SON DAKİKA

Şerefli (!) Yalnızlık Şimdi Çaresiz Suskunluğa Dönüştü

Bu haber 06 Kasım 2013 - 9:40 'de eklendi ve 1 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Başbakan Erdoğan endişeli. Bu ruh hali konuşma yaptığı, kameraların karşısına çıktığı her yerde kendisini gösteriyor. Bir korku kaplamışa benziyor kendisini. Tıpkı ringde kaçak dövüşen boksörler gibi, vakit geçirip, sürenin bir an önce bitmesini sabırsızlıkla bekliyor. Zira zorlu seçim maratonunun ilk raundu Yerel Seçimler ile tamamlanacak. Arkasından Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler geliyor. Bu sebeple eleştiriler ve haklı tespitler karşısında susmayı tercih ediyor. Bunu da “muhalefet liderlerine cevap vermeyeceği” bahanesiyle sunma gayreti içerisinde oluyor.

“Söyleyeceği sözü olan buyursun desin” derler Türk’ün yurtlarında. Belli ki Başbakan Erdoğan’ın eleştiriler karşısında verebilecek bir cevabı yok. “Muhalefet liderlerine cevap vermeyeceğim” sözünü sürekli ve özellikle MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin kesin tespitleri sonrasında söylemesi de manidar. Durumu kurtarmak içinse topu kendi yardımcılarına havale ediyor. Onlarda birşeyler zırvalıyor ama kale alan yok. Herkes bu anlamda gelen sesleri zaten “kapı gıcırtısı” olarak değerlendirmeye başladı.

Emin olun Başbakan Erdoğan’ın, eleştiriler karşısında verebilecek bir cevabı, tutar bir tek dalı bile olsa her türlü istismara baş vurur, olmayanı olmuş, olanı olmamış gibi gösterir, bunlarda olmazsa inkar eder, yalanlar ama mutlaka “polemik” yaratmaya çalışırdı. 11 yılı bulan iktidar döneminde yaptığı gibi.

Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. Tutar bir dalı yok. Seçim maratonu yoğun. Bu sebeple Irak’da Müslümanları katleden ABD askerleri için yaptığı duada söylediği “mümkün olan en az zayiatla…” tanımını kendisi ve partisi için bu seçim maratonunda uygulamaya çalışıyor.

Dedik ya özellikle de MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına sesini dahi çıkaramıyor diye. Mesela Başbakan Erdoğan, Sayın Bahçeli’nin hangi konularda yaptığı açıklamalarına cevap vermedi;

-Terör örgütü PKK ile girişilen ortaklığın ulaştığı konum,

-Terörist başının AKP’nin akıl hocası olarak kabul görülmesi,

-PKK ve terörist başının meşrulaştırılmasına yönelik AKP ve Başbakan Erdoğan’ın gayreti,

-Andımızın kaldırılması,

-Yol için bile olsa Camilerin yıkılması.

Bu meselelerin hepsinde Başbakan Erdoğan ve AKP iktidarının sabıkasının kabarık olduğu ortada. Türkiye’de bu meseleyle ilgili en çok kendilerinin konuşmasına, açıklama yapmasına ve sahip oldukları medya desteği sayesinde yoğun bir propaganda imkanı bulmalarına karşın kamuoyundan istedikleri desteği alamamaları endişe ve korkularını körüklüyor.

Susmayı çare olarak gördüklerinden değil, çaresizlikten ötürü tercih ediyorlar. Neden mi?

-Şimdilerde görüldüğü gibi kurulduğumuz günden beri bizim tek ortağımız terör örgütü PKK’dır,

-Terörist başı ile ülkeye ve bölgeye dair yani Kürdistan’ın kurulmasına yönelik hedef ve görüşlerimiz %95 oranında aynıdır,

-Artık PKK’ya verdiğimiz sözleri tutmanın vakti geldiği için terör örgütünün meşrulaştırılması zorunlu olmuştur,

-Kendimize Türk diyemediğimiz için, PKK’da bizden talep ettiğinden Türk Milleti’nin çocuklarının da “Türküm” demelerini istemediğimiz için Andımızı kaldırdık,

-Yol için gerekirse cami yıkarız ama istediğimiz zaman, istediğimiz yere de Kilise yapıyoruz,

sözlerini AKP iktidarı ve Başbakan Erdoğan nasıl desin? MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin son dönemlerde yapmış olduğu konuşmalarında vurgu yaptığı bu meseleler karşısında inkar edebilecekleri birşey varmı ki ona müracaat ederek işi kurtarabilsin?

Bir zamanlar bölgesel gelişmeler karşısında Türkiye’yi içerisine düşürdükleri bataklıktan ötürü ortada bulunan vahameti “şerefli yalnızlık” hezeyanları ile tanımlayanların şimdilerde “çaresiz bir suskunluğa” mahkum olmaları ne kadar da manidar.

Bugün söyleyecek sözü olmayanların aslında yapabilecek, Türkiye’ye katkı sağlayabilecek hiçbir şeylerinin kalmadığını Türk Milleti görmüyor mu zannediyorlar?

Ahlaki Bozulmanın Sorulması Şimdi Ahlak Ders Veriyor

Başbakan Erdoğan’ın neden suskun kaldığına dair çok güzel bir başka örnek daha şimdilerde gündemde. Konuştuğunda, gündemi değiştireyim derken daha da batıyor. Yurt yetersizliğinden ötürü kimi yerlerde kızlı erkekli aynı evde kalındığını belirtmiş Başbakan. Bunun içinde çetin bir takibe başlayacaklarını ifade etmiş. Aslına bakarsanız güya ahlak dersi vererek üstü kapalı olarak “zinaya” vurgu yapıyor.

Yahu el insaf, zinayı suç olmaktan çıkaran sizlere ne oldu da şimdilerde böylesi bir konuyu ülke gündemine taşıyorsunuz, Güldürmeyin adamı.

Ancak illaki bir yerden başlayacaksanız Gençliğin üzerinde kara bulut olan, olumsuz davranışları ve ahlaksızlığı sürekli topluma pompalayan televizyon programlarını ele alarak işe başı yapın ey AKP iktidarı.

Mesela Başbakan Erdoğan’ın en has adamlarından biri olan Acun Ilıcalı’nın yapımcısı olduğu Yetenek Sizsiniz programı size başlangıç için son derece güzel bir fırsat olabilir. Yetenek keşfetmek ayağı ile erotik şovların sunulduğu ve bununda Başbakan Erdoğan’ın en has adamları tarafından teşvik edildiği, yetenek olarak kabul edildiği bir anlayışı ortadan kaldırın da bizde görelim ahlak kavramınızın ne kadar ulvi olduğunu!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.