Asikurtlar©

Sıra CHP’nin bölünmesinde

Sıra CHP’nin bölünmesinde
16 Nisan 2016 - 17:32 'de eklendi ve 4507 kez görüntülendi.

“İmralı’yla görüştüğümüzü söylemek şerefsizliktir” dedi… Sonra, “Hükümetin değil, devletin görüştüğünü” açıkladı…

PKK’yla Oslo’da “üçüncü bir devletin” hâkemliğinde masaya oturdukları ortaya çıktı… MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş, PKK’nın “şehirleri bombayla doldurduğunu” bildiklerini söyledi… Gülüştüler… Dehşet tutanaklar ortaya çıkınca da, “Altında imzamız yok” deyip, geçtiler…

Meclis’te PKK’yla “müzakere yasası” çıkardılar… PKK’yla görüşenlere “dokunulmazlık” getirdiler…

İmralı’daki teröristbaşının PKK’nın Suriye kolu PYD’yi kurmasını seyretmekle kalmayıp, PYD’nin başı Salih Müslim’i defalarca Türkiye’de ağırladılar….

O zamanki adıyla BDP’liler bir bayram günü PKK’lı teröristlerle kucaklaştı… “Dünyanın hiçbir yerinde terörü destekleyen bir parti kabul görmez. Tam tersine böyle partiler, demokrasi için tehlike olarak kabul edilir. Yeri geldiği zaman herkese haddini bu Parlamento bildirir. Vicdanımızla millet adına karar vereceğiz, eğer dokunulmazlık kalkarsa yargı da kararını verecektir” dedi… Hiçbir şey olmadı…

HDP’nin başı Selahattin Demirtaş, bölgede 400 kilometre karenin PKK’nın kontrolünde olduğunu açıkladı… Zaten yargıya gerekenleri söylediklerini, yargı ve parlamentonunu gerekeni yapacağını belirtirken, “Siz onun söylediklerine bakmayın, kendisinde yüz olsa Parlamento’ya değil, Kandil’e çıkması gerekiyor” cevabını verdi…

Demirtaş Kandil’e çıkmadı… Onun yerine ilk kez Başbakanlık’ta ağırlandı…

Teröristbaşını “Kürtlerin lideri” ilân ettiler…

İmralı-Ankara-Kandil arasında HDP’den “posta” heyeti kurdular…

PKK’nın talimatı, HDP’nin gayreti ile “Kobani ayaklanması” çıktıktan 4 ay sonra Dolmabahçe’de kolkola girip, “mutabakat” metni açıkladılar…

Erdoğan kızınca masa devrildi, ama Dolmabahçe deklerasyonunu imzalayanların hepsi bakan yapıldı…

Sonra?.. Sonrası malûm?..

Her gün şehit cenazeleri!.. Kimi gün 3, kimi gün 10… Temmuz’dan bu yana toplam 396 şehit…

Sonra peşpeşe kendi ağızlarıyla itiraf ettiler; “Valilere operasyon yapılmasın emri vermiştik… Güvenlik güçlerimize nanik yaptılar… Bizi aldattılar… Süreci istismar ettiler” diye…

Ha, yarın-öbürgün PKK-HDP’yle yeniden masaya oturmayacaklarının garantisi var mı; Yok… Zira sadece ABD-AB, “masaya dönün” diye bastırmıyor, Erdoğan kızarken, Davutoğlu, “Silahları bırakırlarsa, çözüm sürecine dönülür” diyebiliyor. Hem de şehit cenazeleri kalkarken…

Peki tüm bunlara rağmen “halkımız”, “şehit yakınları” şehit cenazelerinde kime tepki gösterdi?.. CHP’ye… Kılıçdaroğlu yuhalandı… Bazı milletvekilleri yumruklandı… Sebep, CHP’nin HDP’yle birlikte görüntü vermesiydi…

El hâk; CHP’de HDP-PKK’ya müzahirler çoktu…

El hâk; Meclis’te PKK’yla müzakere yasasını destekleyerek, İmralı’daki teröristbaşının sık sık sitayişle anıp, haberler gönderdiği Beşir Atalay’ın “takdirlerine” mazhar kalmışlardı…

El hâk; “Çözüm sürecine, Sezgin Tanrıkulu’nun açılımlarına, yeni anayasaya” tepki gösteren CHP içindeki “ulusalcılar” tasfiye edilmişti…

El hâk; Onların yerine “açılımcılar, soykırımcılar, şöhretler” getirilmişti…

Özetle “yumruğu” hak etmişlerdi!..

Ya 14 yıldır “çözüm” diye, “yıkımın” temellerini atanlar, tabutları şehitlerle dolduranlar? Acaba cenazelere katılan “halkımız” niye onlara hiç bir fatura kesmedi, kesmiyor da CHP’yi yumrukladı/yumrukluyor?

Tamam, “halkımız” dünü çok çabuk unutur, günlük düşünür, günlük yaşar ve “aldatıldık” mağduriyeti yapanlara hemen inanıp, acır da…

Devlet kuran bir parti, nasıl bu kadar günlük düşünür, günlük yaşar, günlük kararlar alır?

Dün, “Çözüm sürecine karşılar. Anaların ağlamasını istiyorlar” denecek korkusuyla, AKP-HDP-PKK ortaklığına karşı “dimdik” duramadılar…

Bugün 2 yumruktan sonra, sırf HDP’yle “yan yana” görüntü vermemek için AKP’nin “dokunulmazlıkların kaldırılması” teklifini kabul ettiler…

Ki, bizzat Kılıçdaroğlu, “Anayasa’ya aykırı olduğu halde evet diyeceklerini” açıklıyor.

Başbakan Davutoğlu da, “CHP gönüllü vermedi, destek vermek zorunda kaldı” diyor.

Teröre, terör örgütüne ve bölücülüğe destek verenlerin yargılanmasına karşı çıktığım sanılmasın. Hayır, dokunulmalı… Dahası İspanya’da ETA’nın siyasi partisi Batasuna nasıl kapatıldı ve AİHM bunu onayladıysa, partileri de kapatılmalı…

Vurgulamak istediğim şu; Mesele, HDP’lilere dokunulması değil… Sıra CHP’nin bölünmesine geldi, o işi yapılıyor…

Kılıçdaroğlu’nun dün “Y-CHP” diye partiye yaptığı “yığınaklar” bir bir infilak ediyor/ettiriliyor!..

Sonra, ver elini yeni Anayasa!..

CHP içli-dışlı ve taammüden “Kurt kapanına” düşmüş, iki protesto, iki yumrukla “dağılma” aşamasına getirilmiştir…

Kılıçdaroğlu ve ekibini “Milletçe Alkışlıyoruz”!..

Müyesser Yıldız

Yazının Devamı

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER