Asikurtlar©

Silopi’ye gitmek ne zaman kahramanlık oldu?

Silopi’ye gitmek ne zaman kahramanlık oldu?
05 Mart 2016 - 12:59 'de eklendi ve 4117 kez görüntülendi.

Türkiye’nin ihanet, gözyaşı, şehit, yalnızlık ve kayıp gündemi, hiç değişmiyor. Türk milleti, akıl almaz bir şekilde, başka zamanlarda siyasi anlamda kıyametin kopmasına sebep olacak bu kadar yetersizliğe, bu kadar yanlışa ve bu kadar ağır bedele rağmen, sessiz ve ilgisiz. Asıl tehlikeli olan ve bizi ümitsizliğe düşüren, milletin bu durumudur. Daha öncede defalarca yazmıştık. Milletimizin bu hazmetme kapasitesinin sonu felaket olacaktır ve ne acıdır ki, bu felaket artık ağır bedelleriyle birlikte yaşanmaktadır.

ÜMİT VEREN BİR TEK HABER YOK
Daha ne olması gerekiyor be kardeşim. Haram havuzları ile ele geçirilip, besleme ve yanaşmalarla doldurulanlar da dahil olmak üzere, açın her hangi bir televizyon kanalını seyredin. Bir gazeteyi elinize alın, sadece manşetine bakın. Sizi mutlu eden, ümitlendiren, heyecanlandıran, gururlandıran bir tek haber bulabilirseniz, ben bütün yazdıklarımı geri alacağım.Her yerde yıkım, her yerde özel hesap, her yerde yetersizlik, her yerde kayıp. Bu acı tabloya rağmen ülkeyi idare edenlerin neyle meşgul olduklarına bakıyorsunuz, ümitsizliğiniz daha da artıyor. Anayasa ve Anayasa Mahkemesine ayar verip başkanlık hesaplarını tutturma gayretlerinden başka hiçbir şey duymuyor, hiçbir şey görmüyorsunuz. Dünya siyasetiyle ilgili söylenenleri, bizden başka ne duyan var, ne ciddiye alan bulunuyor.

SİLOPİ BAŞKA ÜLKEDE Mİ?
Ülkenin başbakanı Silopi’ye, binlerce korumayla, zırhlı araçlarla ve baskın yapar gibi ansızın gidebiliyor. Yapılan açıklamaya bakıyorsunuz, sanki başka bir ülkeden bahsediyor. Kendi ülkesinin her hangi bir şehrine gidebilmiş olmayı bir ayrıcalık sayıyor ve “biz her yerde varız” diyerek, buradan bir övünme çıkarmaya uğraşıyor. Sadece bu kadarı nasıl bir vahamet yaşandığını anlamaya yetmez mi? Silopi’ye gittiniz. Çok da iyi yaptınız. Peki, diğer ilçeleri ne yapacağız? İdil’de yaşananları, Nusaybin’deki kahpelikleri ve gelen şehitleri, Sur’dan yansıyan acı ve içimizi sızlatan görüntüleri nereye koyacağız? Bu memleketi kim bu hale getirdi sayın başbakan? Binlerce defa sorduğumuz bu soruya hadi çıkın bir cevap verin.

VATANDAŞI PKK İNSAFINA BIRAKTINIZ
Verdiğiniz cevaplar HDP ve PKK suçlamalarından ileri gitmiyor. HDP ve PKK’nın ne olduğunu biliyoruz. Onların varlık sebebi ihanet etmek, öldürmek, yıkmak, bölmek. Bu dün de böyleydi, bugün de böyle ve yarın da böyle olacaktır. Peki, bunlarla şeref masaları kuran, anlaşma imzalayanlar kimlerdi? Bu hainlere, dağdan inen katillere dokunulmaması için valilere talimat verenleri nereye koyacağız? Daha dün mecliste ülkenin İçişleri Bakanı bütün milletvekillerinin ve milletin gözünün içine bakarak, Dolmabahçe’de bu güruhla imzalanan Sevr anlaşmasını savunmadı mı? Sayın Başbakan, Silop’i de, bu kahpelerin Türkiye’yi ateş çemberine sokmaya çalıştıklarını söylüyor. Bunların Türkiye’yi ateş çemberinin içine sokmaya uğraştıklarını anlamak için ülkenin yakılıp yıkılması, binlerce şehidin gelmesi, ocakların sönmesi, yuvaların yıkılması, yavruların yetim kalması ve bölgeden bu acı görüntülerin gelmesi mi gerekiyordu? Bu hainlerle şeref masaları kurduğunuz zaman bunlara güvenilmeyeceğini, bunun sonunun felaket olacağını size, sayın Devlet Bahçeli sayısız defa söylemedi mi? Sayın başbakan, Silopi’li, Cizre’li, Nusaybin’li vatandaşlarımıza neyin teşekkürünü ediyorsunuz. Onların bu milletle, bu devletle bir problemleri hiçbir zaman olmadı. Problem o vatandaşlarımızın PKK’nın insaf ve inisiyatifine terk edilmesindedir. Dolayısı ile teşekkür etmek değil, önce bölgedeki vatandaşlarımızdan, sonra da bütün Türkiye’den kendilerinden özür dilenmesi gerekiyor.

NEYİ BEKLİYORSUNUZ?
Gerekenin yapılacağını söylüyorsunuz. Gerekenin ne olduğu bellidir. İsyan çağrıları yapan, hainleri koruyup kollamaya uğraşan, PKK’ açık destek veren, PYD’ye sırtını dayayanların dokunulmazlıklarını kaldırmak için neyi bekliyorsunuz? Elinizi tutan mı var? Millete bunun sözünü defalarca vermediniz mi? MHP sadece sözde kalmadı, dokunulmazlıkların kaldırılması için TBMM Başkanlığı’na da müracaatta bulundu. İşte destek, işte yapılması gereken, hadi buyurun, gereğini yapın. Kaldı ki, ihanet sadece milletvekili görünümlü güruhla da sınırlı değildir. İş makinalarıyla hendek kazan, bomba döşenmesine yardım, teröristlere yataklık eden, yolları önce kazıp bombalar tuzaklandıktan sonra üzerini asfaltlayan belediyeleri daha ne kadar seyredeceksiniz? Bütün bunlarla ilgili bilgi ve belgeler istihbarat raporlarında ayrıntılı olarak yer almıyor. Hatta defalarca basına da yansıdı. Daha ne olması, ne kadar kan akması, ne kadar şehit gelmesi gerekiyor?

AKP GEMLENMELİDİR
Kendi kendimizi kandırmayalım. Ülkeyi bu hale AKP getirmiştir. Dolayısı ile AKP’den çözüm ve çare beklemek beyhudedir. Daha da vahim olanı yaptıkları yapacaklarının garantisi olduğu için, korkarım ki, bu günleri de arayacağız. Türk milleti artık silkinip ayağa kalkmalı ve demokratik yollardan bu vahim gidişe dur demelidir. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin de söylediği gibi, bu zillet dolu günlerden çıkılmasının yegane şartı, Türk milletinin AKP’ye gerekli ve gecikmiş tepkisini göstermesidir.AKP gemlenemezse Türkiye gömülecektir.AKP ıslah ve terbiye olmaz, pişmanlık ve özeleştiri yapmazsa Türk milleti kanlı bir kardeş kavgasının tam ortasına düşecektir. Kaybedecek zaman kalmamıştır. Ülke elden gidiyor. Herkesin aklını başına almasının, özel hesaplarını, şahsi kinlerini bir kenara bırakıp ülkesine, milletine, vatanına, bayrağına, devletine sahip çıkmasının zamanı çoktan gelmiştir.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER