Asikurtlar©

SİYASET TEZGÂHI…

SİYASET TEZGÂHI…
14 Kasım 2015 - 12:40 'de eklendi ve 9683 kez görüntülendi.

Seçim sandığı kapandı sonuçlar ortada da…
Medyanın siyaseti “maniplasyon tezgahı” henüz kapanmadı.
Medya memurlarının yeni görevi muhalefeti sindirmek…
Partilerin içinde anafor yaratmak…
Liderleri karalamak…
Hedefleri efendilerine şirin gözükmek…
Yöntem oldukça tanıdık!
Mühür kimdeyse onun düdüğünü çalmak denir buna…

***
Yeni moda MHP’ye saldırmak…
Eline kalem alan “MHP’ye hücum” misali…
Çapsızlar…
Amaçları, Partilerin tabanlarını kışkırtmak…
Parti içindeki ihtiraslılara coşku vermek…
Kendilerince iktidarı eleştirmeyen bir muhalefet tablosu kurguluyorlar.

***
Medya’da köşeyi kapan “vurun abalıya” misali muhalefete sallayıp duruyor…
Ekmek elden su havuzdan nasıl olsa…
Neymiş, Bahçeli “hayır demiş” …
Niye demiş, nasıl demiş izanları yok ki anlasınlar…
Neymiş; sahada mesaj verememiş miş…
Türkiye’nin tüm meselesi sanki MHP birader…
Adamlar eleştirmiyor adeta Bahçeli’ye kin kusuyor…

***
Ne büyük günah işlemiş bu liderler birader…
Medya memurlarının işi gücü muhalefeti “gıdıklayıp” efendilerine alan yaratmak…
Bunların adına da yazar deniyor!

***
Bu konuda Allah için Ahmet Hakan beyin hakkını yiyemeyiz…
1 Kasım’da sandık kapandı, 2 Kasım sabahı MHP fobisi başladı…
10 günde 8 MHP salvosu var…
8 mektubun her satırı Bahçeli’ye salvo…
Allah için verilen görevi iyi yapıyor…
Üşenmiyor Osmaniye’ye bile gidiyor…
Hızını alamıyor haddini aşarak “liderleri satarım” mülakatı veriyor…

***
Ah be Ahmet Bey!
1 Kasıma kadar sana göre AK karaydı…
1 Kasım akşamı ne oldu da Kara Ak oldu?
Seni rengârenk yapan ne kardeşim?
Tamı tamına 10 gündür Bahçeli’de Bahçeli…
10 Günde 8 gün Bahçeli gitmeli filan…
Bu nasıl görev aşkı böyle?
Sahi bu görevi kim verdi?
Bir gün bile boşun yok, MHP’de MHP…
Türkiye’de tüm meselesi MHP ve Bahçeli mi?
***
Yoksa “çocukluktan” kalma MHP fobin filan mı var?
***
Bahçeli gitmeliymiş…
Bahçeli değişmeliymiş, istifa etmeliymiş filan…
Sana ne birader?
MHP’ye oy mu verdin?
Bahçeli gidince ödül mü vaat ettiler?
MHP ve Bahçeli fobin nereden?
Yoksa yolunu kesenlerle sulh mu ilan ettin?
***
Ahmet Bey önceki gün köşesinde şöyle diyor;
Esra Elönü soruyor: Niye bu kadar kolay adam satmaca oynuyorsun? Önce Demirtaş, Sonra Kılıçdaroğlu, Bahçeli…
Ahmet Bey el-cevap;
“Ben günlük siyaset yazıyorum… Demirtaş mı söz konusu? Çok parlak, çok zekice bir çıkış yapıyorsa övüyorum.
Yapamıyorsa eleştiriyorum. Bahçeli için de geçerli bu… Kılıçdaroğlu için de… Buna “adam satma” denebilirse… Evet, satıyorum.
Hakiki gazeteciler, adam satanlardır. Daha doğrusu: Hakiki gazeteciler, satmak ya da almak gibi tabirlerle nitelenemeyecek ilişkiler
kurarlar siyasetçilerle… Benim siyasetçilerle ilişkim böyle bir ilişkidir. Ben 40 yıl aynı kişiyi öven ya da 40 yıl aynı kişiyi yeren eski
tip gazetecilerden değilim… Kimsenin adamı değilim. Kimsenin goygoycusu da değilim. Kimseye verilmiş bir sözüm yok. Kimseyle
ahitleşmedim. Dolayısıyla siyasetçilere şöyle seslenmek istiyorum: Sakın bana güvenmeyin, anında satarım”…demiş…
***
Ahmet Bey demokrasi ve özgürlüğe inanırız elbette düşünceni yazmana sözüm yok.
Ama bir kere eleştirmiyorsun dostum, MHP içinde rol dağıtıp kışkırtıyorsun…
Mesele senin dediğin gibi değil, hakiki gazeteci/yazar satış işine bakmaz…
Özgür düşüncesini gerçeklerle harmanlayıp ifade eder…
Senin gibi muhalifleri kışkırtma ile değil gerçek toplumsal meselelerle uğraşır…
Goygoyculuğa gelince seni en iyi tanıyan Melih Gökçek’e başkana sormak lazım…
Sahi Demirtaş’a saz çaldıran şirince poz veren sen değil miydin?
Bana güvenmeyin dediğine göre artık sana güvenmek akılsızlık olur…
***
Ne diyelim, “satıcı” olduğunu kendin itiraf ediyorsun…
Siyaset pazarında “tezgâh” açtığına göre…
Sana hayırlı işler birader…

Mustafa Ertekin

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER