaltına yerleştirilmesine izin vermemektedir.

 

Bu sebeple, HDP’nin beslendiği siyasi ırmağı yanlış politikaları ile coşturup, HDP’nin TBMM’ye girmesine doğrudan katkıda bulunan bugünün terör olaylarından iktidar devşirmeye çalışanları ile HDP’ye İmralı ve Kandil ile olan ilişkini kes, PKK terör örgütünün sözcülüğünün bırak, elindeki kan bulaşığını temizle diyemeyenler, HDP’ye ve PKK’ya karşı Türk milletinin izzet-i nefsini savunan MHP’ye ve lideri Devlet Bahçeli’ye saldırmaktadır.

 

MHP ve Devlet Bahçeli’ye karşı 7 Haziran sonrasında HDP üzerinden yapılan bu saldırılar, Türk siyasetinin AKP döneminde yaşamaya alıştığı yeni siyasi trajedileri de beraberinde getirmektedir. Türk siyasetinin yaşadığı bu yeni siyasi trajediye örnek verecek olursak; dün, DSP ile koalisyon kurdu diye MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi eleştirenler, bugün PKK terör örgütünün siyasi uzantısı olan HDP ile hiçbir şekilde aynı yapının içinde olmuyor diye Devlet Bahçeli’yi eleştirmektedir.
Ülkücülerin ve MHP’nin adını, ” Irkçı, Faşist, Mafya bozuntusu” gibi ithamlarla dokuzdan sekize indirmeyenler, bebek katili Öcalan’ın tasmasını boynunda taşıyan ve geçmişten bugüne kadar PKK propagandası yapmak ve Türk devletine, Türk ordusuna meydan okumak adına söylediği sözler ortada olan HDP’lileri, AKP’ye karşı hoşlarına giden söylemler kullanıyor diye sevgi kelebeği, demokrasi havarisi gibi görmektedirler.
Aynı çevreler, 7 Haziran öncesi dönemde, PKK ve HDP’nin güçlenmesine neden olan AKP iktidarının sözde çözüm sürecinde yaşananlar için, ” Vatan elden gidiyor, nerede bu Ülkücüler” diyen çevrelerdir.

Devlet Bahçeli ve MHP, ahir zamanını yaşayan Türk siyasetinin garibidir. Çünkü Türk siyasetinde bu zamanda, dosdoğru olmak ve dosdoğru bir duruş sergilemek revaçta değildir. Ancak kim ne derse desin; Devlet Bahçeli, İslamcı ve Kürtçü fark etmeksizin, teröriste, hırsıza ve hukuksuza, aynı anda üçüne birden karşı koyabilecek kadar milletinin bekasını her şeyin üstünde tutan dürüst bir liderin hala var olduğunu herkese göstermiştir ve göstermektedir.
Devlet Bahçeli, Türklük âleminin son Başbuğu Türkeş Bey’in Ülkücü Harekete ve Türk milletine bir armağanıdır. Başbuğ Türkeş’in çizgisinden milim dahi şaşmadan, onun ülkülerini gerçekleştirme yolunda ilerleyen, Türk milletinin varlık davasını temsil etmenin ve MHP Lideri olmanın aynı zamanda cümle Türk Dünyasının lideri olmak olduğunun ve bu durumların zorluğunun bilincinde olan, milli şuuru ve birikimi ile de beş bin yıllık Türk tarihinin kıymet hükümlerinden süzülerek gelen değerleri en güzel şekilde yaşayan ve temsil eden ülkü devi Devlet Bahçeli, asırlık Türklük düşmanları tarafından Türkiye’nin ve Türk milletinin içine hapsedildiği cendereyi kıracak, Türk milletine ikinci Ergenekon Destanını yaşatacak tek liderdir.
Siyaset ve medya camiasında; üzerlerinde ki AKP, CHP, HDP ve cemaat gömleği ile kendi yanlışlarını, hukuksuzluklarını ve terörü meşru kılma isteklerinin üzerini örtmek için MHP ve Devlet Bahçeli düşmanlığı yapanlar şunu asla unutmamalıdırlar; Türk siyasi tarihi göstermiştir ki, Türk milliyetçileri haklı çıkmaya, çeşitli kimlikler altında Türk düşmanlığı yapanlar ve onlarla kol kola yürüyenler ise yenilmeye ve yok olmaya mahkûmdur.
İçinde bulunduğumuz ve bir girdabı andıran bu döneminde haklı çıkanı, her zaman olduğu gibi Türk milliyetçileri ve onun bilge lideri Devlet Bahçeli olacaktır. Ve Türk milliyetçilerinin haklı çıkışları elbet bir gün MHP’nin muktedirliği ile taçlanacaktır. O vakit, oynadığınız ihanet oyununda farklı kimlikler altında çektiğiniz peşrevleri çekebileceğiniz meçhuldür. Zira unutmayın ki, bu topraklar hainleri hiç sevmez!
Fatih ERGİN

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER