Asikurtlar©

SİNAN OĞAN’IN AZERBAYCAN SOCAR DOSYASINI AÇIKLIYORUZ

SİNAN OĞAN’IN AZERBAYCAN SOCAR DOSYASINI AÇIKLIYORUZ
17 Aralık 2015 - 14:00 'de eklendi ve 11620 kez görüntülendi.

Adın yetmemiş, Akşener yetmemiş, Aydın yetmemiş ki anlaşılan, bu yazı yazılırken Namık Kemal Zeybek, bacanağının kanalında atıp tutmakla meşguldü.

Sen ANAVATAN’da, DYP’de, BBP’de gez dolaş, birileri dürtünce de MHP ve lideri üzerinden şehir efsaneleri anlat…
Saldırın bakalım dört koldan, o koltuk için bakalım daha kimleri süreceksiniz piyasaya?
TV’de “Ben olsam yüzde 30 alırdım” diyordun Sinan Bey…
Onu bunu bırak da şu yazdıklarımıza bir cevap ver hele…

AZERBAYCAN ŞİRKETİ SOCAR

Kamuoyunda Sinan Beyle ilgili olarak sık sık gündeme gelen konu, dünyada başta petrol ve doğalgaz olmak üzere pek çok yatırımları olan Azerbaycan Cumhuriyeti Petrol Şirketi SOCAR ile olan ilişkisi…

Bu soruya hiç cevap vermeyen Sinan Beyin Azerbaycan ve Aliyev ailesi ile ilişkilerini anlamak için SOCAR’I bir tanıyalım.
Azerbaycan Cumhuriyeti Petrol Şirketi SOCAR’ın Başkanı Rövnag Abdullayev ve SOCAR Türkiye Başkanı Kenan Yavuz, Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Vagif Aliyev, Yönetim Kurulu Üyeleri ise Süleyman Gasimov, David Mammadov, Farrukh Gasimov.

Türkiye dışında, Kore, Gürcistan, Ukrayna, Romanya’da yatırımları bulunan SOCAR, merkezi İsviçre’de olan SOCAR Trading şirketiyle 2008’den beri Singapur, Londra, Cenevre, Dubai, Lagos, Monako, Kahire ve İstanbul’da petrol ve petrol ürünleri ticaretini sürdürmektedir. Türkiye’deki şirketleri şunlar: STAR Rafineri A.Ş., Petkim, PETLİM Limancılık Ticaret A.Ş., SOCAR Power Enerji Yatırımları A.Ş., SOCAR Gaz Ticareti A.Ş., SOCAR Fiber Optik, SOCAR Turkey Petrol Enerji Dağıtım A.Ş.

Türkiye’de 2008’de PETKİM’i aldıktan sonra “Value-Site” vizyonuyla, PETKİM’i Avrupa’nın en büyük üretim merkezlerinden biri yapmayı hedefleyen şirketin yatırımları 10 milyon ton kapasiteli STAR Rafineri, 1,5 milyon TEU başlangıç kapasiteli Petlim Konteyner Terminali, yaklaşık 1500 MW’lık enerji santralleri, sıvı depolama tankları gibi devasa projeler…

Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi – SOCAR, Türkiye’de 30.12.2011’den beri SOCAR Turkey Enerji A.Ş. adıyla faaliyette. 14 Ağustos 2015’te Goldman Sachs International, SOCAR Turkey Enerji A.Ş.’nin yüzde 13 hissesini alarak SOCAR Turkey Enerji A.Ş.’ye ortak oldu.

SOCAR’ın büyük ortak olduğu Azerbaycan’ın Şah Deniz-2 sahasında ve diğer sahalarda üretilecek doğal gazı 1850 kilometrelik hatla Türkiye’nin 20 ilinden geçirip Avrupa’ya ulaştıracak olan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı – TANAP Projesi, Türkiye ve Azerbaycan’ın başarı ile yürüttüğü projelerin enerji alanındaki en önemlilerinden biri. Projenin temeli Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan Cumhurbaşkanlarının katılımıyla 17 Mart 2015’te Kars-Selim’de atıldı. TANAP’ta ilk gaz akışı 2018’de gerçekleşecek. Başlangıçta yıllık 16 milyar metreküp olarak planlanan taşıma kapasitesinin, önce 24 milyar metreküpe ve ardından 31 milyar metreküpe çıkarılması hedefleniyor.

SOCAR Türkiye, SOCAR Gaz Ticareti A.Ş. ile 1 Ocak 2013’ten itibaren doğal gaz ithalat ve satışında Türkiye ve Avrupa’ya daha kolay tedarik sağlayarak, daha uygun maliyetlerle Azerbaycan gazını Türkiye doğal gaz pazarında alternatif bir kaynak olarak sunuyor. SOCAR Gaz ile hedef, Türkiye doğal gaz tedarik pazarında %20’lik payla doğal gaz piyasasında alternatif bir oyuncu olmak. TANAP projesinin tamamlanmasıyla ve SOCAR’ın kendi kaynaklarından tedarik edeceği doğal gaz miktarının artmasıyla SOCAR Gaz Türkiye, pazarın en önemli oyuncusu olacak.

