SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Sesimi Duyan Kimse Yok Muuu!

Bu haber 07 Haziran 2014 - 1:01 'de eklendi ve 13 kez görüntülendi.

ORHAN ŞEN

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizden gelen haberler Ak Parti hükümeti tarafından analar ağlamasın gibi ilk bakışta gayet insani gözüken ve hepimizin talebi olan bir sloganla çözüm süreci adı altında başlatılan sürecin artık tam biz çözülme sürecine dönüştüğünü, Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde artık fiili hakimiyetin devletten çıkıp PKK ‘ya geçmiş olduğunu göstermektedir.

PKK Bölgede artık güpegündüz karayollarını kesip kimlik kontrolü yapmakta, bu kontrollerde yakaladıkları Türk Ordusu mensuplarının bileklerine kelepçe takarak götürmekte, bölgede karakol yapımlarını durdurmak için karakol inşaatlarına ve güvenlik güçlerine saldırmakta , işçileri kaçırmakta , iş makinalarını yakmakta, şehir içi caddelerde barikatlar kurup üniformalı görevliler(!)vasıtasıyla kontroller gerçekleştirmekte, il ve ilçe merkezlerinde PKK şehitlikleri(!)açmakta, bölgede iş yapan müteahhitlerden ve vatandaşlardan vergi adı altında haraç toplamaktadır. Süreçle birlikte arkasından devlet güçleri çekilen korucular adeta PKK’nın insafına terkedilmişlerdir. Nitekim PKK yakaladığı korucuları infaz etmekten çekinmemektedir.

TSK ve Emniyet güçleri bölgede hükümetin emriyle kışla veya karakollara çekilmişlerdir. Böyle bir ortamda güvenlik güçlerinin evlerinin kapı ve duvarlarının işaretlendiği şeklinde haberler gelmektedir. Bu dönem de PKK ,başta bölge olmak üzere ülkenin her tarafından birçok genci ya gönül rızasıyla yada zorla dağa çıkartıp örgütün militan gücünü takviye etmiştir.

Yine bölgeden gelen haberlere göre PKK yan kuruluşu konumundaki HDP-BDP belediyelerinde artık resmi dil Kürtçe olmuştur. Cadde ve sokakların isimleri Kürtçe ve Ermenice isimlerle değiştirilmektedir. Diyarbakır’da Kürtçe eğitim verecek ilk özel üniversitenin hazırlıklarının devam ettiği, Lice’de de Türkçenin seçmeli ders olacağı Kürtçe eğitim verecek lise yapımının sonuna gelindiği bilinmektedir.

HDP-BDP’li belediye başkanları ve vekiller sürecin verdiği şımarıklıkla her fırsatta devlete, millete ve TSK’ya hakaretler yağdırmakta ve sürekli olarak Türk milletinin sinir uçlarıyla oynamaktadırlar. Milletvekilinin biri PKK tarafından kaçırtılan uzman çavuş için paralı köpek tanımlaması yapabilmekte, bir diğeri de daha mazbatasını almadan Ağrı’da bulunan Kazım Karabekir Paşa heykelini kaldıracağını açıklamaktadır. Hiç şüpheniz olmasın bunun bir adım sonrası Atatürk heykellerinin kaldırılıp yerlerine Abdullah Öcalan heykellerinin dikilmesi olacaktır.

Yukarıda yazdığım olayları sakın abarttığım düşünülmemelidir. Bunlar bizim bölgeden alabildiğimiz bilgilerdir. İnanıyorum ki bu bilgilerin eksiği vardır fazlası yoktur.

Peki ülkemizin bir bölgesinde bütün bunlar yaşanırken ülkeyi idare ettiğini iddia eden hükümet ve bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü koruma görevini üstlenmiş TSK ve diğer devlet kurumları ne yapmaktadırlar?

İktidara geldiği ilk günden itibaren izlediği yanlış politikalarla bölücülüğün büyük aşamalar kaydederek bu kadar mevzi kazanmasında büyük emeği(!)geçen Recep Tayyip Erdoğan ve AKP cenahı maalesef hala durumun ciddiyetini ve bölücülere verecekleri her tavizin bölücüleri daha da cesaretlendirip yeni tavizler peşinde koşacaklarını farkında değildirler. Şu anda Recep Tayyip Erdoğan’ın tek derdi Cumhurbaşkanı olmaktır. Son yerel seçimlerde kendisini cumhurbaşkanı seçecek halk desteğini alamayacağını gören Erdoğan artık PKK-HDP-BDP’nin kucaklarına oturmuştur. Doğu ve Güneydoğu’da meydana gelen bu olaylar yada HDP-BDP yetkililerinin tahrik edici ve aşağılayıcı açıklamalarına ”her konuda konuşan ve muhataplarına hakaret edercesine cevaplar veren” Tayyip Erdoğan tarafından tek kelime dahi olsa cevap verilmemesi bu durumun önemli belirtilerinden birisidir.

Geçtiğimiz günlerde HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in yaptığı açıklamalardan çözüm süreci üzerinden hükümet ve bölücüler arasında sıkı bir cumhurbaşkanlığı pazarlığı yapıldığı anlaşılmaktadır. Hiç şüpheniz olmasın ki PKK-HDP-BDP kadroları Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili talep edeceği destek karşılığında koparabilecekleri tavizlerin en fazlasını almak için ellerinden geleni yapacaklardır.

TSK ve diğer devlet kuruluşları ise adeta kuzuların sessizliğini oynamaktadırlar. Genel Kurmay Başkanı Çok Özel Paşanın gelişmelerden rahatsız olduğunu gösteren en ufak bir imasını dahi duymak mümkün olmamıştır. Sükut ikrardan gelir atasözünden hareketle TSK’da ki bu sessizliğini süreci ve gelişmeleri onayladığı şeklinde yorumlayan çok sayıda vatandaşımız mevcuttur. Konuları anlattığımızda ;

-Kardeşim hadi herkesi anladık da TSK ve Genel Kurmay Başkanı da mı yanlış yapıyor? Onlar ses çıkarmadıklarına göre demek ki yanlış yapılan bir şey yok diye cevap veren vatandaşlarımızla karşılaşmaktayız.

Depremlerden sonra arama kurtarma yapan ekipler bir enkazın başına geldiklerinde ellerindeki bir nesne ile enkaza vurarak ;

-Orada kimse yokmuuu, sesimizi duyan yokmuuu diye bağırır ve bir inilti yada ses gelmesini beklerlermiş.

Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Hatta kemik aşınma noktasına gelmiştir. Doğu ve Güneydoğuda meydana gelen gelişmeler hayra alamet gelişmeler değildir, bu bölgelerimizde maalesef devlet dağılma sürecine girmiş güvenlik güçleri ise psikolojik olarak dağılmışlardır. Bu gidişatın sonu hayırlı değildir. Tabir-i caiz se ip her geçen gün incelmektedir. Bu gidişat böyle devam ederse korkarım ki çok ama çok fazla sayıda ananın gözyaşı akacaktır.

Sesimi duyan kimse yok muuuuuu?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.