Asikurtlar©

SERVET AVCI SANA İNANIRDIK BELKİ AMA…

SERVET AVCI SANA İNANIRDIK BELKİ AMA…
07 Aralık 2015 - 9:30 'de eklendi ve 9335 kez görüntülendi.

Fitne üretim merkezinin yazarı Servet Avcı’nın MHP ve liderine yönelik birbiri ardınca yazdığı tutarsız yazılarına istinaden 21 Kasım tarihinde “Servet Avcı, Sen Bozkurtları Avcı Kekliği mi Sanıyorsun?” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Servet Avcı’nın kıvrak siyaset yolculuğunu ele aldığım yazımda sanki kendisinden değil de Elizabeth Taylor’dan bahsetmişim gibi yüzsüz bir şekilde karalama yazılarına devam etmiş ve son iki yazısında da yine sözde inanmak istediklerini kaleme alarak değişimin şart olduğu yönünde bir tez öne sürmüştür.

***

Sever Avcı yazısında şuan MHP Genel Başkan yardımcısı olarak bulunan Ümit Özdağ’ı işaret ederek zamanında MHP’nin resmi yayın organında kendisine “CIA ajanı” iftirasının atıldığını öne sürmüştür. Halbuki Ümit Özdağ’a yazılan yazıların hiçbirisinde CIA ajanı ifadesi kullanılmamıştır. Sayın Özdağ’a o gün yazılan yazıların hepsi cevap niteliğindedir. Ümit Özdağ’ın MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yönelttiği 62 soruluk eleştirilere cevap verilmiştir.  Bu yazılardan birisi de Sayın Ümit Özdağ’ın ABD Büyükelçisi Ross Wilson’ın MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi ziyaret etmesine farklı anlamlar yüklemesine karşı verilmiş bir cevaptır. Ümit Özdağ’ın suçlama ve eleştirilerine de “CIA’nın alt kuruluşu olan Carnegie Vakfı’nın desteğiyle düzenlediği ‘Kürt Sorununa Çözüm’ konulu toplantı da siz ne geziyordunuz?” şeklinde bir soru yöneltilmiştir. Bu soru gel zaman git zaman fitne tezgahından da geçerek “Ümit Özdağ’a CIA Ajanı” dediler şekline dönmüştür. Bu sorunun Ümit Özdağ’a sorulmasını nedeni ise Servet Avcı’nın şuan yazarlık yaptığı gazetenin haberine dayanmaktadır. Ümit Özdağ’a yöneltilen sorunun referansı da o dönem Büyük Kurultay ismi ile çıkan çıkan gazetedir. Yani Ümit Özdağ‘a MHP’nin resmi yayın organında CIA ajanı denmediği gibi, Ümit Özdağ’a bu sorunun yöneltilmesinin sebebi de adı sonradan Yeniçağ olan gazetedir.

***

Bir diğer konu ise Koray Aydın’a “cemaatçi” denildiği hususudur. Servet Avcı da yazısında “cemaatin adamı dediğiniz birisini meclis başkan vekili yaptınız” gibi yanlış bir yargı oluşturmaya çalışmıştır. Koray Aydın’ın 2012 yılındaki MHP Genel Başkan adaylığı döneminde ele alınan yazıların tamamı yine Koray Aydın’ın kendi sözleri üzerine kaleme alınmış yazılardır. Koray Aydın o dönem içerisinde çıktığı televizyon programlarında “Cemaatle iyi geçineceğiz, Tüm cemaatlere yakınım” açıklamalarını bizzat kendisi yapmıştır. Koray Aydın’ın Zaman gazetesinin kuruluş resepsiyonuna gidip orada yaptığı “25 yıl dile kolay. Zaman’ın bu hale gelmesinde emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Bundan sonraki dönemde de kendilerine başarılar diliyorum” şeklindeki açıklamaları arşivlerde mevcuttur. AKP-cemaat ittifakı sürerken ve cemaatin MHP’ye en çok saldırdığı dönemde Koray Aydın bu açıklamaları yapmış ve bundan dolayı eleştirilmiştir. 12 Eylül 2010 referandumdaki saldırıların ve MHP’ye kaset tezgâhlarının sıcaklığını koruduğu dönemlerde Zaman Gazetesi’nin o resepsiyonuna tüm MHP milletvekillerinin davet edilmesine karşın o davete sadece Sayın Koray Aydın icabet etmiştir. Cemaatin MHP’ye en ağır saldırıları yaptığı bir dönemde…

***

Yukarıda bahsi geçen konuların bizzatihi muhabatı Ortadoğu gazetesi yazarı Sayın Yıldıray Çiçek’tir. Bu konular hakkındaki detaylı bilgi ve belgelere de Çiçek’in yazmış olduğu “CIA-Cemaat ve Yıldıray Çiçek” başlıklı yazısından ulaşabilirsiniz. Yazıyı okudunuz da bugün Ümit Özdağ üzerinden asılsız yorum ve eleştiri yapanların yine bir fitne peşinde olduğunu açıkça göreceksiniz…

***

Servet Avcı yazısında “Bir gün herşey geride kalacak… Hayatın gerçeği bu… İşte o yüzden şimdiden geriye dönüp bakmak lazım ‘ben geriye ne bırakıyorum?’ diye” cümlesini kurmuştur. Bir kişi bu cümleyi kurmadan önce aynı soruyu ilk önce kendisine sormalıdır. Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e ihanet edip Nizam-ı Alem Ocaklarında Kurucu Genel Başkan ve BBP’de Genel Başkan Yardımcısı olarak bulunan biri için cevaplaması ne kadar zor olsa da… Servet Avcı eğer bu sorunun cevabını verebilirse, bu cümleden sonra kullandığı “Ateşle imtihanı iyi vermiş bundan sonrada verebilecek olan insanlar mı? Yoksa siyasi hırslarla iftira kültürünün kardeşliğe baskın geldiği yapı mı?” sorusunun cevabını da mutlaka bulacaktır.

***

Yazısında “çift kişilikli siyaset” tarzına değinen Servet Avcı, MHP’ye eleştirilerini yöneltirken kendisinin 2014 yerel seçimlerinde sergilediği çift kişilikli yapısından neden söz etmez acaba? CHP’nin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş’ın danışmanlığını yapıp, CHP’nin başarısı için gecesini gündüzüne katıp, CHP’ye oy isteyen Servet Avcı çift kişilikli siyaset tarzını üç tarız-ı siyaset ile mi karıştırıyor acaba? Kendisinin geçmişte sergilediği çift kişiliki siyaset tarzı tez konusu olabilecek bir düzeye ulaşmışken, MHP’nin dürüst siyaseti onu neden strese sokuyor?

***

Yazısının bir başka bölümünde “bugün bozkurt diye seslenilenlerin yarın tilkiye dönüşebildiğinden” bahsediyor. Kendisiyle şuan aynı kulvarda hareket eden ve AKP’li bir mafyanın gölgesinde gezen Türkücü Şirine lakaplı Arif Şirin’in geçen günlerde bugünün ülkücülerine “tilki” benzetmesi yaptığından neden bahsetmiyor?

***

“Ya değişim ya da değişim” başlıklı son yazısında kullandığı “MHP’nin tasfiyesinin sağlanarak seçmen kitlesinin önemli bir bölümünün daha AKP’ye akıtılmasının hesaplandığı bir Türkiye var artık” cümlesi bile Servet Avcı’nın yazılarındaki çelişkileri ortaya koymaya yeter de artar bile…

***

Servet Avcı…

Ülkücüler sana inanırdı belki ama…

Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e ihanet edip Nizam-ı Alem Ocaklarına gitmeseydin…

Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e yazılarında kin kusmasaydın…

Başbuğumuzun kervanı dururken ayrımcılığa pirim verip BBP’nin kervanında yol tutmuş olmasaydın…

CHP’nin başarısı için döktüğün terin binde birini MHP’nin başarısı için dökmüş olsaydın…

Sana inanırdık belki ama…

Aşık Seyrani’nin de dediği gibi; Ermeni’nin, Rum’un yağlı ketesiyle dinden çıkacak kaypak müslümanlardan değiliz!

Kadir YILDIZ

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER