SON DAKİKA

Sıkıştıkça saçmalıyorlar

Bu haber 19 Şubat 2014 - 9:20 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.

Neval KAVCAR

Yolsuzluk yaptığı iddiası ile Bakan fezlekeleri yerine, meclise iki muhalefet liderinin fezlekesi geldi. Erdoğan sanki ‘fezleke deyip duruyorsunuz alın size fezleke’ der gibi, iktidarı boyunca muhalefeti hiçe sayan tavrıyla cevap verdi.

İyi de 17 Aralıkta haklarında soruşturma başlatılan Bahçeli değil ki. Aslında bakan fezlekeleri meclise geldi. Geldi de, usulüne uygun değil denilip geri yollandı. Usul işin bahanesi gibi duruyor. Yılların savcısı usulü erkânı bilmez mi? Bu arada fezlekeleri yollayan savcıda paralel yapıdan diye yerinden oynatıldığından, yenisinin fezlekeleri yollayıp yollamayacağı da belirsizleşti.

Gelen iki fezlekeden, Bahçeli’nin miting meydanında vatandaşa verdiği bir cevaptan, Kılıçdaroğlu’na ait olansa hakaretten.

MHP Bahçeli hakkındaki fezlekeye ‘dokunulmazlığın kaldırılmasına evet diyeceğiz’ diyerek karşılık verdi. Ortada bir durum yok ki, ‘o fezleke niye geldi?’ desinler. İktidar iş dallanır, budaklanır diye korkuyor olmalı ki eski Bakanlara ait olan fezlekeleri geri gönderdi. Ya budanır geri öyle yollanır, ya da gerek duyulmaz, bekleyip göreceğiz.

Şimdi ufaktan ufağa vatandaşa muhalefet liderlerine ait fezlekeleri, bire bin katıp anlatmaya başlamışlardır. Anlatsınlar, Bahçeli’nin anlı ak. Bir kaşık suda koparılan fırtına sebebiyle açılan davadan bir şey çıkmayacağı aşikâr.

Çıkacakmış gibi fezlekeyi meclise gönderilmesi tehdit de içeriyor aslında. ‘Yargı elimizde gibisinden.’

Neyse efendim, Adalet Bakanı Bozdağ demiş ki geri yollanan fezlekeler hakkında: “17 Aralık operasyonunda isimleri geçen eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış ve eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkındaki fezlekelerin görevleriyle ilgili olduğu için genelgeye aykırı oldukları gerekçesiyle iade edildiğini…” söylemiş.

Ne yani şimdi, bakanlık görevinde işlendiği iddia olunan suçtan bakanlıktan ayrıldı diye kurtuldular mı? Görevleri ile ilgili fezlekenin geri gönderilmesi son derece yanlış kanımca. Görevi kötüye kullandı iddiası, görevi bırakınca bitiyor mu?

Buna cevap bulamadım. Yaklaşan iki seçim sebebiyle midir o kaçış bilinmez. Fakat akıllarda soru işaretinin kaldığı kuşkusuz.

Bozdağ ayrıca ‘doğrudan meclise iletilmeliydi’ gibi bir kelamda ediyor. Şu saatten sonra, o fezlekeler meclise gelir mi sizce?

Yargının silah olarak kullandığı anlamına gelen muhalefet liderleri hakkında fezlekeden de hiçbir şey çıkmaz.

Başbakanın, BDP’nin ‘Kürdistan’ demesi suç değil mi? Savcılar bunu görmüyor mu?

Ya BDP’lilerin dillerine pelesenk ettiği ‘demokratik özgürlük?’

Ayakkabı kutusundan milyon dolarlar çıkan bir bankanın eski genel müdürü salınıverildi.

Muhtemeldir ki tutuklu kalmasına sebep olacak kanıt olmadığı gerekçesiyle.

Ya da az önce okuduğunuz bakan fezlekelerinin geri gönderilmesi mantığı ile.

Genel müdürün eski görevi sebebiyle.

Şimdi görevden ayrıldı vs vs.

Söylediklerim çok saçma biliyorum.

Fakat durum aynen öyle.

Söylenecek akla uygun ya da hukuksal başka söylenecek şey yok.

***

Hulki Cevizoğlu

Pazar günü yazdığım köşe yazımda, Hulki Cevizoğlu’nun Aydın’da verdiği konferansta, baş örtülü vatandaşımız bir kısım seyircinin sözlü tacizine uğramış, hatta kovulmuştu. Bahsettiğim başörtülü Aydın Milli Eğitiminde memurdu.

Olay hemen önümde olduğundan, ‘burada ne arıyorsun, çık dışarı’ diye bağıranlar, hakaret edenler, alkışla destek verenlerde hemen arka sıralarımda oturdukları için yakinen şahit oldum. Dakikalarca sürdü, can sıkıcıydı.

Hulki Bey rahatsız olmuş ve “Anlattığınız böyle bir olay benimle ilgisi olmasa da (seyirciler tarafından bile) verdiğim onlarca konferansın hiçbirinde yaşanmamıştır. Tam tersine, neredeyse tüm söyleşi ve konferanslarımda başörtülü hanımlar izlemeye gelmiş, dikkatle notlar almış ve isteyenlerin hepsine soru sorma hakkı vermişimdir” demiş.

Bahsettiğim olayın elbette Hulki Beyle ilgisi yok. Olayın gerçekliğini anlatabilmek için yer ve ad isimleri vermeliydim. Böyle hazımsızlıklar olabiliyor anlamında. Yoksa inandırıcılığı olmuyor. Kadıköy iskelesinde de olmuştur, fiili saldırı yoksa bile sözlü taciz yaşanmış olabilire örnek olarak verdim. Yanlış anlaşılmasın lütfen.

***

Mansur Yavaş’a maçta açılan pankart

Bunlara alışması, hatta görmezden gelmesi gerekir. MHP’den CHP’ye u dönüşü yapmak o kadar kolay algılanacak ve kabul edilecek bir durum değil. MHP seçmeni bile CHP’ye dönmez. Eli oy vermeye gitmez. Hele birde ‘makam için parti değiştirmem’ vidosu bu işin ispatı olarak ortalarda geziyorken.

Ha, mademki CHP’ye döndü, seyircinin ‘Fır. Mansur Yavaş’ pankartını da hoşgörü ile karşılamalı. Seyirciye öfkelenip stadı terk etmesine hiç gerek yok. O tabir Beyaz Tv ekranlarında söylendi sanırım ilk kez. Hoş değilse bile insanların ağzı torba olmadığından, büzülmüyor haliyle.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.