SON DAKİKA

Biat mı, liyakat mı?

KÖŞE YAZILARI

Hakça

Gündem Yazıları

ŞİFRELİ SİYASET VE DEMOKRASİ…

Bu haber 06 Haziran 2017 - 22:12 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

Türkiye gündemini ablukaya alan “algı mühendisliği” kavramları o kadar eğdi büktü ki; artık toplumum bir kesimi gerçek kesitleri bile flu gören, yorumlayan sığ bir zihniyete dönüştü…
Türkiye’nin gerçek öncelikleri maalesef siyasi tarafgirlik içinde bocalar hale getirildi..
***
Bırakın aş, iş, ekonomi ve sosyal yaraları farklı meseleler kapımızdadır…
Ortadoğu yangın yerine dönmüş yayılma tehlikesi olan bir virüs halini aldı.
Yaşanan bu bölgesel gelişmelere ilave olarak dış ve iç siyasette hissedilen sarsıntılar ülkemizi dikkat edilmesi gereken bir sürece taşımıştır.
Türkiye dünya ve bölgemizde gelişen olaylar ve uluslararası terör destekçilerinin kurguları ile ciddi bir “güvenlik tehlikesi” yaşıyor…
***
Böyle bir dönemde milli bütünlük ve uzlaşı kavramlarının önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır…
Böyle bir süreci ancak güçlü bir Türkiye atlatabilir…
Türkiye’nin etrafında ateş çemberi daralırken milli refleks daha önemli hale geldi…
Bu bilinç ve izan ile “önce ülkem ve milletim” anlayışını taşıyan MHP’nin siyaset çizgisindeki hassasiyet daha öne çıktı.
MHP Siyasi menfaatleri bir kenara bırakıp ülkeyi toparlama gayreti ile insiyatif alıp devleti ve milleti ile bütünleşme yolunu seçmiştir…
Referandum sürecinde Sayın Bahçeli taşın altına elini değil gövdesini koyma cesareti göstermiştir…
MHP’nin bu görüşü maalesef kendini MHP karşıtı gören merkezleri de harekete geçirmiştir.
***
Bahçeli’nin milli eksenli duruşu “önce ülkem ve milletim” anlayışı maalesef birilerini telaşa sürüklemiş olacak ki medyanın “kurşun kalemleri” hemen saldırıya geçmiştir…
Sınırlarımızda Cereyan eden birçok gelişmeyi Türkçe okumayı beceremeyen zihinlerin karşıtlık tezinden siyasi rant elde etme telaşı maalesef sürüyor.
***
Mesela CHP kendi iç meselelerini gizleme adına “hayırcı kamuflaj” ve algı geliştirme gayretindedir…
CHP telaş içinde çırpınırken kapısını çaldığı Saadet Partisi, Demokrat Parti, Vatan Partisi ile yaptığı görüşmeler okyanusta motoru durmuş bir teknenin kaptanının olta ile kıyıya yanaşma gayretinden öte bir durum da değildir…
Sayın Kılıçtaroğlu öyle bir telaş içinde ki, MHP’nin üyesi bile olmayan ancak kendini Başkan adayı diye lanse eden kişilerden bile medet bekler durumdadır.
***
CHP’nin referandum yenilgisini MHP’den ihraç edilen kişiler ve siyasal oy karşılıkları yüzde 2’yi geçmeyen partilerin “hayırcı” kamuflajı ile örtemeyeceği açıktır.
Siyasetin yeri meclisken Ana muhalefet partisinin karşıtlık üretmek için “karşıt siyasal figürleri” gezmesi akıl tutulmasıdır…
***
Haliyle Medya da konuşlanmış MHP ve Bahçeli muhalifliği ile tanınan simalar bunu fırsat bilip CHP’nin çırpınışını maalesef “demokrasi mutabakatı” diye yorumluyor.
Orhan uğuroğlu’nun “Demokrasi mutabakatı” başlıklı yazısına bakınca kavramların bir “hırs” uğruna nasıl tahrip edildiğini daha ne anlaşılıyor.
Yazar Kılıçtaroğlu İle Akşener görüşmesinin şifrelerini de çözmüş…
Demek ki görüşme net ve açık değil şifreliymiş…
Peki, bu görüşmenin çözülemeyen kısımları ne olacak?
***
Demokrasi de şifreli siyaset olur mu?
Demokrasi de mutabakat millet ile olurken kapalı kapılar ardında mutabakat nasıl olacaktır?
***
Bir kere demokrasilerde partiler milli iradenin siyasal tercihlerini belirledikleri oluşumlardır.
Bu tercihleri oya dönüştüren mekanizma ise partilerin program ve vaatleridir.
Ortada seçim yok, aday yok, vaat yok.
Peki, bu oy avcılığı sevdası nedir?
Ortada fol yok yumurta yokken CHP’nin MHP fobisi nedir?
***
Çatı aday meselesine gelince; CHP lideri önce aday olsun veya adayımız şu desin ki sonra siyasi destek arayışı normal karşılansın.
2019’da yapılacak bir Seçim için şimdiden hayırcı bir cephe oluşturmak “toplumsal cepheleşmeyi derinleştirecek” bir girişimdir.
Ortada bir aday yokken bir program yokken peşinen karşıtlığı desteklemek iradeyi peşinen yok saymak ve robotlaştırmak olur.
Bu mantığı hangi demokrasi kabul edebilir?
***
Orhan Bey demokrasiyi iyi analiz edememiş ve hızını alamamış olacak ki;
MHP’nin 2019 seçimlerinde barajı geçemeyeceği kehanetinde de bulunmuş.
Delegeye “ayar verme” yanlışlığına düşmüştür…
MHP’nin AKP ye karşı siyaset yapması beklenemez miş miş!
Niye acaba?
Bu kehanet mi? yoksa sık görüştüğün birisi kulağına mı söyledi?
MHP’nin ve Sayın Lideri Bahçeli’nin “önce ülkem ve milletim” çizgisi ortadayken “sığ bir kehanette” bulunmak ne acıdır.
Henüz kongre sürecindeki MHP’nin seçilmemiş delegelerinin iradesine yön işaret etmek gazetecilik değildir..
***
2019 yapılması muhtemel bir seçim için oy hesabı yapıp MHP’ye şimdiden “don” biçmek, MHP delegelerine yön çizmeye yeltenmek, siyasal analiz değil iradeye saygısızlıktır…
***
Bu neyin öfkesi?
Sizi bu kadar hırslandıranlar kim?
MHP ülke zor yılları yaşarken Devletin ve hükümetin yanında yer almayacak da nerede duracak acaba?
Bahçeli’nin “toplumsal mutabakat” içinde yer alması beklenemez sözünü kulağınıza kim söyledi?
Sizin mutabakat dediğiniz nedir?
CHP’nin, HDP’nin politikaları mı?
MHP milliyetçi düşüncenin siyasi izdüşümüdür. Böyle bir partinin zaten duracağı yer bellidir. Kaldı ki; MHP kendi iradesi ile ne yapacağına karar verecek ve aday çıkarma kabiliyetine sahip güce de sahiptir.
***
Kaldı ki; MHP Lideri Bahçeli’nin mutabakatı milletiyledir.
Kapalı kapılar arkasında bir mutabakat aramaya ihtiyaç yoktur…
MHP’nin hedefinin müreffeh bir ülke için devletin bekasını korumak olduğu açıktır…
Siyasi hançerini kuşağında saklayıp hırs uğruna liderine saplayanlar ile Bahçeli’nin zaten işi olmayacağı açıktır…

Mustafa Ertekin

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.