Asikurtlar©

Sırada siyaset var

Sırada siyaset var
04 Ağustos 2016 - 19:55 'de eklendi ve 4103 kez görüntülendi.

 

 

Kalleş darbe girişiminin ardından bütün kurumlarda detaylı bir temizlik yapmak şart olmuştur. Hükümet, Olağanüstü Hal uygulamasının imkanlarından faydalanarak bunu yapıyor. Açığa almalara, tutuklamalara hiçbir sözümüz yok. Bu millete silah çeken, bu devlete ihanet eden herkes mutlaka hesabını vermelidir.Yeter ki, kurunun yanında yaş da yanmasın.
ORDU VARLIĞIMIZIN TEMİNATIDIR
Sayın Cumhurbaşkanının Din Şurası’ndaki konuşmasında da belirttiği gibi, yıllarca birlikte yürüdükleri ve istedikleri her şeyi verdikleri için neyi nerede bulacaklarını iyi biliyorlar. Nitekim, tam 5 yıldır bir milim ileri gitmeyen kaset soruşturmaları, birden bire çözülüverdi ve gözaltılar, tutuklamalar başladı. Ayıklama çok zor olmuyor. Bütün mesele kendini gizlemeyi başarmış olabilenlerin bulunması ve temizlenmesidir. Burada üzerinde önemle ve titizlikle durulması gereken husus, Türk Silahlı Kuvvetlerindeki temizliğin ivedilikle bitirilmesi ve bu kurumun daha fazla rencide edilmemesi, biran önce silkelenip ayağa kalkması ve asli görevine dönmesidir. Eğer bu coğrafyada yaşayacak, misakı milliye sonuna kadar sahip çıkacaksak, bunu ancak güçlü ve dosta güven düşmana korku salan bir ordu ile yapabiliriz.Ordumuz bizim varlığımızın teminatıdır.
İHANET HIZ KESMİYOR
Türkiye kuşatma altındadır. İhanet asla hız kesmiyor ve her koldan saldırıyor. FETÖ kalleşliğinin tozu-dumanı kalkmadan, PKK kahpeliğinin yeni örnekleri yaşanmaya başladı. MHP lideri sayın Bahçeli’nin grup konuşmasında da belirttiği gibi, birbirlerini tamamlayarak gidiyorlar. FETÖ’nün eylem yoldaşı ve hıyanet ikizi PKK da işbaşındadır.Düşman cephesi sürekli ve faal şekilde cinayet devriyesindedir.FETÖ’nün boşluğu PKK tarafından doldurulmaktadır.FETÖ’nün yarım bırakmak zorunda kaldığı yıkımı PKK tamamlamak için devrededir.Terörizmin soğuk nefesi Türkiye’nin ensesindedir.Ne tarafa baksak hain vardır, nereye dönsek melun yüzler karşımızdadır.Millet olarak meydanlarda FETÖ ihanetine gösterdiğimiz tepkiyi, PKK için de göstermek zorundayız. Yine sayın Bahçeli’nin tespiti ile, İstanbul meydanlarında bayrak salladığımız kadar, bu vatanın dağlarına, taşlarına da şanlı bayrağımız korkusuzca dikilmediği müddetçe, son terörist teslim alınıp son silahı kırılmadığı sürece bu millete huzur, bu ülkeye rahat yoktur.
ÖLÇÜ KAÇMASIN
Bu ihanetleri ortadan kaldırmak ve huzur içinde yaşamak için disiplinli, güçlü ve etkin bir orduya acil ihtiyacımız var. Daha öncede yazdığımız gibi, TSK’nın yeniden yapılanması önemlidir ve ihtiyaçtır. Ancak çıkarılan kanun hükmünde kararname ile yapılan düzenlemelerde, ölçünün kaçırıldığı üzülerek görüyoruz. Ülkenin ve bölgenin şartları, ordunun kendi içinde hiyerarşisi, disiplini ve emir komuta zincirinin önemi ve anlamı dikkate alınmadan, sadece darbe yapma endişesi öne çıkarılarak bir düzenlemeye gidildiği anlaşılıyor. Özellikle kuvvet komutanlarını Milli Savunma Bakanına bağlamanın yeni sorunlar getireceği, emir komuta birliğini bozacağı konusunda bütün uzmanlar hemfikirdir.