SOCAR Türkiye’nin 2018’e kadar Türkiye’de gerçekleştireceği yatırım miktarı 20 Milyar Dolar… Şirket, internet sitesinde hedefini; “2018 yılına kadar 15 Milyar Dolar konsolide ciro ile Türkiye’nin üç büyük holdinginden biri olmak ve 2023 yılına kadar Rafineri – Petrokimya – Enerji – Lojistik – Dağıtım Entegrasyonu’nu tamamlayarak ülkenin en büyük üretim güçlerinden biri olmak” şeklinde açıklıyor.
SOCAR’ın Türkiye’de sadece petrol ve gaz işleriyle değil basın işleriyle de ilgilendiği biliniyor. Star Gazetesi’ni de barındıran Star Medya’ya ait hisselerin %50’sini Fettah Tamince’den 2013’te satın alarak medya işine de giren SOCAR, CEO Mustafa Karaalioğlu ile diğer hisselerin sahibi Ethem Sancak’ın anlaşamaması üzerine 2014’te hisselerini Türkiye hükümetine danışarak tekrar Tamince’ye devretti.
Sinan Bey, işte bu SOCAR ile derin ilişkiler geliştiriyor.

Yeşil Iğdır Gazetesi’nin bir haberine bakalım:

“16. 06. 2012 tarihinde Iğdır Milletvekili Dr. S.O., Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan İş Forumu dolayısıyla Kars’a gelen üç ülkenin Ekonomi Bakanları ile Kars Havaalanı’nda mini bir zirve toplantısı gerçekleştirdi.

Nahçivan’a geçişlerde Türk nakliyecilerinin ve işadamlarının yaşadığı sorunları dile getiren S.O., Ekonomi Bakanı M. Zafer Çağlayan, Azerbaycan Ekonomik Kalkınma Bakanı Şahin Mustafayev, Nahcivan Ekonomi Bakanı Famil Seyidov ve Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) Rövnag Abdullayev ile bir araya geldi. Azerbaycan ve Nahçivan Ekonomi Bakanları görüşmede kapıdaki sorunların çözülmesi için çalışacaklarını ifade ettiler.
Abdullayev’i de Iğdır’a yatırıma davet eden MHP Iğdır Milletvekili S.O. Iğdır’a yatırım konusunu Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile de görüştüğünü ve kendisinin de desteklerini talep ettiklerini ifade etti.”

Burada sorulması gereken soru, S.O.’ın üç ekonomi bakanı ve SOCAR başkanını hangi sıfatla Kars Havaalanı’nda karşıladığı ve bunlarla hangi sıfatla “mini bir zirve” yaptığı? S.O. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin mi, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin mi milletvekili? Bu görüşmelerden Sayın Bahçeli’nin haberi var mıydı?

Sorular bu kadar değil… Ortadoğu Gazetesi yazarı Burak Özcan, bir yazısında şu soruyu sormuştur: “Azerbaycan’ın petrol şirketi SOCAR size ne ifade ediyor?”

Yine bir başka yazar Kadir Yıldız, 10. 06. 2015 tarihinde Ortadoğu Gazetesi’nde yazdığı “Sinan Oğan’ın Iğdır Güzellemesi” başlıklı yazısında şu soruları sormuştu:

“Milletvekili olduğun süreçte Azerbaycan’ın SOCAR şirketiyle gizliden gizliye nasıl bir bağlantı içerisine girdin? Azerbaycan’ın petrol şirketi ile bir milletvekilinin arasında nasıl bir manevi bağ var? Petrol üzerinden kardeşlik türküleri mi söyleyecektin? SOCAR’ın finanse ettiği AZADER’in toplantısına hangi kimlikle ve ne adına yer aldın? Azerbaycan Diaspora Bakanı Nazım İbrahimov’dan ne talebinde bulundun? Ne karşılığında para aldın? Karşılığında ne vaat ettin?”
Ama… Bunların hepsini cevapsız bıraktı.

Avrupa’daki bazı Ülkücü kuruluşların toplantılarına katılıp katılmadığı sorularına da yarım yamalak cevaplarla geçiştirdi. Belli ki, dik duran MHP camiasına verecek cevabı yok!

MOSKOVA VALDAİ FORUM TOPLANTILARI

S.O.’ın Azerbaycan yıllarında (1994-2000) başlayan Rusya ile ilişkileri Türkiye’ye dönünce daha stratejik bir çerçevede gelişir:2000’de Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönerek Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Kafkasya Masası’nda çalışmaya başlayınca burada ASAM Rusya-Ukrayna Araştırmaları Masası Başkanlığı’na getirildi. 2004’te hala başkanlığını yaptığı Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi TÜRKSAM’ı kurdu.

S.O., daha sonra Moskova’ya gitti ve 2009’da “Türk İç Politika Faktörlerinin Türkiye’nin Rusya Politikasının Oluşumuna Etkileri” başlıklı teziyle, Moskova Uluslararası İlişkiler Üniversitesi’nin (MGIMO) Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Bölümü’nden doktora derecesini aldı.
Herkesin bildiği gibi, büyük ülkeler “bazı düşünce kuruluşları” kurarak kendi politikalarını dünyada uygulamak için strateji, analiz ve istihbarat çalışmaları yapar. Bu tip strateji kuruluşları genelde hizmet ettiği devletin resmi ya da gayri resmi olarak himayesinde çalışır ve o devletin istihbarat örgütleri ile de bağlantılıdır. Mesela ABD’de RAND Corporation, İngiltere’de Chatham House gibi…
Rusya’nın da bu anlamdaki kuruluşlarından biri “Valdai Forumu”dur. (The Valdai International Discussion Club). Valdai Forumu resmi olarak Kremlin himayesinde ve Putin başkanlığında, 2004’ten beri her yıl toplanır. Yani KGB ile de ilişkilidir.
Sinan Bey bu toplantılara 2 defa katılmış ve resmi toplantı sonrasında da Rus Dışişleri Bakanı, Başbakan Yardımcısı ve Devlet Başkanı Putin ile de özel görüşmeler yapmıştır.

Valdai International Discussion Club’ın 31 Ağustos -07 Eylül 2010 tarihleri arasında St. Petersburg-Moskova-Soçi’de gerçekleştirilen ve dünyanın alanında en tanınmış 40 ve Rusya’dan 60 uzmanının katıldığı toplantıda Türkiye’yi TÜRKSAM Başkanı S.O. temsil etmiştir. Forum sonrası S.O. sırasıyla; St. Petersburg Valisi Valentina Matviyenko, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Vladimir Putin ile görüşmüştür.
Rusya Başbakan Yardımcısı Igor Shuvalov ile de görüşmüş ve 6 Eylül 2010’da Soçi’de Putin’in de bulunduğu akşam yemeğine katılmıştır. Burada Putin’e Türkiye – Rusya – Azerbaycan enerji politikaları hakkında çanak sorular sormuş, “Putin Avrasyacılığı” çizgisinde bir “politik” duruş sergilemiştir.

Azerbaycanlı Gazeteci F.U., onun Rusya ile ilişkilerini ve Valdai Forum toplantılarına katılmasını şu şekilde değerlendiriyor:
“Sinan Bey’in (ne zaman ise) Moskova üniversitelerinde bir kursu bitirip ve Rusça konuşabildiğini söylüyorlar. Biyografisine göre, Rusya’nın saygın “Valdai Forumu”nun üyelerinden biri. Rusya’da bu tür nüfuzlu forumların neleri ve neye göre müzakere ettiğini kesinlikle net düşünmek olmuyor. Hem de şöyle bir heyetle: Eski Savunma Bakanı Sergey İvanov, Başkanlık Yönetimi Rehberinin Yardımcısı Vladimir Voronin, bir süre Rusya Devlet Başkanı görevinde bulunan Başbakan Dimitri Medvedev, Rusya Başbakan Yardımcısı olan İgor Şuvalov, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Savunma Bakanı Sergey Şoyku, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin… Böyle anlaşılıyor ki, Ruslar bu “etkili” Foruma yeterince korrupsioner (yolsuzluk) ve yeterince de “Sergey” dahil ettiler. “S” harflerinin aliterasyonunu dikkate alırsak, Sinan Bey’in de bu Foruma davet edilmesini anlamak mümkün olur.

Ruslar bu tür muteber meclislerde ecnebileri iki halde özellikle görmek isterler: Ya “salon generali” gibi, ya da özel hizmet kuruluşlarının stratejik niyetleri altında. Sinan beyin bu iki kategoriden birisine uygun olduğunu söyleyemeyiz. Düşünelim ki, onu, Mesela, Medvedev’le veya Jirinovski ile iyi ilişkileri olduğu için dâhil ettiler.”
Ne diyorsunuz Sinan Bey? Hala susacak, yine Sayın Özdağ’ın CIA ajanlığını, Sayın Bahçeli’nin MİT ajanlığını ima ederek işi geçiştirecek misiniz?
Bir soru daha: MHP’li Aliağa Belediyesinde nasıl işleriniz oldu?
Cevap vermenizi, içimizi rahatlatacak açıklamalar yapmanızı boşuna bekleyelim mi?

Deniz ÖZKÖK

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER