Asikurtlar©

Şehitleri de hazmedecek misiniz?

Şehitleri de hazmedecek misiniz?
26 Mart 2016 - 10:08 'de eklendi ve 4052 kez görüntülendi.

 

 

AKP ile geçen 14 yılın en büyük eseri olan terör ve ihanet, Türkiye’yi kavurmaya devam ediyor. Son bir haftada Hakkari, Mardin, Şırnak ve Diyarbakır’da 11’i polis 15’i asker olmak üzere 26 güvenlik görevlisi şehit oldu, onlarca yaralımız var. 2016 yılına girdikten sonra gelen şehit sayısı 160’ı buldu. Bu hazin tablo, kelimenin tam anlamıyla bir faciadır. Kurtuluş savaşında dahi, bu kadar kısa zamanda, bu kadar çok şehit vermemiştik. Tarihin en zor, en karanlık, en acı günlerini yaşadığımızı artık ülkeyi yönetenler neredeyse her konuşmalarında itiraf ediyor. Kimsenin aklına da, “14 yıldır ülkeyi ne hale getirdiğinizi itiraf ettiğiniz farkında mısınız? Yoksa bizim aklımızla alay mı ediyorsunuz?” diye sormak gelmiyor, gelenler de soramıyor.

BUNUN BİR BEDELİ OLMALI
Bizi asıl dehşete düşen şey, yalanı, talanı ve ihaneti hazmetmekte hiçbir sıkıntı yaşamayanların, Kan dilli sürüngenlere heyet gönderilmesine, teröristlerle masa kurulmasına ve İmralı canisinin affına bile hiçbir itirazı olmayanların, dünyanın gördüğü en büyük talanı sineye çekmekle kalmayıp bir de oylarıyla onay verenlerin, şehitleri de sıradanlaştırıp hazmetmeleri ve önemsizleştirmeleridir. Nitekim, dünyanın neresinde bu kadar çok şehit gelse, bu kadar büyük yanlış yapılıp bedeli millete ödetilse, bunun mutlaka, ama mutlaka bir siyasi soncu olur. Elbette bizde de oldu. Bizdeki sonucu, oyları yüzde 40 düşen iktidarın, patlayan bombaların ve gelen şehitlerin karşılığında, yüzde 49 oy alıp yeniden tek başına iktidarda tutulması oldu. Bu şartlarda elde edilmiş bir iktidardan, bu şartlarda iktidar verilmiş bir partiden ülkeye ve millete fayda ve hayır gelmesini beklemek, eşyanın tabiatına aykırıdır. Nitekim, sonuç ortadadır ve artık neredeyse sokağa çıkamayarak, can korkusu taşıyarak ve yarın ne olacağının yakıcı endişesini taşıyarak, bedeli hep birlikte ödüyoruz.

BİZİM İÇİN SÜRPRİZ YOK
Bu köşeyi takip eden bütün kardeşlerim takdir edeceklerdir ki, bizim için sürpriz yoktur. Bu zihniyete iktidar verilmesi ve iktidarda tutulmasının sonucu olarak, ülkenin buralara geleceğinden, milletin bunları yaşayacağından adımızdan emin olduğumuz kadar emindik. Asla çok büyük öngörü sahibi olduğumuz iddiasında değiliz. Sadece ne olup bittiğini, ne yapılmak istendiğini ve bunun sonucunda neler yaşanacağını idrak edecek kadar akıl sağlığımız yerinde, hepsi o kadar. Zira, 13 yıllık büyük yıkımlara, derin çürümeye ve artık her yeri saran yalan, talan ve ihanete rağmen, hala aynı zihniyeti iş başına getirmenin bir akıl tutulması dışında izahını kimse yapamamıştır ve asla da yapamayacaktır.

BU HALE NASIL GELDİK?
Bu kadar şehit nasıl geliyor? Bu katil güruhu bu kadar ileri gidebilmeyi nasıl sağlıyor? MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin bütün konuşmalarında bunun cevabı vardır. Bütün söyledikleri, bütün tespitleri, bütün uyarıları istisnasız biçimde haklı ve doğru çıkmıştır. Bu uyarıları tek tek buraya yazmaya kalkışsak ne yerimiz, ne zamanımız yeter. Ciltler dolusu kitap olur. Ülkeyi yönetenler aklını başına alsın, bu iktidarı iş başında tutanlar bir defa daha düşünsün diye, zaman içinde hepsini paylaştık.
Bugün terörün bu kadar hız kazanması, teröristlerin bu kadar ileri gidebilmesinin altında, adına çözüm denilen çözülme sürecinde teslim edilenlerin yanında, Suriye sınırımızın tamamının bataklığa dönüşmesi yatmaktadır. Daha da net hale getirelim: Şu Kobani dedikleri Ayn el Arab’da yaşananların üzerinden henüz 2 yıl geçmiştir. Burası neden bu kadar önemliydi ve ortalık ayağa kaldırıldı? Suriye yakılıp yıkılırken, IŞİD bu ülkenin yarısından fazlasını ele geçirirken, seyirci kalanlar neden Ayn el Arab’a sıra gelince dünyayı ayağa kaldırdılar? “Ha düştü, ha düşecek” derken, ABD’de neden hemen kolları sıvadı ve havadan müdahale ile buna izin vermedi? Bunun yetmeyeceğinin anlaşılması üzerine havadan PKK ve uzantılarına her türlü silah yardımı yaptı. ABD ve PKK girdabında çırpınan AKP, çaresiz biçimde bütün söylediklerini unutup teslim oldu. “PYD şu anda bizim için PKK ile eştir, o da bir terör örgütüdür. Bir terör örgütüne kalkıp da bize dost olan NATO’da beraber olduğumuz Amerika’nın böyle bir desteği, açıktan açığa söyleyerek bizden ‘evet’ ifadesini, yaklaşımını beklemesi çok çok yanlış olur, böyle bir şeyi bizden beklemesi mümkün değil, böyle bir şeye de biz ‘evet’ diyemeyiz.” Sözlerinin üzerinden daha 2 saat geçmeden, Obama’dan gelen bir telefon üzerine PKK ile eşit olan PYD’ye havadan yardım yapılmasıyla yetinilmedi, bir de Türk topraklarından Peşmergelerin geçişine izin verildiği duyuruldu.

BİRKAÇ CÜMLE
Bütün bunlar yaşanırken, yazdığımız yazının sadece birkaç cümlesini hatırlatalım: PKK ve PY’denin Kobani sevdasının sebebi gayet açık ve yapılan yeni ihanet planlarına dayanıyor. ABD’nin havadan bombardımanı ve silah yardımı ümitlerini arttırdı. IŞİD’i püskürtmeleri durumunda bunu hem bir zafere dönüştürecekler ve böylece tabanlarına moral verecekler; hem de “bedeli biz ödedik” diyerek bölgeye başka bir müdahalenin yapılmasının önüne geçecekler. Kobani PKK için bir kurtarılmış bölge ve uluslararası tanınırlık kazanmış bir üsse dönüşecek. Bağımsız Kürdistan hesaplarında “elde var bir” olacak. Artık AKP’yi daha kolay kontrole alacak ve tehditlerini daha da arttırma imkanına kavuşacaklar.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER