SON DAKİKA

Şeref Masası Artık Ankara’da Kuruluyor

Bu haber 18 Kasım 2014 - 10:16 'de eklendi ve 5 kez görüntülendi.

Oslo’da kurulan AKP’nin şeref masası ortaya çıktığı zaman, eğer Türk milleti bunu da hazmederse, artık Oslo’ya gitmelerine gerek kalmayacağını, Kandil’den davet edecekleri eli kanlı katillerle Ankara’da oturup görüşebileceklerini yazmış ve söylemiştik. Geldiğimiz nokta ne yazık ki budur. AKP-PKK ve uzantılarıyla artık Ankara’da şeref masası kuruyor, pazarlık yürütüyor ve teslimat yapıyor. Yalçın Akdoğan başkanlığında yapılan toplantının başka hiçbir izahı ve anlamı yoktur. İmralı ve Kan dilliler bizzat olmasa da mesajlarıyla, mektuplarıyla ve ilan ettikleri beklentileriyle o masada yer almaktadırlar.

Kendi itirafları

Bir süre öncesine kadar bomba patlatarak, mayın döşeyerek, karakol basarak AKP’yi hizaya getiriyor ve teslim alıyorlardı. Bu yolla çok mesafe kat ettiler ve dağa çıkmalarına gerek kalmıyor. Şimdi 6-7 Ekim olaylarında olduğu gibi kardeş kavgası ve isyan provalarıyla hükümete her istediklerini yaptırıyorlar. Artık ülkenin bir bölgesini kontöre almayı ve İmralı’daki bebek katilini tek ve değişmez muhatap haline getirmeyi başardılar. Bölgede kamu düzeninin tamamen PKK’nın eline geçtiğini kendi danışmanları söylemiştir. Bebek katilini referans olarak Cumhurbaşkanı vermiştir. İçişleri Bakanı “alan hakimiyetini kaybettiğimiz zamanlar oldu. Kırsalda terör baskısı arttı, şehirlere inmeye başladı” sözleriyle itirafda bulunmuştur.

Daha da azacaklar

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın PKK uzantılarıyla toplantı öncesinde yaptığı açıklamalar ayrı bir ibret vesikasıdır. Akdoğan, “Eylemsizlik sadece karakol basmak değildir, her türlü şiddet ve asayiş olayı da ‘terör eylemleri’ başlığı altında değerlendirilmesi gereken olaylardır. Bu yüzden yol kesme, haraç alma, iş makinesi yakma her türlü eylem şekli, kırsalda veya şehir merkezinde, bunların hepsine son verilmesi ve tam anlamıyla gerçek bir eylemsizliğin hayata geçmesi temel zemindir.” Diyor.Bu sözler aynı zamanda “çözüm” denilen şeyin ne olduğunun ve Türkiye’nin ne hale getirildiğinin itirafıdır. Şimdi de çıkmış, PKK’ya yalvararak, her istediklerini vererek, yol kesme, haraç alma, iş makinesi yakma dahil her türlü eylemlere engel olabileceklerini zannediyorlar. Oysa PKK, AKP’yi istedikleri her şeyi vermeye bu yolla razı ettiklerini biliyor. Dolayısı ile bırakın eylemsizliği, bundan sonra çok daha azacaklardır.

Utanmadan pazarlık yapıyorlar

Ne acıdır ki, ülkenin belli bir bölümünde PKK’lı olmayana hayat hakkı dahi tanınmamaktadır. Bırakın kamu görevlisi olmayı, bölge dışından gelmeyi, artık o bölgenin insanı ve Kürt kökenli olmak bile yetmiyor. Ya PKK’lı olacaksınız veya oraları terk edeceksiniz. Aksi halde şehir ortasında kahpe pusulardan kaçamazsınız. AKP’nin çözümüyle gelinen nokta ne yazık ki budur. Şimdi hiç utanmadan oturmuş, bunun üzerinden pazarlık yapıyorlar. Daha doğrusu bebek katilinin ellerine verdiği yol haritasını tamamlıyorlar. O yol haritasının sonunda bu caninin serbest bırakılması vardır ki, zaten AKP ne kadar inkar etse de, ortağı PKK bunu çoktan ilan etmişlerdir.

Türk milleti bu ihaneti görmeli

Artık Türk milleti bu acı tabloyu görmelidir. 2002’de sıfırlamış terörün nasıl ve nasıl canlandırıldığını anlamalıdır. Can derdine düşmüş İmralı canisinin ne duruma geldiğini fark etmelidir. AKP’nin sicilini hatırlamalı ve “Biz teröristle, örgütle pazarlık yapacak kadar namussuz, şerefsizlerden değiliz” diyenlerin, bugün kurdukları şeref masalarını görmelidir. İmralı’nın nasıl bir parti genel merkezine dönüştürüldüğünü Kandil katilleriyle nasıl kolay paslaştığını ve Türkiye’nin geleceğine kan doğrandığını hissetmelidir. Gerçek Türkiye tablosu budur ve çözülme sürecinin hangi badirelere yol açtığı ortaya çıkmıştır. Türkiye hızla bir çöküşe götürülmektedir. Doğu ve Güneydoğu kamu düzeni kalmamış ve devlet yok edilmiştir. Bunları bir iddia olarak söylemiyoruz. Bizzat bakanların yaptıkları açıklamaları hatırlatıyoruz. Şimdi bu ihanete uluslararası bir boyut kazandırmak istiyorlar.PKK açık şekilde ABD’nin sürece dahil olmasını istemiş, AKP buna da sessiz kalarak yol vermiştir.

Çözüm nedir?

Daha önce defalarca yazdık, bir defa daha soralım. Bu kadar gelişme bütün dünyanın gözleri önünde yaşanırken, AKP “çözüm” diyerek, ne anlatmaya çalışıyor? Gerek Cumhurbaşkanı, gerek Başbakan ve gerekse bu pazarlığın içinde olan bakanlar süreçten ne anlaşılması gerektiğini, çözümle neyin amaçlandığını açık açık Türk milletine anlatmalıdır. MHP lideri sayın Devlet Bahçeli’de defalarca bu çağrıyı yapmış ve herkesin süreç ihanetinin içyüzünü öğrenmesi gerektiğini, bunun egemenliğin sahibi Türk milletinin en tabii, en meşru hakkı olduğunu söylemiştir.

Birileri sizi tehdit mi ediyor?

Sayın Bahçeli’nin sorularını bir defa daha hatırlatalım: “Teröristbaşının, 15 Ağustos 2009 tarihinde hazırladığı 156 sayfalık sözde yol haritasıyla ihanet sürecinin bağ ve bağlantısı var mıdır? Erdoğan ve Davutoğlu, Öcalan canisinin yabancı servisler tarafından eline tutuşturulan kanlı planlarına çözüm mü demektedir? AKP milletvekillerinin bilmediği, Bakanlar Kurulu sıralarında oturan şahısların birçoğunun öğrenemediği bu çözüm süreci nedir? PKK vatan evlatlarının ensesinden vururken, hala süreç ihanetinden bahsetmek, hala müzakereleri sürdürmek nasıl tevil edilecektir? Sayın Erdoğan, Sayın Davutoğlu; birileri sizi tehdit mi ediyor? Bilmediğimiz açıklarınız var da kullanılıyor, şantaj altında mı tutuluyorsunuz? Durmayınız, korkmayınız, kaçmayanız, söyleyiniz, itiraf ediniz. Eğer ki, sizi kafa kola almışlarsa, oyuna geldiyseniz, eğer ki hesabını veremeyeceğiniz gizli saklı ilişkileriniz bulunuyorsa yine de milletimizin şefkatine sığınınız.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.