SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

ŞAŞAA VE DEBDEBE EKONOMİSİ BİTTİ DÜKKÂNI KAPADIK

Bu haber 24 Ekim 2017 - 19:27 'de eklendi ve 2.047 kez görüntülendi.

Türkiye’de en önemli ekonomik problem nedir?
Böyle bir soruya verilen cevap büyük ihtimal ile “işsizlik” olacaktır. Aynı soruyu politik tavrından dolayı cevaplamak istemeyen bir vatandaşımıza sorduğumuzda cevap yüksek ihtimal “ekonomik büyüme” olacaktır. Aslında ihtiyacımız olan sorunun ve cevabın kendisinden ziyade her hangi bir sorunu tespit ederken kullandığımız yöntemlerin tüm vicdanlarda kabul edilebilir sınırlarda olmasıdır.
Baştaki soruya bir iktisatçı olarak benim cevabım; işsizlik, işsizlik, ve de işsizlik olacaktır. Neden bu kadar kati bir cevap verdiğime gelince, TÜİK verilerine göre zaten ekonomik büyüme problemimiz olmadığı iddia edilmektedir. Dolayısıyla bunun üzerinde tartışmaya gerek yoktur. Bu iddiaya katılmamakla birlikte büyüme oranlarındaki yapılan manipülasyonu başka bir yazıya bırakmak istiyorum.
Büyüme problemi “sözde” çözüldüğüne göre biz de işsizlik üzerine konuşalım.
Ülkemizin nüfusu yaklaşık 79 milyon 814 bin kişidir. Bu nüfusun 59 milyon 614 bin kişisi 15 yaşın üstünde ve bir bakıma yetişkin kabul edilmekte, eli ekmek tutabilecek potansiyele veya beklentiye sahip olarak görülmektedir.
TÜİK’in en son verilerine göre, yaklaşık 60 milyon yetişkinin 27 milyon 727 bin kişisi işgücüne dahil değildir. Bunların içinde emekli, ev hanımı, öğrenci, mevsimlik çalışan gibi iş başı yapmasına engel teşkil edecek mazeretleri olanların sayısı 25 milyon 469 bin kişidir.
Bunlara ek olarak 2 milyon 258 bin kişi de işbaşı yapmak için herhangi bir engeli olmadığını, farklı mazeretlerle hali hazırda iş aramadığını söylemektedir.
Bu insanların mazeretinin ne olduğunu biraz kurcaladığımızda ise bunların 612 bin kişisinin iş bulma umudu olmadığı için iş aramaktan vazgeçtiği görülmektedir. Yani bir bakıma işsizliğinin sorumlusu olarak kendisini, ailesini, ait olduğu sosyal çevreyi, desteklediği siyasi partiyi ve hatta aldığı eğitimi görmektedir. İşsizliğinin kaderi olduğuna inanan bu insanların büyük çoğunluğunun 15-24 yaş arasında olması da daha büyük bir trajedidir.
Bu gençlerin yaşadığı sorun nedeniyle gelecekte ortaya çıkabilecek travmaların neler olabileceğini hayal etmek sanırım hiç kimse için zor olmayacaktır.
Şimdi birileri 80 milyonluk Türkiye’de 612 bin kişi en önemli problem mi diye içinden geçirebilir. O zaman biraz daha sabırla okumaya devam etmesini tavsiye ederim.
Türkiye’de işgücü olarak kabul edilen kişilerin sayısı 31 milyon 907 bin kişidir ve bunların 27 milyon 489 bin kişisi istihdam edilebilmektedir. Yalnız burada da yaklaşık 27,5 milyon çalışanın 10 milyon 131 bin kişisinin kayıt dışı istihdam edildiği iddia edilmektedir.
Yaklaşık 10 milyon kişinin kayıt dışı çalıştığını iddia etmek ve çözüm üretmemek başlı başına bir garabet olması bir yana bunların nasıl tespit edildiği akıl ile izah edilebilecek bir durum değildir. Hem kayıt dışı hem de kaç kişi olduğunu bilen birileri var ise muhtemelen bu insanların kaydı o kişi veya kişilerin elindedir. Elbette böyle birileri olmadığını kayıt dışı istihdamın bir varsayımdan ibaret olduğunu hepimiz tahmin edebiliyoruz.
Kayıt dışı istihdam TÜİK için fırtınada sığınılan bir limandır. Açıklayamadığın zaman kayıt dışı de nasıl olsa kimsede kaydı yok.
Keşke bununla sorun çözülse bakın sığınılan bir liman daha var. TÜİK’e göre ücretsiz aile işçisi denilen bir kitle daha var üstelik bunların yüzde 92,5’i kayıt dışı ve büyük çoğunluğu köyde yaşamaktadır. Kim bu insanlar ve kaç kişiler?
Ücretsiz aile işçisi son bir ayda her hangi bir ücret almadan en az bir saat iktisadi faaliyette bulunan kişilerdir. Bir başka deyişle işsiz ama ayda en az bir saat köyde ailesine yardım eden her hangi bir birey TÜİK’e göre istihdam edilenler arasında yer almaktadır. Sayıları 3 milyon 553 bin kişi olan bu insanlar fiilen işsiz olmasına rağmen TÜİK’e göre çalışan insanlardır ve üstelik kayıtları da olmadığı için hem var hem yoklardır.
Sonuç olarak TÜİK’in en son açıkladığı işsizlik rakamına göre ülkemizde 3 milyon 443 bin kişi işsiz olarak kabul edilmiş ve işsizlik oranı yüzde 10,7 olarak ilan edilmiştir.
İşte tam da burada feraset ve vicdana ihtiyaç duyulmaktadır. Bir kere umudunu kaybedenler diye tanımlanan 612 bin kişi aklı başında herkes için işsizdir ve iş bulamamaktadır. Diğer taraftan ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kabul edilen 3 milyon 553 bin kişi işsizdir ve sığınacak bir ailesi olduğu için şanslı olduğunu düşünmektedir. Geriye kalan 3 milyon 443 bin kişi ise hem TÜİK’e hem de aklı başında herkese göre işsizdir ve ciddi problemlerle karşı karşıyadır. Hasılı kelam en son açıklanan verilere göre ülkemizde 7 milyon 608 bin kişi işsizdir ve bunun oranı yaklaşık yüzde 24’tür.
Bir bakıma her dört kişiden biri işsiz olan memleketim de Sayın Başbakan’ın “artık şaşaa ve debdebe dönemi bitmiştir, dükkanı kapadık” sözü tarihe geçecek bir söz olmuştur. Demek ki Sayın Başbakan da uygulanan ekonomik modeli “şaşaa ve debdebe” olarak görmektedir. Evet, çok açık görülmüştür ki şaşaa ve debdebe ekonomisi nüfusun yaklaşık yüzde 10’nunu sefalete, umutsuzluğa ve işsizliğe sürüklemiş ve bunun yanlış olduğu uygulayıcılar tarafından da teyit edilmiştir. Darısı her ay yeni masallar anlatan TÜİK’in başına…

Doç.Dr.Celal TAŞDOĞAN
MHP MYK Üyesi

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

PİYASALARDA SON DURUM

  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

EN ÇOK KAZANANLAR

    EN ÇOK KAYBEDENLER

      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

        BUGÜN 1000TL NE OLDU?

        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN