SON DAKİKA

Şerefsizler Ülkesi Dediği Ülkenin Başından Ödül Aldı

Bu haber 30 Ekim 2013 - 10:00 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Cumhurbaşkanlığı binlerce yıldan beri süregelen devlet ülküsünün temsil edildiği son Türk devletinin en üst seviyedeki makamıdır. Bu yüzden Cumhurbaşkanlığı sancağında 16 Büyük Türk Devletleri’nin her biri Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte temsil edilir. Tüm Türk Devletleri’nin ülküsünün tarihteki anlayışının hala var olduğunun en belirgin kanıtı ve eşsiz örneği bu temsiliyette anlam bulmaktadır.

Cumhurbaşkanlığı başta devletin, milletiyle beraber bölünmez bütünlüğünün korunması yolunda olmak üzere, diğer her meselede de itibarı ve yaptırımı en yüksek olan makamdır. Türklüğün tüm değerleri bu makam ile temsil edilir. Türk Milleti bu sebeple Cumhurbaşkanlığı makamına ayrı bir önem verir, onun yeri başkadır. Hepimiz ama özellikle de Türk Milliyetçileri için bu makamın ne derecede değerli olduğunu söylememize herhalde gerek yoktur.

Gelin görün ki kokuşmuşluk çoktan böylesine kıymetli, önemli ve hatta hayati olan “baş tacı” edilen makamı da sarmış. Üzülerek ifade etmek gerekirse, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’de öyle görünüyor ki tarihin kendisine yüklediği sorumluluğu artık ya unutmuş yada boş vermiştir.

PKK’lıların Avrupa’daki konserlerinde, “kahpeliklerle” dolu mesajlar okuyarak konser veren, terörist başına şarkılar yazan, varlığını “bölücülüğün” dünyasına adayan bir isim olan Ahmet Kaya’ya, Sayın Abdullah Gül’ün talimatıyla müzik alanında 2013 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü Müzik alanında “Yorumu ve söylemiyle farklı görüşlerden çok sayıda insanı bir araya getirdiği gerekçesiyle” verildi.

“Şerefsizler Ülkesi” diyerek kendince Türkiye’yi tarif eden Ahmet Kaya’ya, Sayın Abdullah Gül “Yorumu ve söylemiyle farklı görüşlerden çok sayıda insanı bir araya getirdiği gerekçesiyle” Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü veriyorsa, bahse konu olan gerekçede bir araya gelen insanların “şerefsizler ülkesi” görüşünde buluştukları için mi bu ödül layık görülmüştür?

Sayın Abdullah Gül de kendisini “şerefsizler ülkesinin en tepesindeki isimi” yani Cumhurbaşkanı olarak kabul etmekte midir? Acaba Ahmet Kaya denen adam yaşasaydı ve kendisine “şerefsizler ülkesi olarak tanımladığınız Türkiye’nin en tepesindeki isme ne der, nasıl seslenirdiniz?” diye bir soru sorulsaydı sizce cevabı ne olurdu? Sayın Cumhurbaşkanı acaba bunu hiç düşünmüş müdür?

Böylesi bir soru karşısında kendisine gelecek cevabı, kendi şahsiyetince kabul edip etmemesi yine kendi isteğine kalmıştır ancak Türk Milleti’nin en üst düzeydeki temsil organın bu meseleyle muhatap kalması asla ama asla kabul edilebilecek bir zillet değildir. “Küfre karşı rıza göstermenin küfür olduğunu” bilmeyecek bir seviyede ise kendisine diyebilecek hiçbir sözümüz yoktur…

Türk Milleti’nin tarihinde hiçbir dönem yoktur ki bu zamandaki “aşağılanmalarla” muhatap kalmamıştır. Sayın Abdullah Gül böylesi bir olayın altına imzasını atarak son derece yanlış ve Ahmet Kaya denen bölücü zihniyetteki adamın görüşlerini meşrulaştırmaktan başka birşey değildir.

Biz sahip olduğumuz anlayış, ecdadımıza, tarihimize, milletimize ve devletimize olan bağlılığımız gereğince Cumhurbaşkanlığı makamında bulunan isme devletimizin en büyük konumu olduğundan ötürü “Sayın” hitabını sürdürmemize devam edeceğiz. Ve yine biliriz ki millet, kim olursa olsun kendisine yapılanları hiçbir zaman unutmaz.

Dinsiz ve kafirler topluluğu olan PKK’nın kurucusu İmralı canisinin dindar, eli kanlı ve namazla dahi dalga geçecek kadar İslam düşmanı olan PKK’lı teröristlerin masum insanlar olarak gösterildiği bir dönemde şühedanın kanlarıyla vatanlaştırılan yurdumuza “şerefsizler ülkesi” diyebilecek kadar “kansız” olan Ahmet Kaya’nın ise “toplumu birleştiren” olarak kabul etmekten daha büyük bir garabet olamayacağını asla unutmayacağız.

Bu meselenin Türk Milleti’nin vicdanında kabul görmesi mümkün değildir. Artık kesin bir şekilde anlaşılmıştır ki Türk Milleti’nin kendi devletinde yeniden söz sahibi olma vakti çoktan gelmiştir! Önümüzde bulunan seçim maratonu Türk Milleti’nin masaya yumruğunu vurarak, kendisine ait olan ve kendisini temsil eden tüm yapılanmaları geri almayla neticelenmelidir.

Yerel seçimlerle başlayıp, Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerle devam edecek tüm seçimlerde eli kanlı, din düşmanları, bebek katilleri ile kol kola yol yürümek isteyenlere kesin bir ikazla “artık yeter” denilmelidir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.