Asikurtlar©

Siyaset ve MHP’nin direnci

Siyaset ve MHP’nin direnci
03 Mart 2016 - 9:54 'de eklendi ve 4316 kez görüntülendi.

Türkiye tarihinin en zor, en acı, en karanlık günlerini yaşarken, ülkücü, milliyetçi, vatansever görünenlerin neden işi-gücü bırakıp, kendi partilerini dinamitlemeye çalıştığını anlayabilmek için, çerçeveyi biraz geniş tutmak gerekiyor. Zira, MHP’de oynanan oyun, Türkiye üzerinde oynananın bir yansıması, hatta esas parçasıdır.

ÖNCE ZEMİNİ HAZIRLIYORLAR
Fazla geriye gitmeden, AKP’nin nereden çıktığını, nasıl kurulduğunu ve iktidara geldiğini hatırlamakta fayda var. Türkiye, 80 darbesi sonrasında “ANAP” diye hatırlanan ve bugünkü AKP gibi kökü, kıblesi, tabanı olmayan bir partiyle tanışmıştı. Darbe öncesindeki siyasi yapılar biçilmekle kalmamış, bugünkü tabirle bir algı operasyonuyla kötülenip takatsiz bırakılmıştı. Kısacası önce zemini hazırladılar, sonra ANAP’ı sahaya sürdüler. Daha doğru bir tabirle ANAP, 80 ihtilali ile hazırlanan tarlanın ürünü oldu. ANAP’ın tek başına iktidarlarında Türkiye bölücü terörle tanışırken, kaynakları büyük bir soyguna uğradı. Sonrasında DYP, RP ve bugünkü CHP’nin türevi olan SHP’nin de bu kervana katılmasıyla birlikte kelimenin tam anlamıyla bir yıkım dönemi yaşandı. 28 Şubat bu yıkımı tamamladı. MHP böyle bir dönemin sonunda Türk milletinin ümidi olarak,bir koalisyon ortaklığı ile iktidara geldi. Ancak, çeyrek asrın yıkımını, talanını, ihanetlerini temizlemekten ve ortaya çıkan büyük enkazı kaldırmaktan, refaha ve huzura zaman ayıramadı. MHP’nin samimiyeti, gayreti, milli duruşu ve fedakarlığı bir yerleri ürküttü. Önce koalisyonu dağıttılar, sonra yeni bir hükümet aradılar. Bu olmayınca da, alternatifi ortaya çıkardılar. Tıpkı ANAP örneğinde olduğu gibi, önce zemin hazırlandı, konjontür uygun hale getirildi, sonra 28 Şubat’ın ürünü olarak AKP sahaya sürüldü.

VARLIK SEBEBİNİN GEREĞİNİ YAPTI
AKP, kendisini sahaya sürenlerin beklentilerine cevap vermekte en küçük bir zorluk çıkarmadı. Bir taraftan milli varlıkları, milli değerleri teker teker ortadan kaldırırken, diğer taraftan ülkeyi gırtlağına kadar borca soktu. Varlık sebebinin asıl gereğini, terör ve ihanet yolunda yaptı. Sıfırlanmış terör yeniden hortlatıldı. Ülkenin birliğini ve beraberliğini sağlayan bütün değerler bilinçli bir şekilde yok edildi. Bir bölgemizin bilerek ve isteyerek terör örgütüne teslim edildiğini, kendileri itiraf ettiler. Sadece Türkiye’yi değil bütün İslam alemini BOP yolunda kan gölünü çevirmekte herkesten önce koştular. Ülke açık ve net şekilde bölünmenin eşiğine getirildi. Bütün bunlar yine de AKP’nin rüştünü ispat etmesine yetmedi. Çünkü iktidarı ellerinde tutanlar, kerametin kendilerinde olduğunu zannedip, BOP’un dışına taştılar. Beyzbol sopaları ile yapılan ayarlar da işe yaramayınca, üzerleri çizildi.

YENİSİ HAZIRLANIYOR
AKP’nin üzeri çizildi, ama henüz işi bitmedi. Çünkü, henüz alternatif tam olarak hazırlanmadı. Dolayısı ile yenisi tamamlanıncaya kadar eskisiyle idare edilecektir. Bu yenisini tamamlama yolunda neler yapıldığı, siyaseti biraz yakından takip eden herkesin malumudur. Zaten BOP yolunda bir menfaat ortaklığı olmaktan ileri gidemeyen AKP’de kişisel hırsların ve özel hesapların öne çıkmasıyla birlikte ipler çoktan kopmuştur. Durumdan vazife çıkaranlar hemen yeni bir menfaat örgütlenmesi için harekete geçmişlerdir. Açık restleşmelerin, büyük ve gürültülü bir kavgaya dönüşmesi çok kuvvetle muhtemeldir. Siyasi zemin, tıpkı ANAP ve AKP’nin ortaya çıkışlarının öncesinde olduğu gibi uygun hale getirilmektedir. Mevcut partilerin tıkandığı ve bunlarla bir yere varılamadığı üzerinden bir algı operasyonuyla birlikte, yeni bir oluşumun baş göstermesi an meselesidir.

TEK ENGEL MHP
Burada önlerine çıkan en büyük bir sorun MHP’dir. 7 Haziran’da görüldü ki, MHP var oldukça gerçek emellerine ulaşmaları hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. MHP kendi akışına bırakılırsa, her an milletin tek ümidi haline gelebilir ve oynanan oyun yarım kalır. Her ne kadar CHP’de ciddi bir siyasi parti gibi dursa da, orayı dizayn etmekte fazla zorlanmıyorlar. Dolayısı ile MHP’yi kendi haline bırakmamak gerekiyor. Şu anda yapılan tam olarak budur. Bunun için MHP’nin içine fitne sokulmak istenmekte, bunun için MHP’ye yeni Genel Başkan aranmakta, bunun için MHP’nin için karıştırılmaktadır.MHP’ye yeni vizyon ve misyon yükleyenleri ibretle izliyoruz.

FARKLI OLDUKLARI NOKTA
Genel Başkan adayı olarak ortaya çıkanların yaptıkları açıklamalara bakın. Tam olarak renksiz, kıblesiz, nereden gelip nereye gittiği belli olmayan, duruma göre vaziyet alan, BOP yoluna uyan bir parti vadediyorlar. Bunlara, sayın Devlet Bahçeli’nin neyi yanılış yaptığı, hangi sözüne veya siyasetine katılmadıkları soruluyor. Yanlış buldukları, katılmadıkları hiçbir şey yok. Tamamına hak veriyor, tamamını onaylıyorlar. Kimse de, “peki derdiniz nedir? Siz gelince farklı ne yapacaksınız?” diye sormuyor. Farkları işte tam olarak buradadır. Açık ve net şekilde MHP’yi ANAP’laştırmaya, AKP’leştirmeyeve bir oyunun parçası haline getirmeye çalışıyorlar ve bunu da gizlemiyorlar.

KİMSENİN HADDİ DEĞİL
Bizim bir türlü kabul edemediğimiz şey, ülke bu haldeyken, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımızın olduğu bu kadar açıkken, ülkücü ve milliyetçi bildiğimiz insanların nasıl bu oyuna geldikleri ve alet olduklarıdır? Herkes aklını başına almalıdır. Birilerinin BOP’lu hesapları olabilir. Birileri iktidar uğruna ülkenin tamamen çözülmesinde her türlü göreve hazır olduklarını ilan edebilir. Ancak, hiç kimse bu oyunun görülmeyeceğini ve iktidar uğruna her şeye razı olunacağını zannetmesin.MHP bu ülkenin ve bu milletin son kalesi, son ümididir. Bunu kimsenin değiştirmeye hakkı da yoktur, haddi de değildir.

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER