SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

SERDENGEÇEN’LERDENİZ.

Bu haber 10 Mayıs 2017 - 21:34 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.

Türk miIIiyetçiIiği meşru savunma, yüksek insanIık duyguIarı ve Türk miIIetinin kendi tabii hakIarının savunuIması, korunması duygusu ve iradesinin, şuurunun bir ifadesidir.
Türk milliyetçiliği eski Türklerin toplumsal yaşamını yönlendiren belirgin bir unsur olduğu gibi, İslamiyet sonrasında da milletimiz ayakta tutan bir güç vazifesi ifa etmiştir.
Rahmetli Osman Turan’ın tabiriyle bir cihan hâkimiyeti şekliyle ismi zikredilmeksizin yaşamış ve bütün tarihimiz boyunca muharrik bir kuvvet olarak yol göstermiştir. Kısaca Türk milliyetçiliği yüzlerce seneden beri var olan bir gerçekliktir.
Onu değerlendirirken bizi tanımayan, milletimizin özelliklerini bilmeyen ve bilme şansına da asla sahip olmayan yabancıların milliyetçilik hakkındaki fetvalarını dikkate almamız Türk milliyetçiliğinin şahsına irca ve izafe etmemiz mümkün değildir aslaBen Afrika’nın ortasında dünyaya gelmiş ve bu akla da sahip olsaydım tereddütsüz Türk Milliyetçisi olurdum..!
Çünkü ben Türk Milletinin de, İslam Âlemin de, mazlum milletlerinin de kurtuluşunun Türk milliyetçilerinde, Türk – İslam Ülkücülerinde olduğuna amentüye iman ettiğim gibi inanıyorum..!”
Peygamber soylu bir seyidin İfadesi…
Aslına bakarsanız kitabın ortasından konuşmak gibi..
Neden Türk milliyetçiliği? Sorusuna da tek cümlelik kitap gibi bir cevap..!
Israrla üzerinde durmamız gereken bir kavram…
Kimisine göre ırkçılık, kimisine göre dine ters düşen, kimisi ise cahilliğini bu kavrama sığınarak örten, kadri kıymeti bilinemeyen cevherdir Türk milliyetçiliği..!
Milliyetçiliğimizi net ve kesin çizgilerle ortaya koymamız gerekliliği tarihi bir mecburiyet haline de gelmiştir.
Kısaca kozmopolitan diye adlandırılan ve yerine hümanizmayı, halkların kardeşliğini, yada İslamcılık anlayışını ikame etmeye çalışan guruplarda yıllardan süregelen yanlış bir kanaat vardır.
Türk milliyetçiliğinin bu çağda başka milliyetçiliklerle ilişki kurulabilecek tek yönü yüzyılın ilk yarısında reaksiyoner tarzda harekete geçmek zorunda kalışıdır.
Bu ise var olma mücadelesi vermek durumuna düşmemizin doğurduğu ve İstiklal savaşıyla ifadesini bulan bir reaksiyonerliktir bir bakıma.
Onu değerlendirirken bizi tanımayan, milletimizin özelliklerini bilmeyen ve bilme şansına da asla sahip olmayan yabancıların milliyetçilik hakkındaki fetvalarını dikkate almamız; Türk milliyetçiliğinin şahsına irca ve izafe etmemiz mümkün değildir asla…
***

Önemle belirtmek isterim ki Türk milliyetçiliğinin evrensel oluşunun sebebi tüm milletleri asli konumda koruyucu ortak milli ve manevi değerle de yol gösterici birleştirici olmasıdır.
Türk milliyetçiliğinin dışındaki tüm milliyetçiliklerde asimilasyon politikası mevcuttur.
Oysa Türk milliyetçiliğinin kucaklayıcı ve koruyucu yaklaşımı ile devletin ebet müddet olması yadsınamaz bir gerçekliktir.
Bu problemi yavaş yavaş aştığımızı sevinerek müşahede ediyoruz.
Ancak bunun kitlelere tam manası ile duyurulabildiği noktasında mütereddidiz.
Çünkü bu meseleyi yalın kat bir iktidar meselesi olarak algılamanın doğru olmadığı kanaatindeyiz.
Bize göre bu su götürmez bir gerçeklikle Türk insanını derinden saran bir mantalite meselesi ile; insanımızı kutsal ülküler doğrultusunda yeni mecralara kanalize edebilme meselesidir.
Velhasıl; milliyetçilerin görevi Türk milliyetçiliği fikrinin geniş bir devlet felsefesi, engin birikimi olduğunu misyon edinip, geniş kitlelere anlatmaya çalışmak ve çabalamak olmalıdır.

***
Milliyetçi ekonomik model, milliyetçi eğitim sistemi, milliyetçi kültür politikaları, hâsılı memleketin sosyal, kültürel ve ekonomik meselelerine karşı ürettiğimiz tezler bütünü, bir şekilde ne yapılıp yapılarak devletin her hücresine ulaştırılmalıdır.
Şükürler olsun ki bugün ülkenin gündemini tayin edecek bir noktadayız.
Öyleyse işimiz belirlenen çizgide ilerlemek ve bizi savunma psikozuna (mesela ne kadar Müslüman var bunu kanıtlamak gibi) yöneltilecek tartışmalardan uzak durmaktır.
Varılmak istenen hedefte, takip edilen metot da belli olduğuna göre Türk milliyetçiliğinin dinamizmiyle örtüşen kendimize has bir söylemi yakalamanın tam zamandır.
Şüphe yoktur ki;
Türklüğün istiklal sevdasının manasını idrak etmiş milletimizin cevheri aslisine güvenen, kahramanlıklarla dolu tarihimizi derinlemesine bilen, ”Güneşi sağ elime, ayı da soluma verseler yine de bu işten vazgeçmem” diyen şanlı Peygamber’in izinden gidip, hakkın emaneti mukaddeslere sahip çıkan, gözü dünyada değil, yıldızlardan da uzakta güneşi hedef alan; disiplinli ve itaatli, şahsi zevk ve menfaatleri milletin yüksek menfaatleri için feda edebilen, mürekkep bir kadro iş başına geldiğinde Türk milleti yeni zaferlerle yeni ufuklara yelken açacaktır.

“Volkan gibi lav atmış ne susmuş ne ölmüşüm. Ben bu iman yolunda çılgınlara dönmüşüm” diyen serdengeçti misali Türk milliyetçiliği mefkuresi, Türk İslam davasi aşkına Serdengeçmeye hazır ve nazırız!.
Selam ve dua ile!..

Cafer KARDAŞ

Cafer KARDAŞcafer@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.