KRİTİK EŞİKTEYİZ
Çok girift ve sinsi bir ihanetle karşı karşıyayız. Dikkatli olmak zorundayız. Sadece Türk Silahlı Kuvvetlerin değil, bütün kurumları biran önce yapılandırmak ve ayağa kaldırmaktır. Hukuk ve demokrasiyi esas alan, ehliyet ve liyakati öne çıkaran bir sistem, hem kendini çok daha kolay ve hızlı temizleyecek, hem de adil ve haklı bir düzen oluşmasına temel teşkil edecektir. Yeni ihanetlerin önü böyle kesilebileceği gibi, tekrar başa dönülmemesi de bu yolla sağlanabilir. Ayrışmayı, çatışmayı, kamplaşmayı önlemenin, normalleşmeyi sağlayıp huzur ve sükuna ulaşmanın başka bir yolu yoktur. Niye bu hale geldiğimizi iyi tespit etmeliyiz ki, bundan sonra da aynı yanlışa düşmeyelim. Zira, geri dönüşü olmayan, çok kritik bir eşikteyiz.
SİYASETTEKİ UZANTILAR
Yargı, Ordu ve Emniyet başta olmak üzere bütün bürokraside ki ihanet uzantılarının temizlenmesinden sonra, sıranın siyasete geleceği anlaşılıyor. Olması gereken de budur. Zira, bu kalleşlik siyaseti kullanarak bu kadar yayılmış ve ileri gitmiştir.Ne istedilerse verilmiş ve önleri açılmıştır. Durumdan vazife çıkaranların çok daha ileri gittikleri ve parsel parsel paylaşım yaptıkları, işin içinde olanlar tarafından itiraf edilmiştir. Kaldı ki bu hazin durum sadece FETÖ yapılanması için geçerli değildir. Bugün ülkemizin bekasına tehdit oluşturan PKK ve IŞİD’in de, benzer ihmaller, yanlışlar ve hatta ihanetler üzerinden ilerlediğini, aklı başında olan herkes görüyor ve biliyor.
İFADELER DEHŞET VERİCİ
Tutuklananların ifadelerinin basına yansıyan kısımları dehşet vericidir. Sorumluluk taşıyanlar açısından, en azından bir ihmaller zincirinin olduğu kesindir. Kaldı ki, çok daha ileri ve karmaşık ilişkilerin ortaya çıkarılması da ihtimal dahilindedir. Siyasetteki temizliğin nereden başlayıp, kimlere ve nerelere kadar uzayacağını şu anda kestirmek mümkün olmasa da, büyük gürültülerin kopacağını tahmin etmek zor değildir. İbret veren bağlantıların, ilişkilerin bulunması, kurulan kumpaslarda, yaşanan ihanetlerde kimlerin ne kadar rol aldığınınortalığa saçılması, bizim için sürpriz sayılmayacaktır.
BAŞARMAYA MECBURUZ
Neresinden bakılırsa bakılsın, 15 Temmuz Türkiye Cumhuriyeti tarihi için bir dönüm noktasıdır. Önemli olan bu noktadan nereye evrileceğimiz ve nasıl bir sonuca varacağımızdır. Temennimiz, beklentimiz ve ümidimiz, buradan Türkiye Cumhuriyeti Devletini yeniden iddialı, güçlü ve etkin bir yapıya kavuşturacak bir yapılanmanın çıkması ve Türk milletinin barış ve refah içinde yaşayabileceği bir kardeşlik ortamının tesis edilmesidir. Zaten başka bir yol da yoktur. Bunu başarmaya mecburuz, hatta mahkumuz. Aksi halde ne olacağını düşünmek dahi istemiyorum.

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER