Asikurtlar©

‘SİLAHLARIN TÜRKMENLERE GİTTİĞİNE DAİR KANIT YOK’

‘SİLAHLARIN TÜRKMENLERE GİTTİĞİNE DAİR KANIT YOK’
24 Kasım 2015 - 20:08 'de eklendi ve 3917 kez görüntülendi.

Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkan Yardımcısı Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, MHP’li heyetle Suriye sınırında Türkmenlerle görüşerek yaptıkları inceleme ziyaretinin sonuçlarını açıkladı.

Bayırbucak’a yapılan saldırının bir amacının da bölgede Türkmenlere yönelik bir etnik temizliği gerçekleştirmek olduğunun anlaşıldığını belirten Özdağ şöyle konuştu.

“Bayır Türkmenlerin insani yardımlar dışında ısrarla kendilerini savunmak için silah talep ettiklerini gördük. Heyetimiz AKP hükümetinin ısrarla Türkmenlere yolladığını iddia ettiği silahlar veya benzerleriyle ilgili bölgeden herhangi bir kanıt elde edemedik.”

Gazetecilerin, “Silahlarla ilgili bir kanıta rastlamadık dediniz, kanıt olarak ne aradınız, sordunuz mu, sadece bize gösterir misiniz dediniz, yöntem olarak yanlış bir yöntemi seçmiş olabilir misiniz?” sorusuna Özdağ, “Emin olun ben o konuda yanlış bir yöntem seçmem. Arkadaşlarım da bu konuda deneyimli. Ondan dolayı yaptığımız araştırma böyle bir kanıtın olmadığını gösteriyor. Ama bunu size şimdi burada açıklarsam çok büyük bir devlet skandalı olur.” şeklinde cevap verdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli talimatıyla Osmaniye Milletvekili Doç.Dr. Ruhi Ersoy, Hatay Milletvekili Mehmet Ahrazoğlu ve Kahramanmaraş Milletvekili Oğuz Tor’un oluşturduğu bir heyetle Hatay ile sınır bölgesinde bir inceleme gerçekleştirdiklerini kaydeden Özdağ, “Bu incelememizin amacı Bayırbucak bölgesinin Bayır kısmında Türkmenlere yönelik gerçekleşen Rusya ve Esed rejiminin ortak saldırılarının geçici sonuçlarını tespit etmekti.” dedi.

Heyet olarak sınırdan sıfır noktasından Yamadi Göçmen Kampı’nı incelediklerini kaydeden Özdağ, “Kampta yaşayan Türkmenlere Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve sivil toplum örgütlerinin gereken insani yardımları yaptığı izlenimi ortaya çıktı. Bayır’a yapılan saldırının bir amacının da bölgede Türkmenlere yönelik bir etnik temizlik gerçekleştirmek olduğu anlaşılıyor.

İki sene önce Humus’ta rejimin Türkmenlere yönelik etnik temizlik gerçekleştirdiği bilgisine sahip olan Bayır Türkmenleri bundan dolayı çatışmaların şiddetine rağmen bölgeyi boşaltmamakta direniyorlar. En fazla da sınıra geliyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendilerini Türkiye tarafına davet etmiş olmasına rağmen Bayır Türkmenleri bu daveti kabul etmiyorlar. Diyorlar ki biz ancak sınıra kadar kaçarız ancak topraklarımızdan daha fazla uzağa gitmeyiz.” diye konuştu.

Bayır Türkmenlerinin insani yardımlar dışında kendilerini savunmak için silah talep ettiklerini gördüklerini anlatan Özdağ, “Heyetimiz AKP hükümetinin ısrarla Türkmenlere yolladığını iddia ettiği silahlar veya benzerleriyle ilgili bölgeden herhangi bir kanıt elde edemedik.” dedi.

Bir gazetecinin, “Türkiye bundan sonra Türkmenleri korumak için ne yapmalı?” sorusuna Özdağ şu karşılığı verdi:

“Her şeyden önce tarafların soğukkanlı olması gerekiyor. Türk-Rus ilişkilerinde kontrolsüz bir gerilimin her iki tarafa da büyük zarar verme potansiyeli olduğu ortadadır. Türk ve Rus ekonomileri arasında karşılıklı bağımlılık üstünde durulması gereken bir husustur.

Ancak Rusya’nın Suriye’deki politikalarının Türkiye’nin milli menfaatlerine zarar vermesi de kabullenilebilecek bir nokta tabi ki değildir. Bu hassas dengeyi korumak siyasetin, diplomasinin işidir. Biz MHP olarak başından bu yana Suriye’de Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve istikrarı savunurken Suriye’de maceracı politikaların ortaya çıkartabilecekleri tehditlerin bu boyutlara ulaşmasından ciddi şekilde endişe duyarak bu uyarılarda bulunuyorduk. Sonunda buraya geldi. Bundan daha kötü bir aşamaya ulaşmaması gerekiyor ve derhal kontrol altına alınması gerekiyor. Sakin olunması gerekiyor. Her iki tarafın da bunda sonsuz menfaati olduğunu düşünüyoruz.

Ancak Rusya bir gerçeği görmeli; Türkiye’nin yaşamsal menfaatleri Suriye’nin toprak bütünlüğü başta olmak üzere Suriye’nin Rusya’daki menfaatlerinden daha fazladır ve bu ancak çatışarak değil karşılıklı görüşmelerle ve Rusya’nın da Türkiye’nin yaşamsal menfaatlerini daha doğru tanıması ve bu yaşamsal menfaatlere saygı göstermesiyle mümkündür.”

Başka bir gazetecinin, “Açıklamanızda Türkiye’nin gönderdiği iddia ettiği silahlara ilişkin herhangi bir emare göremediğinizi söylediniz. Önceki gün Davutoğlu bunun tam tersi iddialarda bulundu. Nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu Özdağ, “Sayın Davutoğlu arzu ederse bu konuyu vallahi ve billahi bölgeye silah gönderilmedi diyen kamuoyu önünde açıklama yapan Başbakan yardımcısına sorsun.” diye cevapladı.

“Putin’in sırtımızdan bıçaklandık açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna ise Özdağ, “Uçağı düşürülmüş ülkenin cumhurbaşkanının vereceği tepkidir. Ancak Rus savaş uçaklarının daha önce Türkiye Cumhuriyeti Devleti hava sahasını hem de uzun süredir ve uzun mesafeli ihlal ettiği gerçeği göz önünde tutulmalıdır. Ancak varılan noktada yapılması gereken her iki tarafın arasındaki ilişkileri askeri anlamda daha iyi planlamasıdır. Moskova’dan önemli bir seyahat var, iptal edilirse üzülürüm. Ama görüşmeler bu meseleyi çözmek için tek yol olarak görülmeli. Keşke iptal edilmeseydi.” şeklinde açıklama yaptı.

“BUNU SİZE ŞİMDİ BURADA AÇIKLARSAM ÇOK BÜYÜK BİR DEVLET SKANDALI OLUR”

Osmaniye Milletvekili Doç.Dr. Ruhi Ersoy ise şunları söyledi:

“Suriye’nin geleceğini tartışırken bölgedeki halklar açısından Türkmenlerin dörtte biri kadar nüfusu tartışmalı olanların Aynel Arap’ta Kobani’de feveranı kopartarak dünya kamuoyunun dikkatini çekmeleri ve uluslararası kamuoyu ile Türkiye’de sözüm ona bir kesim odakların ve sözüm ona insan hakları savunucularının fevkalade dikkatini çekmişken 2 milyon ve üzeri nüfusa sahip olan Türkmenlerin bir kısmı Bayır Bucak’ta diğer kısmı muhtelif yerlerde Suriye’nin gelecek arayışında yeni anayasalarında statülerini tanımlamak ve orada huzurlu bir şekilde var olmalarını takip edebilmek MHP’nin asli görevleri arasında.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de Türk kamuoyunun da bu tarihi köklerden gelen kardeşlik hukukunun takipçisi olmasını bekliyoruz. Büyük Türk dünyası coğrafyasının en yakınında Ankara anlaşması ile birtakım haklarımızın da olduğu Suriye Türklerinin gelecek arayışına Türkiye kamuoyunun da Türk milletinin de yakından ilgi göstererek basınımızın da bu konuyu ciddiye alarak ilgi ile takip etmesini bekliyoruz. Kobani’ye selam olsun diyenlerin Türkmen kardeşlere selam olsunun ötesinde fiili anlamda da icraat yapmasını ve sahiplenmesini bekliyoruz.”

Başka bir gazetecinin, “Silahlarla ilgili bir kanıta rastlamadık dediniz, kanıt olarak ne aradınız, sordunuz mu sadece bize gösterir misiniz dediniz, yöntem olarak yanlış bir yöntemi seçmiş olabilir misiniz?” sorusuna Özdağ, “Emin olun ben o konuda yanlış bir yöntem seçmem. Arkadaşlarım da bu konuda deneyimli. Ondan dolayı yaptığımız araştırma böyle bir kanıtın olmadığını gösteriyor. Ama bunu size şimdi burada açıklarsam çok büyük bir devlet skandalı olur.” cevabını verdi.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER