SON DAKİKA

“NERDEEEEEEN NEREYE!..”

Gündem Yazıları

Ekonomik Teröre dikkat!

Gündem Yazıları

Şehit anaları neye destek veriyor?

Bu haber 11 Ocak 2013 - 11:33 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

AKP-BDP paslaşmasında ortalığa saçılanları görünce, nasıl bir kuşatmayla karşı karşıya kaldığımızı çok daha iyi anlıyoruz. İnsan aklıyla alay edercesine çıkıp öyle şeyler söylüyor, o kadar ileri gidiyorlar ki, bunun karşısında söyleyecek söz bulamıyoruz. Son günlerde koro halinde, bir tekerleme tutturdular: “Bir fırsat yakalandı. Bu değerlendirilmeli. Şehit dernekleri de, şehit anaları da, korucular da, halk da akan kan dursun istiyor” diyorlar.

Tehdidin barışı mı olur?

Allah’ım sen aklıma mukayyet ol. Bu ülkede yaşayıp, zerre kadar vicdanı olan herkes kanın durmasını ister. Bütün mesele bu kanı kimin akıttığı ve durdurulması için ne istendiğidir. Şehit analarının kanın durmasını istemesinden daha doğal ne olabilir? Ama kanın durmasını isterken İmralı’daki bebek katilinin serbest bırakılmasını mı kast ediyorlar? Ülkenin bölünmesine onay mı veriyor? Günlerdir İmralı canisi ile yapılan pazarlıklar konuşuluyor. Öyle şeyler söyleniyor ki, bebek katilini neredeyse masum bir barış güvercini ilan edecekler. Zaten kendisi için bir şey istemiyormuş. Arkasından da ekliyorlar. Eğer bu görüşmelerden bir sonuç çıkması isteniyorsa bu caniye daha geniş imkan tanınmalı, daha büyük fırsatlar verilmeliymiş. Aksi haldi eli-kolu bağlı kalırmış ve süreç sekteye uğrarmış. Nasıl olacak bu? İmralı’ya Kandil’le daha rahat talimat vermesi için kırmızı telefon hattı mı döşenmeli? BDP’nin grup toplantılarını İmralı’da yapması mı sağlanmalı? Yoksa bebek katiline Diyarbakır belediyesinin bir katı mı tahsis edilmeli? Daha geniş imkandan kastınız nedir? Hani kendisi için bir şey istemiyordu? Bu hain emellere şehit derneklerinin, şehit analarının ve Türk milletinin alet edilmesi, hedefe ulaşmak için feda edemeyecekleri hiçbir değerin olmadığını bir defa daha gözler önüne sermiştir.

İmralı canisinin sıfatı ne?

Şu işe bakın ki, İmralı AKP’nin tek ve değişmez muhatabı oldu. Bu muhataplığın hangi şartlarda geliştiğini de BDP’liler söylüyor. Terör örgütünün ancak bu bebek katilinin talimatıyla hareket edeceğini, onu dinleyeceğini her fırsatta dile getiriyorlar. Hani terörle mücadele, siyasetle müzakere ediyordunuz? Bu durumda İmralı canisinin sıfatı ne oluyor? Eğer siyaset adamı olarak görüyorsanız eli silahlı katillerle olan ilişkisini nereye koyacaksınız? Eğer terör örgütü lideriyse bu müzakereleri nasıl sürdürüyorsunuz? Bu durumda müzakereyi doğrudan terör örgütüyle sürdürdüğünüz kendiliğinden ortaya çıkmıyor mu?

Karşılığı ne olacak?

Yıkım korosunun cevap vermek zorunda olduğu başka sorular da var. Haftalardır İmralı genel merkezi ile yapılan görüşmeler konuşuluyor tartışılıyor. Silah bırakacaklarmış, Kuzey Irak’a çekileceklermiş, elebaşları yurt dışına çıkacakmış. Ama her ne hikmetse, hiç kimsenin aklına bütün bunların neyin karşılığında olacağını sormak gelmiyor. Hangi sözleri veriyorsunuz. Dağdaki hainler sadece katliam yapmakla kalmıyorlar. Başta uyuşturucu olmak üzere, kaçakçılıktan haraç toplamaya kadar bir de ekonomileri var. Hem de milyar dolarlarla ifade edilen bir ekonomi. Bundan vaz geçeceklerini mi zannediyorsunuz? Vazgeçmeyeceklerine göre, bu konularda hangi teminatı veriyorsunuz?

Barzani ne olacak?

Bir de dışarıdaki uzantıları var. Avrupa ülkelerine dağılmış, oralarda büyük rant sağlayan ve dağdaki katillere her türlü yardım ve yataklığı yapan bu güruhu nasıl ikna ettiniz veya edeceksiniz? İmralı canisinin talimatıyla onları da kontrole aldığınızı var sayalım, peki Barzani ne olacak? Dört parçalı büyük Kürdistan hayalinden ve hedefinden vazgeçtiğini duyan oldu mu? Bu hedefin bir parçasını da Türkiye oluşturduğuna göre, o çapulcuyu nasıl ikna edeceksiniz? Sizin görmezden veya duymazdan gelmeniz, Türk milletine sanki böyle bir şey yokmuş gibi davranmanız, hatta bu peşmergeyi itibarlı misafir olarak karşılayıp onur duymanız bütün bu gerçekleri değiştirmediği gibi, bölücü hainleri daha da ümitlendirip cesaretlendiriyor.

BOP’a saplanmanın sonucu

Neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Ne tarafından baksanız ortada büyük bir yalan ve kardırmaca olduğu görünüyor. Dünyada teröre her istediğini vererek başarılı olmuş hiçbir ülke yoktur. Bunun sonu asla birlik ve Türkiye’nin bugünkü haliyle devamı olmayacaktır. Arap baharı dedikleri şey uğradığı ülkelere ne kadar huzur ve barış getirdiyse, bu sözde barış ve demokrasi arayışları da Türkiye’ye o kadar birlik ve bütünlük getirir. Bunun sonu ülkenin bölünmesidir ki, BOP’a saplanmanın kaçınılmaz sonucudur.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.