SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Önce Vatan

Gündem Yazıları

SBF’den Adliye Cinayetine… 50 Yıllık Devrimci Yol!

Bu haber 02 Nisan 2015 - 19:11 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

Türkiye’de devrimci sol örgütlerin tarihçesinde yaşanan gelişmeler, bu örgütlerin karanlık yüz hatlarını tasvir eden fırça darbeleri gibidir.Ön planda görülen, sınırsız duygusallık, idealizm, hayalperestlik ve bu ütopyayı gençlere aktaran hamasi bir edebiyattır.Daha geride ise derin güçler, karanlık siyasi klikler ve yabancı istihbarat örgütleri vardır.
İsterseniz gelin şu DHKP-C nereden nereye gelmiş, kısaca bir göz atalım.
Yapılan eylemlerin felsefesine inmek için derin bir araştırma gerektiriyor. Ruhuna ve bazı kriminal detaylarına vakıf olduğumuz bu çalışmayı ancak hacimli bir kitapla yapabiliriz. Şimdilik sadece kısa bir kronolojik tasnif yaparak eylemci solun 50 yılda nereden nereye geldiğini anlatmaya çalışacağım:
1- Fikir Kulüpleri Federasyonu:27 Mayıs rejiminin “üniversite”yi blok bir sivil toplum kuvveti olarak kullanmayı planladığı 60’lı yıllarda önce SBF’de”Fikir Kulüpleri Federasyonu” kuruldu.
O yıllarda Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Türkiye’de kamu yöneticisi yetiştiren okulların başında geliyordu ve ülkenin siyasi geleceğiyle ilgili “tartışılmaz” bir siyasi değere sahipti.
2- DEV-GENÇ:Sonra, FKF içindeSosyalist Devrim – Milli Demokratik Devrim tartışmaları yaşandı veTİP’in parti iç çekişmelerinde tasfiye edilen Mihri Belli’nin MDD grubu, FKF’yiele geçirip tasfiye ederek Dev-Genç’i kurdu.
Yahudi Profesör FritzNeumark’ın, Robert Kolejli asistanı Mihri Belli’ninMDD’cilerine göre devrim, iki aşamalı olmalıydı. Önce “askeri darbe” şeklinde “genç subayların” önderliğinde gerçekleşecek olan devrim, sonra “proleter devrim”e dönüşüp, işçi sınıfı hâkimiyetini kuracaktı.
Perinçek, Öcalan gibi halen sahada olan aktörler, bu süreçlere dahil oldular. Tartışmalardan ve yaşanan gelişmelerden etkilendiler.
3-DEV-YOL: 70’li yıllar boyunca üniversitelerde ortaya çıkan THKP/C, THKO ve TKP/ML gibi örgütlerin fikir ve eylematölyesi olarak çalıştı. Mahir Çayan’ın mensubu olduğu THKP-C, 12 Mart tutuklamalarını takip eden 1974 affından sonra Dev-Yol’adönüştü.
Bu dönüşümler ya bir bildiri, ya da yeni çıkarılan bir dergiyle gerçekleşiyordu. Yeni kurulan her fraksiyon “öldürülen bir yoldaşın” anısına ses getiren bir eylem yapıyor ve böylece adını duyuruyordu. Eylemde yeni bir yoldaş ölüyor, ve bu kanlı devran böylece sürüp gidiyordu.
4- DEV-SOL: 1978 yılının eylemci sol için bereketli sayılan yaz aylarında, başlarında Dursun Karataş’ın bulunduğu bir grup Dev Yol’cu, önce bir broşür ve ardından “Devrimci Sol”adlı bir dergi çıkararak yeni bir fraksiyon kurdular. Dev-Sol “şehir gerillası” taktiğini benimseyerek 12 Mart’a yönelik intikam eylemlerine girişti.
5- DHKP-C:12 Eylül’le birlikte dağılan eylemci solun yeniden toparlanma arayışı çerçevesinde, 1992’de idam mahkumu olarak tutulduğu Bayrampaşa cezaevinden kaçırılan Dursun Karataş, 19942te kaçak olarak yaşadığıAvrupa’da DHKP-C’yi kurdu.
Karataş’ın ve örgütünün, ülkesindeki etnik Türkiye muhalefetini kontrol etmeye çalışan Alman istihbaratı tarafından müsamaha edildiği zaman zaman tartışıldı.
DHKP-C’nin en çok ses getiren eylemi olan “Sabancı Suikastı”nın düz mantıklı analizi ilginçti: Mercedes, BMW, Wolksvagen, Opel, MAN ve Magirus gibi markalarla Türkiye otomotiv pazarına hakim olan Almanya, Japon otomobillerinin Türkiye’de Pazar bulmasından sorumlu tuttuğu Sabancılara bir ders vermek istemişti.
“ToyotaSA” Genel Müdürünün ve sekreterinin de hedef seçilmiş öldürülmüş olması bu analizi destekleyen bir kanıttı. Bir başka analize göre ise derin güçler, PKK terörüne dair pragmatik yorumlar yapan Sakıp Sabancı’ya mesaj vermek için DHKP-C’yi taşeron olarak kullanmıştı.
Gazi Mahallesi olaylarında da aktif rol alan ve Alevi gençlerdeki protest kültürel arka plandan beslenmeye çalışan DHKP-C’nin bizi daha çok ilgilendiren yönü de bu tarafı…
Marksistörgütlerin en dikkat çekici taraflarından biri dış destek alma konusundaki rahatlıklarıdır. Zaten bütün ihtilal teorilerinde “yabancı ülke desteği” devrimin ilkfaktörlerinden biridir.
Ortadoğu’da “mezhep” savaşlarının kızıştığı ve AKP hükümetinin açıkça taraf olduğu şu günlerde DHKP-C gibi bir örgütün İran ve Suriye istihbaratları tarafından “seküler bir Hizbullah” gibi milis olarak tertip edilmeyeceğinden kimse emin olamaz.
Yani dünkü elektriği İran kesmiş, DHKP-C’yevur emriniSuriye vermiş olabilir.
Bu afaki tahmin, şimdilik komplo teorisi seviyesinde görülebilir, ancak AKP’nin dış politika macerası mezhep zeminine oturmaya devam ettiği sürece, buna benzer “acayip” olayların yaşanması hiç de sürpriz sayılmamalıdır.

Şükrü Alnıaçık

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.