SON DAKİKA

KAPANDAKİLER

KÖŞE YAZILARI

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

Sıra sende İstanbul

Bu haber 05 Ekim 2013 - 10:45 'de eklendi ve 23 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Milliyetçi Hareket Partisi’nin “Milli Değerleri Koru ve Yaşat” açık hava toplantılarının yedincisi, bugün çok özel bir önem ve anlam kazanan, “Demokrasi” temasıyla İstanbul’da yapılıyor. Bu toplantıların ilki Bursa’da “Kuruluş”, ikincisi İzmir’de “Bayrak”, üçüncüsü Adana’da “Vatan”, dördüncüsü Erzurum’da “Birlik”, beşincisi Konya’da “Türkçe”, altıncısı Elazığ’da “Kardeşlik” temalı olarak yapılmıştı. Bu mitinglere Türk milletinin gösterdiği büyük ve coşkulu ilgi, ülkenin içinde bulunduğu bu ağır ve derin yıkıma karşı hayati bir dinç oluşturdu. Bütün engellemelere, bütün oyunlara rağmen yüksek katılımlar, Türk milletinin geleceğe güven ve umut ile bakmasını sağlamış, millet düşmanlarının kalplerine korku salmıştı.

Ülkenin perişan hali

Ülkenin bu iktidara teslim edilmesinin üzerinden 11 yıl geçmiştir ve istisnasız her alanda büyük ve derin bir çöküş acı ve ağır bir şekilde kendini hissettirmiştir. BOP yolunda ABD’nin kullanımına sunulmuş, hiçbir etkisi ve ağırlığı kalmamış, kuşatmaya alınmış bir dış politika; İmralı’daki katilin insafına bırakılmış, her alanda çatışma, gerginlik ve kutuplaşmayla sınırları zorlanmış bir iç siyaset ve kırılgan, güvensiz, ümitsiz, nereden geldiği belli olmayan paralarla ayakta kalmaya çalışan bir ekonomi düzeni ortaya çıkmıştır. Bu ağır ve acı tabloya rağmen hükümetin içi boş övünmelerle, artık yalama olmuş masallarla milleti oyalamaya çalışması, ümitleri daha da azaltmakta ve bundan sonra yaşabilecek felaketleri tetiklemektedir.

Türbanı alet ediyorlar

Bu hazin düzenin doğal sonucu olarak Türkiye zaten tarihinin en zor ve sıkıntılı döneminden geçiyordu. Açıklanan paket yıkımın artık ete kemiğe büründüğünü ve sonuç almak için her imkanı zorladığını gösterdi. Bölünme süreci AKP-PKK ortaklığı eliyle çok sinsi, ancak çok kararlı biçimde yürütülüyor. Türban ve şehitlerimiz başta olmak üzere bütün milli ve manevi değerler, bu kirli oyuna alet ediliyor. Diğer taraftan milleti artık diliyle de ayrıştırıyor, okullarda “Türküm, doğruyum, çalışkanım” denmesini bile yasaklıyorlar. PKK’nın bütün dayatmaları, hükümetin birinci ve asli görevi haline geliyor. İmralı’daki cani ülkenin gündemini belirleyecek bir konum kazanmıştır ve bu kadarını da yeterli görmüyor. Paketleme çabalarının sonuç vermesi durumunda, daha da ileri gideceklerini kendileri ilan etmişlerdir. İkinci bir paketle bebek katilinin serbest bırakılmasına gidecek bir düzenlemenin gündeme gelmesi söz konusudur. Milletin bu yapılanları hazmetmesi durumunda zaten fiili olarak bölünmüş olan ülkenin resmi ve legal olarak da bölünmesinin yolunu açacaklardır. Bütün bunları yapıyorlar, sonra da dönüp bunun adına “demokrasi” diyerek milletin aklıyla da alay ediyorlar. Bu gidişin, bu düzenlemelerin sonunun bölünme olacağını, AKP içindeki aklı başında milletvekilleri de görmeye ve söylemeye başladılar.

Görev

İstanbul mitingi işte böyle bir ortamda, böyle bir zamanda yapılıyor ve bütün bu gidişe güçlü bir itiraz ve anlamlı bir cevap niteliği taşıyor. Birileri ülkenin varlığını, milletin bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmak için milli değerlere savaş açmayı görev edinmişse, bu ülkenin gerçek sahipleri, bu milletin çelik çekirdekleri de, “milli değerleri korumak ve yaşatmak” için seferber olmuşlardır. Birileri “demokrasi” diyerek, hainlerle işbirliği yapıyorsa, kendi deyimleri ile zamanı geldikçe Cumhuriyetin bütün değerlerini yerle bir ediyorsa, MHP ve ülkücüler de, gerçek “demokrasi” yolunu kullanarak, bu ihanete karşı durmayı bir görev sayıyorlar.

Kimyaları bozuluyor

Bursa mitinginde “kuruluş” gerçekleşmiş ve yıkım yolunda gidenlere bir ikaz verilmiştir. İzmir şanlı bayrağımız gibi coşmuş, sel olmuş ve zirve yapmıştır. Bütün vatan-millet düşmanlarının, bütün yıkım yolcularının ezberi bozulmuş, pusulası şaşmış, dilleri tutulmuştur. Adana “vatan” diyerek ayağa kalmış ve silkinmiştir. Erzurum’da birliğimiz perçinlenmiş, Konya’da Türkçe düşünüp, Türkçe söylemekten başka bir çıkış yolu olmadığı gösterilmiştir. Elazığ’dan yükselen “kardeşlik” coşkusu, bütün Türk yurdunu sarmıştır. Yapılan mitinglerin tamamında bu milletin, vatanın, bayrağın sahipsiz olmadığı gösterilmiş, dosta güven, ülke-millet düşmanlarına korku salınmıştır. Bugün saat 16.00’da İstanbul Kazlıçeşme Meydanındaki “demokrasi” haykırışının da, daha öncekiler gibi ihanet güruhunun bütün ümitlerini yok edeceğinden, ihanet ortaklarını çaresiz bırakacağından, yıkımı planlayıcılarının başına geçireceğinden, sahiplenmeyi, yaşatmayı, birliği, bütünlüğü sarsılmaz biçimde yeniden inşa edeceğinden zerre kadar şüphemiz yoktur.

Görev

İstanbul şanına, tarihine, varlık sebebine uygun bir duruş ortaya koymak zorundadır. Kazlıçeşme meydanı dünya durdukça unutulmayacak bir ses vermelidir. İmkanı olanlar şartlar ne olursa olsun Kazlıçeşme meydanına koşmayı bir görev bilmelidirler. Gelemeyenler de yürekleriyle, dualarıyla katkı yapacaklardır. 3 hilalle ay-yıldız kucaklaşacak ve gerçek bir demokrasi şöleni yaşanacaktır. Türk milletinin birlik ve beraberliğinin teminatı olan Milliyetçi Hareket Partisi; her zaman olduğu gibi, bir defa daha güzel ülkemizdeki ayrışmaya, kutuplaşmaya, kamplaşmaya son vermek, vatanın bölünmez bütünlüğünü yeniden tesis etmek, şer odaklarına, karanlık güçlere ihtarda bulunmak, iktidarı felaketten önceki son çıkış için uyarmak ve Türk Milletine gerçekleri anlatmak konusundaki kararlılığını bir defa daha gösterecektir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.