SON DAKİKA

CHP nereye?

KÖŞE YAZILARI

MHP OLMASAYDI..

KÖŞE YAZILARI

Savaşa GEREK YOK! MİKROBUN VAR YA!

Bu haber 30 Eylül 2014 - 10:15 'de eklendi ve 37 kez görüntülendi.

Merve Tanrıöver

Bundan yaklaşık on yıl öncesini bir hatırlayalım.Bir “kuş gribi” masalı vardı.İnsanlar değil sofralarda yemeğe,markette gördüğü yumurtaya tavuğa dokunmaya korkuyordu.

Batı pazarları önce tavukları özel mülkiyetlerine geçirdiler. Bunların herkese pazarlanabilmesi için yerel türlerin yok edilmesi gerekiyordu. Bunun içinde laboratuarda geliştirilen “kuş gribi” masalı sahneye kondu.

Kuş gribi için Tarım Bakanlığımız üstüne düşen rolü çok güzel oynayıp, yerli ırklarımızı astronot kıyafetli elemanlarına imha ettirmişti.

Sonrasın da da sevgili maliye bakanımız Unakıtan’ın uyanık oğulcuğu, piyasaya kutulu,janjanlı kaliteli! yumurtalar sürmüştü de bizler vatandaşlar olarak boykot edip almamış kendileri de iflas etmişlerdi.

Dünya pazarları, et tavuklarında Amerika ve Fransız şirketlerinin Ross, Cobb ve Hubbard, yumurta tavuğu olarak ise Hy-Line Brown, Isa Brown, Bowans Brown, Lohman LSL, Hy-Line W-36, Hy-Line W-98, Isa Dekalb White, HN Süper Nick, Red Star, Golden Comet marka hibrit civcivlerce işgal edildi.

Manidardır, ardından “Fransız Şovalyesi” ödülü geldi ilgili zata.

Daha sonra yeni bir laboratuar virüsü olan “Domuz Gribi” tezgâhlandı. Sağlık Bakanlığı henüz onay almamış, dahası henüz üretilmemiş, hatta varlığı bile kamuoyunca bilinmeyen sözde domuz gribi aşılarından sipariş etti tam 48 milyon adet.

‘Milyonlarca insan domuz gribinden ölecek’ kehanetinde bulunarak paniğe neden olan Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Margaret Chan’in domuz gribi aşısı olmayı reddetmesi, sinsi büyünün bütünüyle bozulmasına neden olmuştu.

Kuş gribiyle tavuk türlerini yok ederek soykırımda başarılı olanlar, domuz gribinde afişe olmuşlar, bu nedenle insan üzerindeki soykırımda başarılı olamamışlardı.

Bakanlıktan alınan Recep Akdağ, Rockefeller’in Harvard’ına milletvekilliğinin sona ermesi bile beklenmeden öğretim üyesi yapıldı.Güzel bir ödül bence de..

EBOLA salgını(!) ile ilgili haberleri takip ediyorsunuzdur. Bu haberlerden sonra Afrika’ya gidesiniz gelir mi? Oralarda yatırım yapabilir misiniz? Peki, uçakta bir Afrikalının yan koltukta oturmasını ister misiniz?

EBOLA ya da dün çıkmış ve yarın çıkacak benzer virüslerin, kirli emelleri için laboratuar virüsleri olduğundan asla şüphe duymamak gerek.

Gerçek amaç, kendi geleceği için tek temiz saha olarak gördüğü Afrika’dan dünyayı uzak tutmak. Bunun için buranın insandan arındırılmış bölge olması gerekiyor. Biraz ırgat/köle kalmasında bir sakınca da yok tabi. Tabi dünyanın en zengin altın ve elmas kaynaklarının Afrika da olduğunu ve kaymağını da batılıların yediğini bildiğinizi düşünüyorum.

Bill Gates Vakfı’nın milyarlarca dolar harcayıp Afrika’daki çocukları kısırlaştırmak için sürdürdüğü aşılama faaliyetleri de bunun bir göstergesidir…

Peki insanlığı zehirlemek yok etmek için yapılan bütün bu oyunlar ne için?

Onu da gelin A. Dilipak’ın bir arkadaşının kendisine yolladığı mailden öğrenelim:

“Sevgili dostum! Teksas Üniversitelerinden birisinde, Ekoloji Profesörü olan Eric R. Pianka, Mart 2006’da Beaumont Üniversitesi, Teksas ta kendisine verilen “Teksas’ın Seçkin Bilimadamı” ödülü programı sırasında, televizyon kamerasını kapattırdıktan sonra, yaptığı konuşmada insanların diğer varlıklardan daha üstün olduğu fikrinin yanlış olduğunu, hatta insanların mikroptan bile üstün olmadığını söyledikten sonra, dünyanın yaşayabilmesi için insanların nüfusunun çok fazla azaltılması gerektiğini belirtmiş. AIDS, savaşlar, açlık vs. gibi şeylerin bu fazla nüfusu azaltamayacağını (en azından kısa sürede) eklemiş ve dünya nüfusunun yüzde 90’nin çok kısa zamanda yok edilmesine yetecek “havadan atılabilecek” EBOLA virüsünün mevcut olduğunu söylemiş ve orada bulunanlarca ayakta alkışlandıktan sonra ödülünü almış.”

İşte gerçek bu!

GÜNÜN SÖZÜ

*Koşullar insanları idare ederler, insanlar koşulları değil.
HEREDOTOS

TEBESSÜM

BİR BİLİM ADAMI ÇEKİRGELER ÜZERİNDE ARAŞTIRMA YAPIYORMUŞ .ÇEKİRGENİN 1’İNCİ AYAĞINI KOPARMIŞ.
ÇEKİRGEYE ZIPLA DEMİŞ. ÇEKİRGE ZIPLAMIŞ.
RAPORUNDA ÇEKİRGENİN 1’İNCİ AYAĞINI KOPARDIM.
ÇEKİRGEYE ZIPLA DEDİM ÇEKİRGE ZIPLADI DİYE YAZMIŞ.
ÇEKİRGENİN 2 VE 3’ÜNCÜ AYAĞINI KOPARMIŞ. ÇEKİRGEYE ZIPLA DEMİŞ ÇEKİRGE YİNE ZIPLAMIŞ.
RAPORUNDA ÇEKİRGENİN 2 VE 3’ÜNCÜ AYAĞINI KOPARDIM.
ÇEKİRGE YİNE ZIPLADI.DİYE YAZMIŞ.
BİLİM ADAMI ÇEKİRGENİN 4’ÜNCÜ AYAGINI KOPARMIŞ. ÇEKİRGEYE ZIPLA DEMİŞ ÇEKİRGE ZIPLAMAMIIIŞ.
RAPORUNDA ÇEKİRGENİN 4’ÜNCÜ AYAĞINI KOPARDIM.
ÇEKİRGEYE ZIPLA DEDİM.
SONUÇ:
ÇEKİRGE SAĞIR OLDU.

Merve Tanrıövermerve@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.